İnkılapçılık İlkesinin Özellikleri:

İnkılap, bir toplumun önde gelen kurumlarının kısa bir zaman dilimi içersinde kökten değiştirilip, yenilenmesi olarak tanımlanabilir. Atatürk yönetimindeki Türk milleti, dünya ve kendi tarihindeki en önemli inkılaplardan bir tanesini gerçekleştirmiştir. Böylelikle bütün kurumlarını çağdaşlaştırma imkânını elde etmiştir. Kuşku yok ki Mustafa Kemal‘in en büyük inkılabı ise, Türkiye Cumhuriyeti‘ dir.

Bu toplumumuzun, köklü bir değişime uğramasıdır. Türk milleti tarihte birçok devletler kurmuştur. Kurduğu Osmanlı Devleti, 1299’dan 1 Kasım 1922’ye kadar yaşamıştır. Fakat bu devlet 20. yüzyıla ayak uydurup çağdaşlaşamamıştır. Atatürk önderliğindeki Türkiye Cumhuriyeti gerekli olan inkılapları hiçbir şeyden çekinmeden yapacak ve çağdaş bir Türk toplumu meydana getirecektir. Nitekim Osmanlı Devleti yerine, yaptığı inkılap sonucu Türkiye Cumhuriyeti’ni meydana getirmiştir.

Türk toplumu, dogmatik olmayacak, bilimsel verilerden yararlanacak, atılımcı ve ilerici olacaktır. Amaç ülkemizi çağdaş medeniyet seviyesinin üzerine çıkarmaktır. Mustafa Kemal bu konuda şöyle der: “İnkılabın temellerini her gün derinleştirmek ve takviye etmek lazımdır. Ancak bu takdirde çağımızın gerisinde kalmaz ve uygar ulusların medeniyet seviyesine yetişebiliriz. Tabii ki çok çalışmak şartı ile çağdaşlaşır ve gelişiriz”.

Toplumu geri bırakan ve bunda ısrar eden kurum ve kuruluşları değiştirerek; toplumu çağdaşlaştıracak yeni kurum ve kuruluşları kurmak, inkılapçılığın esas prensiplerindendir, diyebiliriz.