Halifelik bu defa Abbasoğullarının saltanatına dönüştü. Ancak Abbasiler, Emevilerden farklı bir politika izleyerek, İslam tarihinde yeni bir dönemi başlattılar.

  • Abbasiler, Emevilerin ırkçı politikalarına son vererek, ümmetçi bir anlayış benimseyerek birlik ve beraberliği sağlamaya çalıştılar.

Abbasiler zamanında da fetihler devam etti. Ancak sınırlar zaten çok genişlediğinden, elde edilen toprakların korunmasına önem verildi.

  • İslamiyet zorla değil, hoşgörüyle yayılmaya çalışıldı. Dinin, gerçek anlamda tanıtılmasına, öğrenilmesine, bilimsel gelişmelere önem verildi.

Bu nedenle Abbasiler devrinde fetihler yavaşladı. Fetih politikası yerine, hoşgörü politikası izlendi.




  • Böyle bir politika izlenmesi ise, İslamiyet’in daha iyi tanınmasını, özellikle Türk dünyasının Müslüman olmasını sağladı.

Abbasiler bilimsel gelişmeye büyük önem verdiler. İslami bilimlerde gelişme sağlandığı gibi, pozitif bilimlerde de ilerleme kaydedildi. Matematik, astronomi, tıp, coğrafya, felsefe gibi bilimler okullarda (Medreselerde) ders olarak gösterildi. Bu alanlarda büyük bilim adamları yetişti. Arapça bilim dili haline geldi.

  • Eski Yunan, filozof ve bilim adamlarının eserleri Arapça’ya tercüme edilerek, okullarda okutuldu. Böylece, Abbasiler döneminde “İslam Rönesans”ı yaşandı. Bu dönemde kurulan Mutezile Mezhebi dini sorunları rahatlıkla tartışmış, her şeye akıl ve mantık yoluyla çözüm bulmuştur.

(Haçlı Seferleri sırasında AvrupalIlar bu eserleri öğrenerek, Latince’ye çevirdiler. Böylece Avrupa’da Rönesans’ın temelleri atılmış oldu.)

Abbasilerin başkenti olan Bağdat, dünyanın en önemli bilim ve kültür merkezi haline geldi. Bağdat Kütüphanesi çok zengin bir arşive sahip oldu. Bu dönemde Bizans’tan çağrılan bilginlere Bağdat medreselerinde çalışma olanağı sağladılar.

Abbasiler, Bizans İmparatorluğu’na karşı mücadeleyi sürdürdüler, özelikle Bizans’ı baskı altına aldılar ve vergiye bağladılar.

Frank (Fransız) Krallığı ile diplomatik ilişkiler kurdular. Bu ilişki, Avrupa’da İslam uygarlığının tanınmasında etkili olmuştur.

  • Abbasiler döneminde Türkler arasında İslamiyet hızla yayılmış, Müslüman olan Türkler, Abbasi Devleti’nde önemli görevlere getirilmişlerdir.

Türklerin İslamiyet’e girişlerinde Abbasilerin Çinlilerle yaptığı “Talas Savaşı”nın etkisi olmuştur.

  • Türkler büyük kitleler halinde Müslüman olmaları, yavaşlayan İslam fetihlerini yeniden canlandırmıştır.
  • Türklere büyük değer veren Abbasiler, Türklerden Hassa ordusu oluşturmuşlar, “Semerra” şehrini kurmuşlar ve “Avasım” denilen sınır şehirlerine Türkleri yerleştirmişlerdir.
  • Geniş yetkiye sahip Emir’ül Ümera adı verilen vali ve komutanlar, zamanla merkeze başkaldırarak bulundukları bölgelerde kendi devletlerini kurdular.

Bu olay, Abbasi Devleti’nin parçalanmasında etkili olmuş, “Tevalif-i Müluk” denilen devletler ortaya çıkmıştır.

  • Şii baskılar karşısında zor durumda kalan Abbasiler, Gazneli Mahmut, Tuğrul Bey gibi Türk hükümdarlarından yardım istemişler, özellikle Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey’in yardımıyla Şii Büveyhoğullan’nın tehtidinden kurtulmuşlardır.
  • Tuğrul Bey’in yardımı üzerine Abbasi Halifesi, siyasi yetkilerini ona devretmiş ve Tuğrul Bey’i Doğunun ve Batının hükümdarı ilan etmiştir.
  • Abbasiler döneminde, Mısır’da egemenlik kuran Şii Fatimiler kendi halifeliklerini ilan ettiklerinden, yine aynı dönemde İspanya’ya kaçan Emevi ailesinden Abdurrahman da, Endülüs Emevi Devleti’ni kurarak ayrı bir halife olduğundan, İslam dünyasında aynı anda üç Halife bulunmuştur.

Moğolların Ön Asya’yı istilası sırasında, Bağdat’ı ele geçirerek, Abbasi ailesini yok etmeleri üzerine, Abbasi Devleti yıkılmıştır. (1258)

Moğolların katliamından kaçabilen Abbasilerden bir kişi Mısır’a gitti ve Memlûk Devleti’ne sığındı. Memlükler kendi himayelerinde, Abbasi ailesinin sadece dini bakımdan halifeliğini devam ettirmesini sağladılar.

Memlûk Devleti’nin Osmanlılar tarafından yıkılması üzerine Abbasi Halifeliği son buldu. Halifelik Osmanoğullarına geçti.