Tarih derslerinde hepinizin duyduğu Asya Seferleri denilen bir tarihsel olgu vardır. Bu tarihsel serüvenin lideri Makedonya Kralı İskender‘dir. Yunanistan üzerinden geçen İskender’in orduları, Hindistan’a kadar gelebilme olanağını yakalamıştır. Yaşanan bu tarihsel olay farklı kültürlerin etkileşimiyle Hellenizm denilen olguya yol açmıştır.

Bu dönemde, Yunan kültürü kapalı bir yapı göstermekte ve İskender’in önderlik ettiği askeri seferle Yunan kültürü kendi içine kapalılıktan (sosyal soyutlanmadan) kurtulup Akdeniz’e inmiştir. Doğu Akdeniz çevresinde yaşayan ulusların Kültürü ile Yunan kültürü bu askeri etkileşim sonucunda bir kaynaşma sürecine girmiştir. Bu kaynaşmayla birlikte, Yunan felsefesinin değerleri başka bir toplumun (Roma’nın) araçlarıyla işlenmeye başlanmıştır. Hellenizm dar anlamda da Yunan felsefesinin sona erdiği dönemdir. Bu dönemde felsefe, daha çok insan yaşamını kolaylaştıran pratik amaçlar bakımından değer kazanmış ve ahlaki bir renk taşımaya başlamıştır.

Bu dönemin en önemli felsefe akımları ve filozofları: Septisisizm (Pyrrhon, Timon, Karneades), Epikurosculuk (Epikuros), Stoacılık (Kıbrıslı Zenon, Epiktetos), Yeni Platonculuk (Plotinos).