Gazali’nin Felsefi Görüşü ve Felsefeye Bakışı:

Gazali (1058-1111), Horasan‘a bağlı Tûs şehrinde doğmuştur. Bağdat’ta bulunan Nizamiye Medreselerinde öğretmenlik yapmıştır. İslam dünyasını derinden etkilemiştir. Bilim ve felsefeye kuşkuyla bakmış, bilim ve felsefenin tutarsızlıklarla dolu olduğunu savunmuştur.

O’na göre bilgi edinmede duyulardan ve akıldan yararlanılabilir. Fakat bunlara sonsuz güven duymamak gerekir. Çünkü akıl bizi zaman zaman çelişkili sonuçlara götürebilir. Duyular da çoğu zaman bizi aldatır. Bundan dolayı duyumlar ve akıl, bize varlığın kesin bilgisini veremez. Akla dayanan ve birbirleriyle çelişen felsefe sistemlerinin çokluğu bunun bir kanıtıdır. Bundan dolayı aklın ilkeleri bir kesinlik ifade etmez, bu yüzden onun ötesinde bir dayanak noktası aranmalıdır.

Bu dayanak noktası “gönül” yolu eşdeyişiyle “İnanç” yoludur. Bilgi insan gönlüne yüce ve manevi bir ışık olarak iner. Bu ışığı insan gönlüne atan Tanrı’dır.

İnsanın bu ışığı fark edebilmesi ve gönül gözünün açılabilmesi için kalbini temizlemesi ve arzularının baskısından kurtulması gerekir. İnsan bunları yapabilirse var olan her şey, sezgi yoluyla, bir aynada olduğu gibi, aracısız olarak ve bütün açıklığıyla görünür. Böylece dış dünyayı ve fizik ötesini daha iyi bilir ve bilgilerine değişmez bir dayanak bulur.