19. YY Başlarında Asya ve Avrupa Devletlerinin Genel Durumu

19.Yüzyılda Asya ve Avrupa Devletlerinin Siyasi Durumu:

1299 yılında kurulan Osmanlı Devleti dört yüz yıl boyunca dünyanın süper gücü olmuş, dünya siyasetine yön veren devletlerin başında gelmiştir. Ancak 1699 Karlofça Antlaşması ile başlayan dönemde bu özelliğini kaybetmeye başlamıştır. XVIII. yüzyılda Avrupa’nın gerisinde kalındığı padişahlar ve devlet adamları tarafından anlaşılmış ve önlemler alınmaya çalışılmıştır. Bu önlemler yeterli olmamış Osmanlı Devleti XVIII. yüzyılın sonlarına gelindiğinde topraklarını saldırılar karşısında tek başına korumayacak duruma gelmiştir. Denge politikası denilen bir diplomasi ile ittifaklar kurarak topraklarını korumaya çalışmıştır.

Osmanlı Devleti’nin bu şartlar içerisinde girdiği XIX. yüzyılda (1800 – 1900) dünyada da dengeler değişmeye başlamış ülkeler dış politikalarını kendi menfaatleri doğrultusunda yeniden düzenlemişlerdir. Bu durum Osmanlı Devleti‘ne de etki edecektir. XIX. yüzyılda Osmanlı Devleti ile Asya ve Avrupa devletlerinin politikaları şu şekilde gelişmiştir.

19.Yüzyıl Başlarında İngiltere’nin Siyasi Durumu

Parlamenter yönetime geçmiş olan İngiltere’de İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ilan edilmişti (1689). İngiltere XIX. yüzyıl başlarında dünyanın en büyük sömürge İmparatorluklarından biridir. Hatta bu devlet için “üzerinde güneşin batmadığı imparatorluk” tabiri kullanılıyordu. İngiltere başta Hindistan olmak üzere Sömürge yollarının güvenliğini sağlamayı en önemli politikası haline getirmiştir. Bu yüzden İngiltere, 1878 Berlin Antlaşması‘na kadar sömürgelerinin yolu üzerinde olan, zayıf Osmanlı Devleti‘nin toprak bütünlüğünden yana olmuştur.

İngiltere 1878 yılından itibaren Osmanlı Devleti’nin Almanya ile yakınlaşması yakınlaşması sonucu Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğünü korumaktan vazgeçmiştir. İngiltere başta Kıbrıs olmak üzere Osmanlı Devleti’nin topraklarını işgal etmiş, 1908 yılındaki Reval Görüşmeleri‘nde Rusya’ya Osmanlı topraklarındaki emellerini gerçekleştirmesi için izin vermiştir. İngiltere, I. Dünya Savaşı‘nda Osmanlının karşısında yer almıştır.

19.Yüzyıl Başlarında Fransa’nın Siyasi Durumu

Kanuni Sultan Süleyman zamanında bulayan Osmanlı Devleti ile Fransa arasında dostluk, 1798’de Napolyon‘un Mısırlı işgali ile bitmiştir. Sömürgecilik yarışında İngiltere kadar başarılı olamayan Fransa, Osmanlı Devleti’nin Kuzey Afrika’da bulunan topraklarını (Cezayir, Fas) işgal ederek, I. Dünya Savaşı‘nda Osmanlı Devleti’nin karşısında yer alınıştır. Fransa azınlıklara milliyetçilik fikrini benimseterek Osmanlı Devleti’ni zayıflatma yolu ile yeni çıkarlar elde etme politikasını takip etmiştir.

19.Yüzyıl Başlarında  Rusya’nın Siyasi Durumu

Rusya XVIII. yüzyılda başlatmış olduğu dış politika önceliklerini, XIX. yüzyılda da sürdürmektedir. Buna göre;

  • Boğazlar ye Balkanlar yoluyla sıcak denizlere inmek,
  • Balkanlardaki Ortodoks Slavları, sürekli olarak Osmanlı Devleti’ne karşı kışkırtma ve buna bağlı Olarak Osmanlı’dan kopararak kendisine bağlama politikası (Panslavizm)

Rusya, I. Dünya Savaşında Osmanlı Devleti’nin karşısında olmuştur.

19.Yüzyıl Başlarında Avusturya’nın Siyasi Durumu

Milliyetçilik hareketleri Osmanlı gibi çok uluslu bir yapıya sahip olan Avusturya’nın Balkanlar ve Doğu Avrupa’da izlediği politikaların kendisine zarar vereceğini düşünerek bu yüzyılda Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğünden yana olmuştur.

19.Yüzyıl Başlarında Almanya’nın Siyasi Durumu

Siyasi birliğini geç tamamlayan Almanya, ihtiyaç duyduğu ham madde ve pazar kaynaklarına ulaşılabilmek için Osmanlı Devleti ile yakınlaşmaya önem vermiştir. Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğünü savunmuştur. I. Dünya Şavaşı‘nda Osmanlı Devleti’nin yanında yer almıştır.

Asya Kıtası’nda bu dönemde varlık göstermiş olan Türk topluluklarından Yaka Türkmenleri önemlidir.

19.Yüzyıl Başlarında Yaka Türkmenleri’nın Siyasi Durumu

Büyük Selçuklu Devleti‘nin yıkılmasından sonra Türkmenlerin bir kısmı Mangışlak, Maveraünnehir ve Horasan‘da kalmışlardı. Bu bölgede diğer Türk boyları ile birlikte önce Moğol, sonra da Timurlular hâkimiyetinde varlıklarını sürdürmüşlerdir. XVIII. yüzyılın ikinci yansından sonra Moğol asıllı Kalmakların saldırısına maruz kalmışlardır. Fakat bulundukları bölgelerin istilalara karşı daha korunaklı olması ve boylar halinde yaşamaları sebebiyle Türkmenler genelde bağımsız bir hayat sürdürmüşlerdir.

Kopet Dağı çevresinde Yamud, İmralı gibi Türkmen boyları ile bir araya gelerek güçlendiler. 1835’ten itibaren İran ve Hive Hanlığı baskısıyla Merv bölgesine doğru yayıldılar. Burada 1855’te Hive Hanlığı, 1860’ta da Oranlıların saldırılarını boşa çıkararak bağımsızlıklarını korudular Bu dönemde başlarında Kuşid Han bulunuyordu.

Türkistan’daki Rus ilerleyişi karşısında büyük direniş gösteren Türkmenler, 1879’da Göktepe‘de Rusları ağır yenilgiye uğratmışlardır. Daha sonra aynı mevkide yapılan savaşlarda verilen kayıplar ve uğradıkları katliamlar sonucunda 1884’te Rus hâkimiyetini kabul etmişlerdir.

Çarlık Rusya’sı döneminde Türkmenler, ağır baskılara maruz kalmışlardır. Bu baskılar. Sovyetler döneminde de devam etmiştir. Bu dönemde, Hazar kıyılarından Merv bölgesine kadar uzanan bölgelerde Türkmenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti adında sözde, bir devlet kurulmuştur. Bu devlet 1981 yılında bağımsızlığını ilan ederek Türkmenistan Cumhuriyeti adını almıştır.

Türkmenistan’da yaşayan Türk boylarına (Türkmenlere) Osmanlılar, Hazar Denizi’nin öbür yakasındaki Türkmenler anlamında “Yaka Türkmenleri” bir başka ifadeyle de “Sayın Hanlı Türkmenleri” adını vermişlerdir.


Okunma Sayısı: 487
Sitemizde Toplam 1030 yazı bulunmaktadır.









Bunlar da ilginizi çekebilir

Bu Makale İçin Yapılan Yorumlar
  1. ASLI

Bir Mesaj Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*

Attention Required! | Cloudflare

One more step

Please complete the security check to access xrated.phpshelltr.info

Why do I have to complete a CAPTCHA?

Completing the CAPTCHA proves you are a human and gives you temporary access to the web property.

What can I do to prevent this in the future?

If you are on a personal connection, like at home, you can run an anti-virus scan on your device to make sure it is not infected with malware.

If you are at an office or shared network, you can ask the network administrator to run a scan across the network looking for misconfigured or infected devices.