Doğum Sırasına Göre Çocukların Özellikleri

İLK ÇOCUK:

Birinci çocuk anne-babanın ilk göz ağrısıdır. Sevilir, fakat tam bir tecrübe sahasıdır. Anne-baba her şeyi onun üzerinde deneyerek öğrenir. Doğumu büyük bir hadisedir. Cinsiyeti büyük bir merak konusudur. Anne-baba çocuğu kendilerinin küçük bir modeli olarak görme eğilimindedir.

Kendilerinde gördükleri ve beğendikleri bütün özelliklere çocuklarının da sahip olmasını beklerler. Ayrıca kendilerinin başaramadığı her şeyi de çocukta görmek isterler. Yeteneği olduğu halde istediği müzik eğitimini alamamış bir anne bu konuda hiç de yeteneği olmayan kızını piyano dersi almaya zorlayabilir. Unutulmaması gereken nokta çocuğun sahip olduğu kişiliktir. Her şeyin başı, çocuğun geliştirmekte olduğu kişiliğe duyulan, duyulması gereken saygıdır.

Anne ve baba ilk çocuk üzerinde ve bu çocuğun eğitiminde gereğinden fazla hassas davranırlar. Umutlu, ancak gergindirler. Aslında annelik ve babalık bir içgüdüdür. Önemli olan bu içgüdüyü sevgi ve bilgi ile desteklemektir.

ORTANCA ÇOCUK:

İlk ve son çocuk arasında yer alan kardeşlerin durumu diğerlerine göre daha değişiktir. Anne ve baba ilk kardeşte olduğu kadar tecrübesiz değildirler. Hoşgörüleri artmış ve kaygıları, endişeleri azalmıştır. Çocuğun birlikte oynayabileceği bir oyun arkadaşı vardır. Abla veya ağabeyini belki kıskanır, ama gene de gizli bir hayranlık duymadan edemez. Arkadaşları ile konuştuğu zaman ablası ya da ağabeyi ile övünmeyi sever. En önemli sorun; büyük kardeş ile aileye yeni katılan birey arasında sıkışıp kalmaktır. En büyük, ilk olmanın avantajı ile kendisini kabul ettirmiştir. En küçük, bütün bebekler gibi anneyi esareti altına almıştır, işte böylesi bir durum, ortanca kardeş için en kötü olanıdır. Önünde bir kaç ihtimal vardır. Ağabeyi gibi olmayı deneyebilir, yani erken olgunlaşır. Ya da tam tersi, yeni gelen bebeğe özenerek bebeksi tavırlar takınır. En kötüsü de içine kapanmasıdır. Bu durumların hiçbirisine mahal vermemek için onu sevdiğinizi belirtin; bunu kavramasına yardımcı olun ve adil davranın. Onu gereksiz rekabetlere sürüklemeyin.

EN KÜÇÜK ÇOCUK:

Aile içerisinde küçük çocuğa erişkin yaşa geldiği, hatta evlenip çoluk çocuk sahibi olduğu zaman bile ailenin bebeği olarak bakılır. Anne ve baba yaşları ilerledikçe ve tecrübeleri arttıkça daha hoşgörülü davranabilmektedirler. Çocuk iyi bir diplomattır ve bu imtiyazın kendisine kazandırdığı avantajları sonuna dek kullanır. Anne -baba tarafından diğer kardeşlere karşı himaye edilir. Yaptığı yaramazlıklara sıklıkla göz yumulur.

Görüldüğü gibi çocukların doğuş sırası aile içinde edindikleri yeri etkilemekte ve kişiliklerinin oluşumuna, yerine göre olumlu veya olumsuz katkıda bulunabilmektedir. Tabii ki bir çocuğun kişiliğini ilk ya da son veyahut tek çocuk oluşuna bağlamak yanlıştır; ancak bu durumun, kişiliğe kalıcı bir damga vurduğu da aşikardır.

Büyük Kardeşlerin Sorumluluk Üstlenmeleri:

Abla ya da ağabey kendisi de çocuk olsa bile aileye en son katılmış olan bireye oranla kıdemli bir aile bireyidir. Bu nedenle kardeşi ile ilgili olarak bir sorumluluk üstlenmiş bulunmaktadır. Bu sorumluluk birtakım yetkileri de beraberinde getirir. Tıpkı sizin gibi o da birtakım düşüncelerini kardeşine kabul ettirmek, yani onu eğitmek isteyecektir. Buna hoşgörü ile bakmaya hazır olmalısınız. Aksi takdirde onu kardeşine karşı küçük düşürmüş olursunuz ki, buna göstereceği tepkiyi tahmin bile edemezsiniz. Bir yere gitmek istediğinizde en küçük çocuğu emanet edebileceğiniz ilk kişi ağabey ya da ablasıdır. Hatta siz evde iken bile başka bir iş ile uğraşmak istediğinizde onlardan medet umarsınız.

Burada şu noktayı unutmamak gerekir. Şimdiye kadar “çocuk” olan, yani isteklerini kolayca kabul ettirebilen çocuğunuz yeni kardeşinin gelişi ile birlikte çocuk olmaktan çıkmış ve sorumlulukları bulunan bir aile bireyi haline gelmiştir. Şımarıklıkları artık tahammül edilemeyecek kaprisler kabul edilmektedir. Annesine sarılmak, en azından onunla konuşmak istediğinde annesi küçük kardeşi ile meşguldür. Kardeşi ile kendisini kıyaslar. Kendisi annesini memnun etmek için o kadar çaba gösterdiği halde, annesi kendisinin beklediği ilgiyi göstermemektedir. Aksine altını pisleten ve gerekli gereksiz ağlamaktan başka hiçbir marifeti bulunmayan kardeşinin başından ayrılmaz. Kısacası tahttan indirilmiş bir kral gibidir. Bu bir şoktur.

Kimi çocuk anne ve babasının yardımı ile bu şoku kolay atlatır. Aslında atlatılmayacak bir şok da değildir. Önemli olan çocuğun kardeşi geldiği için kendisinin pabucunun dama atıldığı imajına kapılmamasıdır. Onu, kendisini halen eskisi kadar sevdiğinize inandırmalısınız. Hiç kimse yenisi geldi diye mevcut çocuklarını sevmekten vazgeçmez, fakat gösterilen ilgi dağılmakta ve çocuk bu ilgi dağılmasını, azalma olarak algılamaktadır. Ondan kardeşinin bakımı konusunda yardım isteyin; sorumluluk yükleyin; yetki verin; bunu sevinçle karşılayacaktır. Kardeşi için bir şeyler yapabilmek onu mutlu edecektir.

Sorumluluk verirken aşırıya gitmemek aklın gereğidir. Altı yaşında bir kız çocuğundan yemeğin suyunun azalıp azalmadığına bakmasını isteyebilirsiniz, ama ona yemek yapmasını öğretmeye çalışmak onu yaşının üstünde zorlamak demektir. Bırakın yaşını yaşasın. Yapabileceği şeyleri istemekten kaçınmayın, ama zorlamayın da.

Küçük çocukları bir yere giderken yalnız bırakmamaya özen göstermek gerekir. Hele kapıyı üzerlerinden kilitlemek çok büyük bir yanlıştır. Evde yalnız kaldıklarında akıllarına gelmeyecek şey yoktur. Her şeyi, ama akıllarına gelebilecek her şeyi denemek isteyebilirler. Hatta kibritin nasıl yakıldığını bile… Sorumsuz kişilerin bu tür hatalarının sebebiyet verdiği yangınları gazetelerde okuruz. O yüzden kesinlikle çocukları evde yalnız bırakmamalısınız.

Sorumluluk yüklerken yukarıda da belirttiğimiz gibi birtakım yetkiler de vermelisiniz. Ayrıca sorumluluk birtakım hakların kısıtlanması anlamına da gelmemelidir. En sevdiği televizyon programını seyrederken onu, kardeşi ile ilgili bir işe koşmanız en olgun abla ya da ağabeyi bile isyan ettirebilir.

Okunma Sayısı: 516
Sitemizde Toplam 804 yazı bulunmaktadır.








Bunlar da ilginizi çekebilir

Bir Mesaj Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir