Alevilik – Bektaşilik ile İlgili Temel Kavramlar

1) CEM VE CEMEVİ: Alevi – Bektaşiliği diğer tasavvuf i oluşumlardan ayıran en önemli unsurların başında cem törenleri gelir. Cem sözcük anlamı olarak toplanma, bir araya gelme, birlik olma demektir. Cem-Alevi-Bektaşilikte dede ya da babanın önderliğinde yapılır. Cemin yapıldığı yerlere ise cemevi denilmektedir. Yapıldığı zaman ve amaca göre çeşitli cemler vardır. Genelde on iki hizmet üzerinden yürütülen bu cemlerin bazıları; ikrar cemi, Abdal Musa cemi, görgü cemi, muhasiplik cemi, dârdan indirme cemi, düşkünlükten kaldırma cemidir.

2) CEM’İN YAPILIŞI: Cemler genellikle perşembeyi cumaya bağlayan gece düzenlenir. Cem yapılmadan önce on iki hizmet sahipleri ibrik, asa gibi hizmet araç gereçlerini hazırlar. Peyikler cemaate cem olduğunu duyurur. Bu duyuruyu alan kişiler cemevine gelmeden evlerinde abdest alır ve aile içinde birbirlerinden rızalık isterler. Herkes imkânı ölçüsünde yanlarında lokma alarak cemevine gelir. Cemevinin kapısından niyaz ederek içeri girer. Sonra gözcü ya da kapıcı gibi görevlilerce kendilerine gösterilen uygun bir yere oturur.

3) SEMAH: Semah, cemlerde kadın erkek birlikte, saz ve nefes eşliğinde dönülerek yapılır. Semahta ana tema dönmedir. Cemde bu semaha durmak deyimi ile ifade edilir. Semahta kişi kendi ekseni etrafında döndüğü gibi diğer dönenlerle birlikte bir yörüngede de döner. Birlik ve beraberlik ruhu, içinde yapılan semahla Yüce Yaratıcı’ya ulaşma amaçlanır. Kişi kendinden geçerek huşu ve aşk içinde Hakk’a ulaşmayı diler. Semah, nefsin kötü istek ve arzularından arınıp ruhsal olarak özüne, aslına yönelmedir.

4) MUHASİPLİK: Terim olarak muhasiplik; evli iki kişinin eşleri ile birlikte, ölünceye kadar kardeş kalacaklarına, birbirlerini koruyup kollayacaklarına, birlik ve beraberlik içinde yaşayacaklarına, dedenin ve cem topluluğunun önünde söz vermeleri biçiminde gerçekleştirilen bir törenle kurulan toplumsal bir akrabalık kurumudur.

Muhasipliğin temeli kardeşlik, dayanışma ve paylaşmadır. Hz. Peygamber, Mekke’den Medine’ye hicret ettikten sonra göç eden her Mekkeli bir Müslümanı Medine’de yaşayan bir Müslüman’la kardeş ilan etmiştir. Bu uygulama kapsamında Hz. Peygamber kendisinin de Hz. Ali’yle kardeş olduğunu belirtmiştir. Muhasiplik geleneği bu olaya dayandırılmaktadır.

5) DUA VE GÜLBENKLER: Alevi – Bektaşi geleneğinde dua, “gülbenk” olarak isimlendirilir. Gülbenk, Allah’a sığınma, yalvarma ve ondan af dilemedir. Kişi ve toplumu ilgilendiren, dini ve ahlaki hemen her konuda bir gülbenk bulunmaktadır. Gülbenklerde cümleler kısa ve ahenklidir. Cemevlerinde genellikle dede ve babaların öncülüğünde dua edilir. Cemlerde dua bir kişi tarafından okunur ve cemaat; “Allah Allah” diyerek duaya katılır. Bu “Allah’ın duamızı kabul et!” anlamına gelir.

6) MUHARREM AYI VE AŞURE: Alevi – Bektaşi geleneğinde muharrem ayının özel bir yeri vardır. Hz. Hüseyin ile aile mensuplarının muharrem ayının 10. gününde Kerbela’da şehit edilmesinde itibaren bu ay, matem ayı olarak anılagelmiştir. Alevi-Bektaşiler, Hz. Hüseyin’in Kerbela’da şehit edilmesinin anısına muharrem ayında oruç tutarlar. Muharremin birinci günü başlanan oruç on iki gün tutulur. Muharrem orucu sırasında Hz. Hüseyin’in Kerbela’da susuz bırakılması ve şehit edilmesi anısına su içilmez, kurban kesilmez, eğlence yapılmaz, bu günlerde ağıtlar, mersiyeler ve nefesler okunur. Aşure günü, muharrem ayının onuncu günüdür, bu günde toplumumuzda aşure tatlısı yapılarak komşu, dost ve akrabalara dağıtılır.


Okunma Sayısı: 14721
Sitemizde Toplam 1026 yazı bulunmaktadır.









Bunlar da ilginizi çekebilir

Bu Makale İçin Yapılan Yorumlar
  1. yarınsınavvar
  2. sevgi hocam kolay sorun pls
  3. Hostes

Bir Mesaj Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*

online casino siteleri bahis siteleri canl? bahis siteleri