Browsing: İLGİNÇ BİLGİLER

Gayretullaha Dokunmak – Gayretullaha Dokunma Hikayesi

Gayretullaha Dokunmaya Az Kaldı – Gayretullah Nedemek:

Eskiden, hacca kervanlarla gidilirmiş. Şimdi turizm şirketleriyle olduğu gibi. Gariban görünüşlü bir veliyi de parası olmadığı için kervancı başı bedava kervana almış. Fakat yolda eşkıyalar yollarını kesip her şeylerini almışlar Tam bırakıp gidecekleri vakit o garip kişi eşkıya reisine, “Kervancı başının kuşağında altınlar var” diye ihbarda bulunmuş.

Gerçekten de kuşaktan altınlar çıkınca bir sürü hakaretle bunlar da alınmış. Sonra da çekip gitmişler Kervancı başı bu işe bir mana verememiş. Biraz sonra devletin vazifelileri eşkıyaları tutup getirmişler: “Herkesin nesi varsa gelip alsın!” demişler. Hacı adayları hiçbir şeyleri eksik olmadan eşyalarını geri almışlar Kervancı başı o garibe, “Seni fakir bir veli bildiğim için bedava kervana aldım. Ama sen beni ihbar edip maddî – manevî zarara soktun. Bunu niçin yaptın?” demiş.

O da, “Onlar soygun yaparken bir baktım ki, Gayretullah‘a dokunmayan az bir şey kalmış. Sana son yapılan zulüm ve gadir ile Gayretullah’a dokundu ve hemen çarpıldılar Yoksa iş uzayacaktı. Daha başka bir yerde başka bir zulümle belalarını bulacaklardı; ama sizin mallarınız da heba olup gidecekti. Öyle olmasın, hemen kavuşasınız diye öyle yaptım.'” dedi.

Demek ki Allah hemen ceza vermiyor Süre veriyor akıllarını başlarına alsınlar istiyor Sonra da hiç ihmal etmeden işlerini bitiriyor.

ataköy escort

{ Add a Comment }

Demoklesin Kılıcı Deyimi Ne Demek – Demokles Kimdir

Demoklesin Kılıcı ile İlgili Bilgi:

Demokles, M.Ö. IV. yüzyılda Syrakusai Kralı olan Dionysios‘un nedimlerinden biriydi. Dionysios kısa zamanda devletini güçlendirdi. Dionysios, yanında sürekli olarak bir kılıç taşır ve gerektiğinde kullanmaktan çekinmezdi.

Demokles, kral olmanın çok rahat olduğunu düşünüyordu. Bir gün bu fikrini krala açtı. Nedimine ders vermek isteyen kral, “Senin bir süre krallığın nimetlerini tatmanı istiyorum. Yarın bütün gün benim tahtıma sen otur ve ülkeyi dilediğince yönet.” dedi Dionysios, o gece sürekli yanında gezdirdiği kılıcını at kuyruğundan kopanları bir kıl ile tahtın üzerine astırdı. Demokles, ertesi gün tahta oturduğunda başında düştü düşecek şekilde sallanan kılıcı gördü. Kralın astığı kılıcı indirmeye de cesaret edemedi. Kral daha sonra gelip, “Nasıl, Demokles, krallığın tadına vardın mı?” deyince, Demokles, “Haşmetmeap, krallık tatlı olacaktı ama yazık ki kılıç Demokles‘in değildi.” dedi.

Her nimetin kendisine göre de külfeti ve tehlikesi vardı. “Demokles’in kılıcı” deyimi de bu duruma işaret etmekteydi.

escort bahçeşehir

{ 1 Comment }

Ay’a Kaç İnsan Ayak Bastı?

20.yüzyılda başlayan yoğun uzay çalışmaları neticesinde ilk kez Ay’a bir insanın ayak basması mümkün olmuştu. 1969 yılında gerçekleştirilen uzaya yolculukta Neil Armstrong adlı astronot Ay’a iniş yaptı ve Ay’da yürüyen ilk insan unvanını elde etti.

Ay’da Son Yürüyüş

1969 ve 1972 tarihleri arasında toplam 12 insan Ay’da yürüme şansına sahip oldu. Ancak 1972 yılından sonra hiç kimse Ay yürüyüşü yapmadı. Son derece masraflı olan bu denemeler neticesinde uzaya insan göndermek yerine insansız araçların gönderilmesi konusunda mutabık kalındı ve hali hazırda dünyamızın etrafında dönen birçok uzay aracı çöpü olduğunu ifade edebiliriz.

Ay’a son olarak giden insan ise Apollo 17 görevi kapsamında Ay’a giden Eugene Cernan oldu. Ay’a giden son insan adında belgesele de konu olan bu astronot 1934 doğumludur.

Rusya tarafından yapılan açıklamalara göre ise 2029 yılında yeniden insanlı bir uçuş gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Böylelikle uzaya gidecek yeni insanlar da olacaktır.

NASA tarafından yürütülen çalışmalar ile ise Mars’a bir insanın ayak basması hedefleniyor. Ancak bu çalışmaların ne zaman neticeleneceği ise net olarak bilinmiyor. Eğer bu hedef gerçekleşir ise bu durumda uzayda insanın ayak bastığı en uzak nokta Mars olacaktır. Mars’ın dünyamıza en yakın olduğu zamanlardaki uzaklığı ise 55.000.000 kilometre civarındadır. Giden astronotların ise uzunca bir süre orada kalmaları mümkün olabilecek.

{ Add a Comment }

Çayı İlk Kim Keşfetti – Çayı Kim Nasıl Buldu

Milyonların içeceği olan ve samimiyeti, dinlenmeyi, kahvaltıları sıcak kılan çayı Türkler ya da İngilizler değil ilk olarak Çinliler keşfetmiştir. M.Ö. 2700 yıl evvel tedavi amaçlı olarak keşfedilen çay, Çince Ça kelimesinden türemiştir. Yani Çinlilerin gemilerle Seylan’a çıkması diğer ürünlerle değiş tokuş yapılması çayın tüm dünyaya yayılmasına neden oldu. Daha sonra çaylıkların gelişmesi ve aristokratların bu içeceği içmeleri çayı daha popüler bir hale getirerek, farklı kaplarda içme alternatiflerinin geliştirilmesine neden oldu.

Çay Ne Zaman Bulundu

Çay içecek olarak M.S. 400 yıllarında kullanılmaya başlandı. Seferler sonucu Orta Asya’ya da yayılan çay, Tibetlilere kadar ulaştı. Avrupa’da ise, Haçlı Seferleri aracılığıyla çayın keşfedildiğini söyleyebiliriz. Daha sonra çeşitli ülkelere yayılmaya başlayan bu içecek, doktorların tavsiye etmeleri üzerine  halk tarafından da tüketilmeye başladı. Çayın keşfi her ülkede farklı tarihlerde gerçekleşmiştir.

Çay Nasıl Keşfedildi

Rivayete göre Çin İmparatoru Shen Nung tarafından tesadüfen keşfedilen çay, kaynayan bir suyun içine düşen çay yaprağının kaynaması ve etrafa hoş bir koku yayması ile keşfedildi. Bu kokunun tadını merak eden imparator, çayı keşfetti ve harareti giderip uykusuzluğa iyi geldiğini belirtti. Avrupa’da yayılan çay, sudan sonra dünyanın en çok içilen içeceğidir. Bu yüzden çay hakkında her dönem çeşitli savsatalar öne sürülmüş, ancak günümüzde bile bu içeceğin vazgeçilmezliği önemini kaybetmemiştir.

{ 1 Comment }

Sigarayı İlk Kim Buldu – Sigaranın İcadı

Sigara gibi zararları her geçen gün daha fazla artan bir alışkanlık 1492 yılında evvel ABD yerlileri tarafından tedavi amaçlı kullanıldı. Tütün yaprakları yaraların iyileştirilmesi için kullanılıyordu. ABD’nin keşfinden sonra Portekizli Jean Nicot, Fransa’ya Tabago’dan sigarayı getirmiş oldu. 30 yıl savaşlarından sonra tütünün tüm Avrupa’da yaygın hale geldiği bilinmektedir. Tütün kullanımı ilk zamanlarda puro şeklindeydi. Çeşitli çubukların, ağaç kabukları ve gümüşlerin içinde içiliyordu. Sonraları puro ve endüstri devrimi sonrası sigara şeklinde üretilip tüketilmeye başladı.

Sigara Ne Zaman Keşfedildi?

ABD yerlilerin keşfettiği bu tarım ürünü, eskiden büyüye inanılan dönemlerde tedavi amaçlı kullanıldı. Daha sonra pipo ya da çeşitli borulara eklenerek içilen bu ürün, gençler arasında yaygınlaşmaya başladı. Birçok tarihçi için sigaranın tarihi 15. Yüzyıl olarak bilinir. Ancak bu dönemde Avrupa’da değil Amerika’da kullanıldığı bilinir. Avrupa’ya 17. Yüzyıl ortalarından itibaren kullanılmaya başlamıştır.

Sigara Osmanlı’ya Nasıl Geçti?

Osmanlı’ya birçok şey gibi geç ulaşmayan sigara, 1687 yılında vergilendirilerek meyhanelerin açılmasıyla Osmanlı’da da yaygınlaşmaya başlamıştır. 4.Murat tarafından içenin idamla cezalandırıldığı dönemlerin geri kalması sonrası, 1725 yılında ilk tütün dernekleri de oluşmaya başladı. 1850’lerden sonra da tütün kullanımı iyice yaygın hale geldi. Bu dönemden sonra puro yerine sigara yaygın olarak kullanılmaya başlamıştır. Türkiye’de ise ilk yerli sigara Gazi sigarasından sonra Samsun 216 sigarası olarak bilinmektedir.

{ Add a Comment }

Bermuda Şeytan Üçgeninin Sırları

Atlantik okyanusunda üçgen şeklindeki bölge Bermuda Şeytan Üçgeni olarak adlandırılıyor. Bunun sebebi ise oradan geçen gemi ve uçakların kayboluyor olması. şimdiye kadar bölgede 1000 uçak, gemi ve insan kaybolduğu tahmin ediliyor. Burasını fark edilmesini sağlayan olay ise 1945’te havalanan 5 savaş uçağının bu bölgede kaybolduğunu bildirdikten sonra bir daha bulunamaması oldu.

Şeytan Üçgeni Nedir?

Atlantik Okyanusunda yer alan Bermuda, Miami ve Porto Riko adaları arasında kalan üçgen şeklindeki bölge şeytan üçgeni olarak adlandırılır. Çünkü bu bölgede sudan ya da havadan geçen her şey kaybolmaktadır.

Şeytan Üçgeninin Gizemi

Okyanusun kilometrelerce altında yapılan çalışmalar sayesinde şeytan üçgeninin gizemi çözüldü. Araştırmalara göre, bu üçgenin olduğu bölgede bir doğalgaz kaynağı bulunuyor. Fışkıran kaynaktan çıkan sıcaklık nedeniyle “Hidrat” adı verilen beyaz katı bir madde oluşur. Bölgede bulunan Gulf Stream adındaki sıcak su kaynağı ise bu Hidratları eritir. Eriyen hidratlardan sudan daha az yoğundur ve yükselerek yüzeye çıkarlar. Bu da bölgedeki suyun yoğunluğunu azalttığı için suyun kaldırma kuvveti gemileri taşıyamaz ve batarlar.

Yükselmeye devam eden hidratların yoğunluğu havadan da azdır ve bu yüzden havanın yoğunluğu da düşer. Havadan gelen oksijenle çalışan jetler, uçaklar yeterli oksijen olmadığı için irtifa kaybetmeye başlar ve düşerler.

Bermuda Şeytan Üçgeni Nerede

Bermuda şeytan üçgeni Orta Amerika’nın ucunda bulunan Miami adası, Porto Riko ve Bermuda arasında kalan, Atlantik okyanusunda bulunan bir yerdir.

{ Add a Comment }

Kaynama Noktasına Etki Eden Faktörler

Basınç, kaynama noktası arasındaki ilişki suyun kaynaması sorununda oldukça merak edilir. Suyun kaynaması ve kaynamaya etki eden durumların neler olduğu her zaman tartışma konusu olmuştur. Bu alanda genel olarak suyun kaynamasına nelerin etki ettiğini inceleyebiliriz.

Suyun Kaynama Noktası

Suyun kaynama noktası aynı bilgi üzerinden yükselir. Bu bilgi ise su 100 derecede kaynar bilgisidir. Ancak tek başına su 100 derecede kaynar demek suyun kaynaması ile ilgili doğru bir bilgi oluşturmaz. Çünkü en genel hali ile su deniz seviyesinde 100 derecede kaynar. Deniz seviyesine yaklaşmak ya da deniz seviyesinden uzaklaşmaz suyun kaynama noktasına etki eder.

Suyun Kaynaması ve Buharlaşması

Suyun kaynama noktası ve suyun buharlaşması aslında farklı durumlardır. Suyun buharlaşması her kaynama sonucunda görülür. Bunlar neden sonuç bağı ile birbirlerine bağlı durumlardır. Kaynamaya başlayan sudan su kaçağı oluşmasına buharlaşma denir. Ancak buradaki önemli nokta suyun buharlaşması için tam anlamı ile kaynama noktasına ihtiyaç yoktur. Su kaynama noktasına ulaşmasa bile suda buharlaşma görülebilir. Bu nedenle de su 100 derecede buharlaşır gibi bir ifade oldukça yanlış olacaktır.

Suyun Kaynama Noktasına Etki Eden Faktörler Nelerdir?

Su ve Atmosfer Basıncı

Suyun kaynaması sırasında atmosfer basıncı önemlidir. Çünkü su atmosfer basıncının durumuna göre farklı kaynama noktasına sahiptir. Atmosfer basıncının yüksek olduğu yerde suyun kaynama noktası da yüksektir. Düşük olduğu yerde ise suyun kaynama noktası düşüktür. Ülkemizde yüksek yerlere çıkıldıkça atmosfer basıncı düşeceği için suyun kaynama noktası da düşecektir. Örneğin Erzurum ve İzmir’ de suyun kaynama noktaları birbirinden farklı olacaktır. Erzurum İzmir’ e göre daha yüksek olduğu için atmosfer basıncı da daha düşük olacaktır. Bu nedenle su Erzurum’da 93 derecede kaynarken İzmir’ de 100 derecede kaynar.

Tüm bu bilgiler ışığında suyun kaynama noktasına etki eden faktörler ele alındığında açık hava basıncı bu duruma etki eden en önemli faktörler. Kural gereği açık hava basıncının yüksek olması suyun kaynama noktasını da yükseltecektir. Düşük olması ise suyun kaynama noktasını düşürür.

{ Add a Comment }

Elektriği Kim – Nasıl Buldu – Elektriğin Mucidi Kimdir

Elektriği kim buldu sorusu pek çok insan tarafından merak edilen bir sorudur. Bunun nedeni insanın hayatını kolaylaştıran buluşların, bulunma sürecini merak etmesidir. İnsanlar için elektrik oldukça önemlidir. Bu nedenle elektriğin bulunuş sürecini ve amacını merak ederler.

Elektriğin İcadı

Elektrik, son dönemlerinin en büyük icadı olarak karşımıza çıkar. Bugün kullandığımız pek çok alet kaynağını elektrikten almaktadır. Ev içerisinde kullandığımız tüm aletler, günlük hayatta karşımıza çıkan tüm cihazlar elektrik enerjisi ile çalışmaktadır. Hatta evimizdeki su sisteminin temelinde bile elektrik vardır.

Elektriğin en fazla öne çıktığı yer ise telefon ve bilgisayardır. Teknoloji çağı insanlara hazır bilgiyi de sundu. Bu nedenle insanlar artık hazır bilgiye daha çabuk ulaşmak istiyorlar. Bilgi çağında bilgiye ulaşılan en önemli araçlar ise bilgisayar ve telefonlardır. Artık bu cihazlara ihtiyaç her zamankinden daha fazladır. Bu cihazlar da diğer tüm cihazlarda olduğu gibi kaynağını elektrikten alır.

Elektriğin Tarihsel Gelişimi

Elektriğin icadı tek başına ön plana çıkan bir buluş değildir. Çünkü elektriğin bulunuşu bir takım tarihsel süreçlere dayanır. Hiçbir buluş bir anda ortaya çıkmamıştır teorisi, elektrikte de söz konusudur.

Elektrikle ilgili çalışmalar ilk filozof Thales’ e kadar dayanır. Çünkü ilk elektrik deneyini yapan kişi Thales’ dir. Ancak Thales çalışmaları sonucunda pek ilerleme kaydedememiştir. Bu dönemde elektron bulunmuştur.

Thales’ in çalışmalarından çok sonra William Gilbert 16. yüzyılın sonunda elektrik konusunu ciddi bir şekilde masa yatırmıştır. Bu alanda pek çok çalışma yapılarak elektrik bulunmaya çalışılmıştır. Hatta elektrik terimini de ilk kez William Gilbert kullanmış ve literatüre kazandırmıştır.  Ayrıca artı ve eksi elektrik yüklerini de bulmuştur.

1800’ lü yıllara gelindiğinde Volta, elektrik akımını bulmayı başarmıştır. Bu buluş elektriğin en önemli adımı olarak tarihe geçer. 1900’ lü yıllarda ise Edison ile birlikte çalışan Tesla elektriği kullanmayı başarmıştır. Bu sayede elektriğin nasıl bulundu sorusu da cevaplanmış olur. Edison’ un ampulü bulması ile birlikte de elektrik aydınlanma amacı ile de kullanmaya başlanmıştır. Günümüzde en önemli buluş olarak tarihe geçmiştir.

{ Add a Comment }

Piri Reis Haritasının Özellikleri Nelerdir?

Piri Reis Haritası Hakkında Bilgi

Piri Reis, Osmanlı Devleti’ nin en önemli deniz adamlarının başında gelir. Piri Reis’ in gerçek adı, Muhiddin Piri’dir. Hem coğrafyacı hem de denizci olarak dünyada önemli bir yer etmiştir. Bu başarısı ile adımızdan da sıklıkla söz ettirmeyi başarmıştır.

Piri Reis Kimdir?

Piri Reis 1465 yılında Gelibolu’ da dünyaya gelmiştir. Bazı kaynaklar Piri Reis’ in aslında Konya’ da doğduğuna işaret etse de bu bilgi doğru olarak kabul edilmez. Literatüre göre Piri Reis Gelibolu’ da dünyaya gelmiştir.

Piri Reis’ in denizli tanışması ise amcası sayesinde olmuştur. Çünkü Piri Reis’ in amcası o dönemin ünlü denizcisi olan Gelibolulu Kemal Reis’tir. Kemal Reis yeğeni Piri Reis’ i de çok küçük yaştan itibaren denizcilik bilgisi ile doldurmuştur. Piri Reis pek çok defa amcası ile denize açılmıştır. Bu deniz maceraları ilerideki başarıları için oldukça önemli bir temel oluşturmuştur.

Amcasının ölümü üzerine de tüm yetkiyi Piri Reis kendisi almıştır. Hatta bu sırada dünyayı hayrete bırakacak bir harita hazırlamaya başlamıştır. Keşfedilmemiş yerlerinde yer aldığı bu harita karşısında Piri Reis adını tüm dünyaya duyurmayı başarmıştır.

Piri Reis Haritasının Sırrı Nedir?

Piri Reis haritasının sırrı nedir sorusu pek çok kişinin merak duyduğu bir konudur. Çünkü Piri Reis hazırladığı harita sayesinde tüm dünyayı şaşkınlık içerisinde bırakmayı başarmıştır.

Piri Reis 1513 yılında dünya haritasını çizmiştir. Çizdiği dünya haritası Avrupa’ yı, Afrika’ nın batı kıyılarını ve Güney Amerika’ yı göstermiştir. Bu nedenle de oldukça ses getirmiştir. Çünkü tüm dünya Amerika’ nın keşfinin Kristof Kolomb tarafından gerçekleştiği bilgisine sahiptir. Ancak Piri Reis’ in hazırladığı haritada Amerika’ nın yer alması aslında Kristof Kolomb keşfinden çok daha önce Amerika’ nın keşfedildiğini gösteren bir gerçektir.

Piri Reis’ in ilk dünya haritası unvanına sahip olması ve bu haritada Amerika’ nın bulunması batının takdirini kazanmıştır. Bu nedenle de 2013 yılı, 2013 UNESCO Piri Reis Yılı olarak kutlanmıştır. Tüm dünya Piri Reis’ ten ve başarılarından sıklıkla bahseder.

{ Add a Comment }

Fizik Ne İşe Yarar – Fizik Olmasaydı Ne Olurdu

Fizik Olmasaydı Hayatımız Nasıl Olurdu:

Fizik, kimya, genel olarak fen bilgisi görünüşte uzman olmadığımız sürece bize fazla bir şey vermez. Fiziğin karmaşık sistemi ya da genel olarak fen bilgisinin ayrıntıları günlük hayatımızı yaşarken karşımıza pek de doğrudan doğruya çıkmayacaktır. Öte yandan, fizik olmadan söz gelimi elektrik olmazdı, dolayısıyla da elektrikle çalışan alet ve cihazları kullanamazdık. Bunlar biz günlük olarak kullanabilelim diye basitleştirilmiş de olsalar son derece karmaşık fizik formüllerinin sonucudurlar.

Elektrik, optik gibi fizik bilgileri sayesinde hem günlük hayatımızı oluşturan ortam ve araçlar hem de bunun da bütününü ve çevresini oluşturan daha büyük sistem, yani uygarlık ortaya çıkmıştır. Elektriksiz şehirleri, barajsız ırmakları, taşıtsız yolları, teknik ve teknolojinin hiç olmadığı bir dünyayı düşünmek fiziğin ne işimize yaradığını anlamak için mükemmel bir yoldur. Matematik gibi fizik de uygarlığın özüdür, temelidir. Bir an hayali olarak bile olsa, fiziği hayatımızdan çıkardığımızda, karşımızda mağara resimlerini görmemiz işten değildir. Fizik bilgisi hiç olmasaydı, insan soyu ateş ve tekerleği dahi icat edemez, dünyadaki hayatını kolaylaştıracak hiçbir araç ve düzene ulaşamazdı.

{ Add a Comment }

yerli porno izle - sikiş
tuzla escort pendik escort kartal escort maltepe escort kacak iddaa canlı bahis siteleri bahis siteleri bahis siteleri online casino siteleri bahis siteleri canlı bahis siteleri