Atatürk’ün Laiklik İlkesi

Laiklik İlkesinin Özellikleri:

Laikliğin en yaygın tanımı şöyledir: Laiklik, devlet işleriyle din işlerinin birbirinden ayrılmasıdır. Yani devlet düzenini sağlayan hukuki kuralların zamanın ihtiyaçlarına göre belirlenmesidir. Ferdin de dini inançlarında özgür olmasıdır. Laiklik, asla bir dinsizlik demek değildir. Devlet yönetimini, dini kurallara göre düzenlenen şer’i yönetim biçiminden ayırmak ve ihtiyaçların gerektirdiği yeni düzenlemeleri yapmaktır.

Devleti dinin güdümünden çıkarmaktır. Ferdin inancına da saygı duymaktadır. Atatürk İlkelerinin tamamı bir bütündür. Fakat “Milliyetçilik” ve “Laiklik” düşüncede yapılan birer inkılaptır. Bu sebeple uygulanması en zor olan inkılap bu ikisidir.

Laiklik, vatandaş inancının en sağlam güvencesidir. Çünkü inanç özgürlüğü devletçe sağlanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin laikliğini, resmi politikası dinsizlik olan rejimlerdeki anlayıştan kesinlikle ayrı tutmak gerekir. Politikası gereği dinsizliği benimseyen rejimlerde devlet dine karşıdır. Eğitimini vermez. Devlet, vatandaşlarını din tanımaz olarak yetiştirmek için gayret gösterir. Bunun propagandasını yapar, vatandaşlarını ateist olarak yetiştirmek ister. Bizde ise durum tamamen farklıdır. Devletimiz, vatandaşların dini ihtiyaçlarım karşılamak için elinden gelen gayreti gösterir. Bu konuda, açılan eğitim kuramlarını örnek olarak gösterebiliriz. Camilerimizin yapımı, bakımı, tamiri, din adamlarımızın aylıklarının genel bütçeden verilmesi ve din adamlarımızın eğitilip, yetiştirilmesi, devletimiz kurumlan tarafından yapılmaktadır. Kimsenin inancından dolayı kınanmaması devletimizin çağdaş din politikasının bir ifadesidir.

Türk milleti ve Türk devleti, varlığını, inanç özgürlüğü içersinde, çağın gereği olan akıl ve bilim prensiplerinin yolunda, insancıl yaklaşımlarla ve laikliği benimseyerek sürdürebilir. Bunun aksi bir düşünce, toplumumuzun çağın gerisinde kalmasına yol açar.

Atatürk: “Din,, bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz, düşünüşe ve düşünmeye muhalif (karşı) değiliz. Biz sadece din işlerini devlet ve millet işleriyle karıştırmamaya çalışıyoruz. Din ve mezhep, herkesin vicdanına kalmış bir iştir. Hiçbir kimse, hiçbir kimseyi, ne bir din ne de bir mezhep kabulüne icbar edemez (zorlayamaz), din ve mezhep hiçbir zaman politika aleti olarak kullanılamaz.” der. İşte laikliğin en güzel ifadesi budur.

Açıklama1:  Laik kelimesi dilimize Fransızca’dan geçmiştir. Kelimenin aslı Yunanca olup, Laikos sıfatından türetilmiştir. Yunanca Laos, halk, kalabalık, kitle demektir. Laikosta, halka, kalabalığa, kitleye ait demektir.

Açıklam2:  Fransa’da 1789’da kabul edilen insan Hakları Beyannamesinin 17. maddesinde: ‘Hiç kimse kanunlarla belirlenmiş, kamu düzenini bozmadıkça, dini düşünce ve inançlarından dolayı kınanamaz.” denilmektedir.

Okunma Sayısı: 358
Sitemizde Toplam 780 yazı bulunmaktadır.








Bunlar da ilginizi çekebilir

Bir Mesaj Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir