Çocuklarda Korku – Çocuğun Korkusu Nasıl Yenilir

Çocukların hayal dünyalarının geniş olması, hayalle gerçeği birbirinden ayırabilme yeteneğini henüz kazanmamış olmaları sebebiyle bir çok olay onların korku duymalarına neden olur. İzlediği korkunç bir filmin, anlatılan devli, perili bir masalın etkisinden günlerce kurtulamazlar. Gerçekte var olmayan birçok şeyi zihinlerinde hayal edip bundan korkarlar.

3-4 yaşındaki çocuklar karanlık bir odaya girmekten ya da karanlık bir odada yatmaktan huzursuz olurlar; anne-babanın yanında yatmak isterler. Yalnız kaldıklarında odada birtakım şekiller gördüklerini söylerler; bunun da ne olduğunu tam olarak açıklayamazlar. ilk defa karşılaştıkları hayvanlardan korkarlar; bir yerleri çizilip kanadığında korkup ağlarlar. 3- 6 yaş arasındaki çocuklar anne-babalarıyla birlikte olduklarında kendilerini güven içinde hissederler. Onlar için en büyük korku nedeni özellikle anneden ayrı kalmaktır. Eğer anne çocuğunun yaramazlıkları ve huysuzlukları karşısında onu bırakıp gitmekle ya da annesi olmamakla korkutarak sindirmeye ve yatıştırmaya kalkıyorsa, çocuk bu korkuyu daha yoğun olarak hisseder. Bu yaşlarda çocuklar kendilerine söyleneni hep gerçek olarak düşünürler ya da gördüklerini ürkütücü varlıklara benzeterek korku duyacakları sonuçlar çıkartırlar.

Çocuğun hayal dünyasının genişliğinden doğan veya aileden kaynaklanan korkuların yanısıra bir de çocuğun gerçek hayatta karşılaştığı olaylar sonucu ortaya çıkan korkular da olabilir. Mesela bir köpeğin saldırıp ısırmasından, yüksek bir yerden düşmekten korkabilir. Yaptığı bir hatadan dolayı cezalandırılmaktan korkar. Anne ve baba kendi korkularını çocuklarının yanında açıkça ifade ediyorlarsa, çocuğun da aynı korkuları duymasına neden olurlar.

Çocukta korkunun oluşmasındaki bir başka neden de, aşırı koruyucu davranışlardır. Sürekli olarak “düşersin”, “yapamazsın”, “korkarsın” gibi uyarılar çocuğa çevresinin tehlikelerle dolu olduğu izlenimini verir. Sürekli yanında bulunan birisi tarafından kollanan çocuk neyin tehlikeli, neyin tehlikesiz olduğunu öğrenmeye fırsat bulamaz. Sonunda her şeyden korkan, ürken biri olup çıkacaktır. Hele çocuk korkusunu pekiştirecek bazı olaylar yaşamışsa korkuları daha da yerleşmiş olacaktır. Ancak şunu unutmamak gerekir ki, çocuğu tehlikelere karşı aşırı şekilde koruyup kollamak, onun korkak yetişmesine, olaylardan daha fazla etkilenmesine ve izlerin daha derin olmasına sebebiyet verir.

Birtakım korkuları olan çocuklar çekingen olurlar. Çevresindeki olaylardan her an bir tehlikenin geleceği endişesi içindedirler. Bu nedenle çevredeki olağan olaylara karşı ilgisiz ve isteksizdirler. Korku duygularından dolayı kendilerini güçsüz ve çaresiz hissederler. Daima kendilerini koruyacak bir yetişkine gereksinim duyarlar. Tek başlarına bir şey yapmak istemezler. Kimi çocuklarda korkular daha başka şekillerde kendini dışa vurur. Korktuklarında hırçınlaşırlar, sert davranırlar, kırıcı ve huysuz olurlar. Kimi zaman da içlerindeki korkuyu bastırabilmek için altını ıslatma, tırnak yeme, yalan söyleme gibi alışkanlıkları da edinebilirler.

Çocuğun Korkusunu Yenmenin Yolları:

Çocuk kendi kendine yetebilecek çağa gelinceye kadar bir koruyucunun verdiği güvenliği hissetmek ister. Sevildiğini,anlaşıldığını, korunduğunu bilen bir çocuk kendini güven içinde duyabilir. Çocuğu devler, öcüler, hortlaklar, iğnecilerle korkutmak yerine ona durumu açıklama yolunu seçmek en doğrusudur. Beğenmediğiniz bir davranışının sakıncalarını mantıklı bir biçimde ortaya koymak çocuğun bize olan inancını kuvvetlendirir. Çocuk herhangi bir nedenden dolayı korkuya kapılmışsa ve korkusunu bize anlatmak istiyorsa onun açılmasına fırsat vermelidir. Korku konusunda sert tepkilerden kaçınmak gerekir. “Erkek çocuk korkmaz”, “kocaman oldun”, “korkulmaz, ayıp” gibi sözler çocuğun bize gelmesini engeller; korkuyu da azaltmaz. Korkusundan dolayı çocuğu ayıplamak, utandırmak, korkusu ile alay etmek yerine çocuğu rahatlatacak çözüm yolları aranmalıdır.

Çocuğun korkularının nedenleri araştırılmalıdır. Öncelikle çocuğun durumunu olağan karşılamak, onun endişelerini anlamak, ciddiyetle dinlemek korku nedenlerinin daha kolay bulunmasına yardım eder. İster yorgun, ister mutsuz olalım, durumumuz ne olursa olsun karşımızdakinin bir çocuk olduğunu asla unutmayalım. Şunu bilmek gerekir ki bizim sevgimiz, sıcaklığımız, ilgimiz olmadan çocuk tek başına hiçbir zorluğu yenemeyecektir.

Çocuğun kendine güvenini kazanabilmesi için kendi işlerini kendisinin yapmasına fırsat verin. Çocuğunuzun korkusunu yenmesi için ona zaman tanıyın. Özellikle “çivi çiviyi söker” yöntemi ile korkularım bastırmaya, bir korkuyu başka bir korku ile yenmeye çalışmayın. Köpekten korkan bir çocuğa büyük bir köpeği sevdirmek yerine, işe yavru bir köpekle başlayın.

Çocuğunuza sağlayacağınız, anlayışa dayanan, sıcak, huzurlu bir ortam onun gelecekteki yaşamında daha cesur, daha güvenli hatta daha başarılı bir kişi olmasını sağlayacaktır. Ancak bütün bunlar . sizin çocuğunuzu tanımanıza ve ona nasıl davranmanız gerektiğini bilmenize bağlıdır.

Okunma Sayısı: 901
Sitemizde Toplam 780 yazı bulunmaktadır.








Bunlar da ilginizi çekebilir

Bu Makale İçin Yapılan Yorumlar
  1. suzan suzi
  2. ali necmi

Bir Mesaj Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir