Coğrafyanın Tarihsel Gelişimi – Tarihçesi

İlk çağlarda insanoğlunun çevreyi bilme ve tanıma gereksinimi, korkulardan uzaklaşma ve yeni yaşam alanları bulma arzusu bir bilim dalı olarak coğrafyanın çıkış noktasını oluşturur. Her bilgiyi kendinden sonra gelen kuşağa ustalıkla aktaran insanoğlu, binlerce yıl süren gelişimi içinde, doğal ortama ve doğal ortam içersinde kendi yaşamına dair bilgileri bir sonraki kuşağa ulaştırmıştır. Bu gelişim süreci içinde ulaşım araçlarının ortaya çıkması ve denizlerin ulaşımda kullanılması ile birlikte yeni alanlara dair bilgileri toplamak ve sınıflandırmak daha da büyük bir önem kazanmıştır. İlk çağlarda insanoğlu yalnızca kendi bildiği alanlara dair basit tasvirlerde bulunmuştur.

Eski Yunan uygarlığının Dünya bilimine en önemli katkılarından biri coğrafyanın bilim olarak ortaya çıkmasıdır. Geçmişten o güne kadar gelen bilgiler Ptolome, Strabon, Eratosten gibi bilim adamlarınca derlenmiştir. Coğrafyayı diğer bilimlerden ayıran en önemli araç haritadır. İlk haritalar daha önceki dönemlerde ortaya çıkmışsa da bu dönemde pek çok Dünya haritası çizilmiştir. Haritalar da coğrafyanın gelişimine bağlı olarak değişmiş ve günümüze ulaşmıştır.

Ortaçağda coğrafya biliminin bayraktarlığını Türk ve Müslüman bilim adamları yapmıştır, idrisi ve Piri Reis bu dönemin en önemli coğrafyacılarındandır. Ortaçağın sonuna doğru sömürgecilik hareketinin başlaması coğrafyaya yeniden önem kazandırmıştır. Bu dönemde sömürgeciler kirli amaçları için coğrafi bilgi ve becerilerini kullanmışlar, yeni alanlar keşfetmişler ve coğrafya bilimini önemli ölçüde geliştirmişlerdir. Sömürgecilik döneminde Dünya’nın büyük bölümü açığa keşfedilmiş ve gerçek Dünya haritaları yapılmaya başlanmıştır. Dünya’nın küresel bir şekle sahip olduğunun kesin olarak kanıtlanmasıyla hata oranları düşük haritalar üretilmeye başlamıştır.

Yeni çağda artık insanoğlu Dünya’nın en yüksek noktasına çıkmayı, kutuplara ulaşmayı denemektedir. Hem teknolojik gelişim hem de coğrafya bilgisindeki artış yeni alanlar keşfetme arzusunu kamçılamıştır. Bu dönemde coğrafyadan pek çok bilim dalı ayrılarak ayrı birer bilim haline gelmiştir. Jeoloji, haritacılık, jeodezi, meteoroloji bunlara örnek olarak verilebilir.

Sanayi devriminden sonra coğrafya yeni bir anlam ve boyut kazanmıştır. Kentleşme olgusu yeni ve zengin bir yaşam tarzını ortaya çıkarmıştır. Sanayileşmenin neden olduğu çevresel değişim, çevreye olan duyarlılığı arttırmıştır. Yeni üretim alanlarının ortaya çıkması ve insanoğlunun uzaya ulaşması coğrafyanın algı yanını tümüyle genişletmiştir. Tüm bu nedenler günümüzde coğrafyanın çok daha büyük, zengin ve insan yaşamı için gerekli bir bilim alanı olmasını sağlamıştır.

Coğrafya bilimi, günümüzde doğal alanların korunması, çevre sorunlarının önlenmesi, kentsel ve kırsal planlama ile bunların tümünü kompozit haritalara dönüştüren coğrafi bilgi sistemlerine yönelmiştir, insan yaşamına dair tüm verilerin işlendiği ve gösterilebildiği CBS yöntemleri artık tüm Dünya’da kullanılan, ileri teknoloji ürünü yöntemlerdir.

Okunma Sayısı: 654
Sitemizde Toplam 844 yazı bulunmaktadır.








Bunlar da ilginizi çekebilir

Bir Mesaj Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir