Atatürk’ün Milliyetçilik İlkesi

Milliyetçilik İlkesinin Özellikleri:

Milliyetçilik; Türk milletini ve onun maddi, manevi değerlerini savunmak ve sevmektir. Milliyetçilik, ilkesinin dayanağı millettin kendisidir. Millet ise bir toplumsal aşamadır. Toplum, millet olma niteliğini kazanıncaya kadar, aşiret ve boy gibi birçok aşamadan geçtikten sonra ulaştığı en son noktadır.

Yani toplumun en son ulaştığı çağdaş duruma millet denmektedir. Bir toplumun millet olma niteliğini özetle şöyle özetleyebiliriz: Aynı acılara ve felaketlere üzülerek, başarı ve iyiliklere sevinerek, aynı hatıralara bağlanarak bir tarih birliği kazanmasıdır. Bu takdirde toplumun fertleri geçmişte bir arada yaşamış, şimdi bir arada yaşayan, gelecekte bir arada yaşama inancında, istek ve kararında olan, aynı vatana ve o vatanın maddi ve manevi değerlerine sahip çıkan, aralarında dil, din, kültür ve duygu birliği olan insanların oluşturduğu toplumdur. İşte bu toplum millet olma niteliğini kazanmış demektir.

Buna göre milliyetçiliği kısaca şöyle de tanımlayabiliriz: Milliyetçilik; millete bağlılık, milleti yüceltme, yükseltme, şimdi ve gelecekte birlikte çalışma, bu çalışma azmini gelecek kuşaklara yansıtma anlayışıdır. Bir toplumun millet olması için, sadece ırk birliği yetmez. Bu, ögelerden sadece birisidir. Bugün ABD’nin, İsviçre ve Belçika’nın milletlikleri tartışılamaz, ama hepsi aynı ırktan değildirler. Sadece dil birliği, din birliği de bir toplumu millet yapmaya yetmez. Bugün İsviçre’de üç ayrı dil konuşulmakta, Pakistan’da hem Urduca, hem de İngilizce resmi dil olarak kabul edilmektedir.

Belçika’da da iki ayrı dil konuşulur. Ama bu toplumlar yine millettir. Din konusuna gelince bugün birçok Batı ülkesi Hristiyan, birçok Doğu ve Ortadoğu ülkesi de Müslüman’dır. Fakat hepsi ayrı bir millettir. Bu sebeple toplumun millet olması, toplumun uzun süren ortak bir geçmişe, ortak kader birliğine, ortak geleceğe yönelmesiyle mümkün olabilmektedir.

Atatürk, Türk milletini sadece tek din ve tek bir ırk esasına dayandırmasının Üniter bir hukuk devleti kurmuştur. 29 Ekim 1933’te “Ne Mutlu Türküm Diyene” sözünü söylemiştir. Bu söz, meseleyi tamamen çözebilmek için takip edilecek yolu çok açık olarak belirtmektedir. Yeter ki kişi “Ben Türküm” diyebilsin. Türk milliyetçiliğini, yani “Atatürk Milliyetçiliğini” kabul edebilsin. Bu milliyetçilik birleştirici ve bütünleyicidir. Asla parçalayıcı ve bölücü değildir. Atatürk’ün millet anlayışı akılcı ve insancıldır. Atatürk’e göre bir milleti diğer milletlerden ayıran nitelikler vardır. Bunlar, her milletin kendine mahsus, yetenek, duygu, düşünce ve değer yargılandır. Türk milletinin de olumlu nitelikleri sayılamayacak kadar çoktur.

Atatürk, 26 Nisan 1926’da yaptığı bir konuşmada: “Biz doğrudan doğruya milliyetperveriz. Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin mesnedi (dayanağı) Türk toplumudur. Bu toplumun fertleri ne kadar Türk kültürü ile dolu olursa, o topluluğa dayanan cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur. Türkiye Cumhuriyetinin içinde Türk ülküsünü benimseyiniz, her vatandaş hangi din ve mezhepten olursa olsun Türk’tür.” demiştir. Bu özdeyişe biz de yürekten katılıyoruz.

Okunma Sayısı: 481
Sitemizde Toplam 792 yazı bulunmaktadır.








Bir Mesaj Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir