Çocukların Konuşma Becerisi Nasıl Gelişir

Çocuğun Konuşma Becerisi Kazanma Süreci:

Üç yaşına kadar çocuğun konuşması yarımdır. Sözcük seçimi isabetli olmayabilir. Ancak bu yaşlardan itibaren konuşma melekeleri yerine oturmaya başlar. Sözcükleri bilerek seçer. Bu yaşa kadar sözcükleri çekimsiz halde bir araya getirmekte ve kendini bu şekilde ifade etmektedir. Bu yaşlardan itibaren artık bilinçli cümleler kurmaya başlar. Basit açıklamalar yapabilmekte ve çekimli fiiller kullanmaktadır. “Anne ditti”  “annem gezmeye gitti” ye dönüşür. Gene de bazı sözcükleri telaffuz edemez. “Arı” kelimesini telaffuz etmek ona çok zor gelebilir. Arı ile ayı arasında ayırım yapamayabilir. Arabayı, “alaba” olarak dile getirebilir. Bütün bunlar gayet doğal gelişim basamaklarıdır.

“R” harfi çocuklar için büyük güçlükler arz eder. Aslında bu tür aksaklıklar çocuğun konuşmasına bir tatlılık verir. Endişeye kapılmanıza gerek yoktur, ancak bu tür konuşmalarına prim vermeyerek, yerleşmesine engel olmalısınız. Okul çağı yaklaştıkça çocuğunuz konuşmasını düzeltmelidir. Başlangıçta tatlı gelen harf hataları zaman içerisinde rahatsız edici hale gelebilir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi, bu tür hataların yerleşip kalması çok üzücüdür. Kurduğu cümlelerin daha karmaşık hale geldiğini fark edersiniz. Şart cümleleri kurmakta, olumsuz cümlelerde neden belirtmektedir.

Dil gelişimi çocuk için çok önemlidir ve teşvik edilmelidir. Bunun için resimli kitaplardan faydalanabilirsiniz. Her yerden kolaylıkla temin edebileceğiniz bu kitapları ona okuyabilirsiniz. Birkaç kez okuduktan sonra bu hikayelerin kafasında yer ettiğini göreceksiniz. Bir süre sonra da, resimlere dayanarak olayları onun anlatmasını bekleyebilirsiniz. Bunu büyük bir sevinçle yapacaktır. Ayrıca hayal gücünü de kullanarak olayları genişletecek ve olayı kendi dili ile ifade edecektir. Gerek dil gelişimi ve gerekse hayal dünyasının zenginleşmesi için ona bu anlamda vakit ayırın.

Çocuklar elle tutabildikleri somut şeyleri daha kolay kavrar ve yerine oturtabilirler. Masa ve sandalye, anne ya da baba kelimelerinin anlamını kavramak kolaydır. Sevgi ve saygıyı ise anlamaları zordur. Gerçi sevgi kelimesinin anlamım bilemeyebilirler, ancak sevgiyi anlamakta pek mahirdirler. Yapmacık sevgiyi çok kolay ve büyük insandan çok daha ustaca anlarlar. Bu yüzden çocuk soyut kavramları anlamak için zorlanmamak ve edineceği yeni bilgiler mevcudun üzerine bina edilmelidir.

“Ayıp” kelimesi çocuk için pek fazla şey ifade etmeyebilir. Ancak ‘ayıp’ şeyleri yapan çocukların büyükler tarafından sevilmediğini kolaylıkla anlayabilir. Bir de ayıp bir davranış için örnek verecek olursanız, kavramın yerine oturmasını sağlamış olursunuz.

Çocuklar üç yaş civarında bazı eşyalara kendilerine mahsus adlar vermeyi severler. Arabaya “dütdüt”, ya da bebeğe “ınga” diyebilirler. Altıncı yaşa doğru bu tür sözcükler artık terk edilmelidir. Bebeksi konuşmaları size tatlı gelebilir. Ancak onun bu tür sözlerini asla tekrarlamamalısınız. Aksine sizin gibi konuşmasına ödül vermelisiniz. Yanlışlıklarını kabullenip onaylamayın. Böyle yapmakla dil gelişimine köstek olursunuz; onunsa kösteğe değil desteğe ihtiyacı vardır.

Harf ve sözcük hatalarını düzeltmesi için ona yardımcı olun. Doğrusunu telaffuz ederek ve defalarca tekrarlayarak önayak olun ama asla baskı yapmayın. Kendine olan güvenini sarsmayın. Böyle yapmakla sadece bu tür hataların yerleşmesini temin edersiniz. Sevgi ile yaklaşın. Zaten “sevgi” çocuk eğitiminin anahtar kelimesidir ve açmayacağı kapı, halledemeyeceği güçlük yoktur.

Çocuklar anlatmak istediklerini uzun uzun düşünerek bulurlar ve bu yüzden de yavaş konuşurlar. Bu gibi durumlarda çocuğa karşı sabırlı davranmak ve onu sonuna kadar dinlemek, kendine güven duyması ve akıcı konuşması konusunda yardımcı olacaktır.

Çocuğunuz her ne kadar konuşmayı artık öğrenmiş olsa bile zaman zaman söylemek istediklerini eksik veya yanlış ifade edebilir. Bu şekilde olsa bile bize mutlaka bir şeyler anlatıyor demektir. Bu yüzden çocuğunuzun söylediklerini dikkatle dinlemeniz ve dikkate almanız gerekir. Bu yaştaki çocuklar gerçekten çok konuşur ve çok soru sorarlar. O kadar kolay olmasa bile onu dikkatle dinlemek ve sorduklarına anlayabileceği bir şekilde cevap vermek çocuğunuzu rahatlatır. Her sorduğuna sırasıyla cevap vermek kolay olmasa bile, onunla birlikte düşünüp sorularına cevap vermek onun öğrenme ve soru sorma merakını, bu konudaki hevesini kamçılayacağı muhakkaktır.

Okunma Sayısı: 270
Sitemizde Toplam 844 yazı bulunmaktadır.








Bunlar da ilginizi çekebilir

Bir Mesaj Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir