Hz Muhammed’in Ailesi İçinde Örnek Davranışları

Hz. Muhammed (s.a.v.), sözleri ve davranışlarıyla her zaman örnek bir kişiliğe sahipti. O hayatı boyunca iyi ve güzel davranışlarda bulunmuş, kötü davranış ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmuştur. Güzel ahlakıyla herkese örnek olmuştur. Kur’an’da “Ant olsun, Allah’ın resulünde sizin için… güzel bir örnek vardır.” buyrularak onun insanlar için örnek oluşuna işaret edilmiştir. Hz. Muhammed insani değerleri yerleştirmek için gönderilmiş bir peygamberdir.

Hz. Muhammed hayatının her alanında olduğu gibi ailesi içindeki davranışlarıyla da Müslümanlara örnek olmuştur. Örneğin, o aile bireylerine sevgi ve saygı duymuştur. Çünkü sevgi, insanları birbirine bağlayan en temel duygudur. Peygamberimizin yaşamında sevginin büyük bir yeri ve önemi vardır. O, çevresinde bulunan herkesle sevgi ve saygıya dayalı ilişkiler kurmuştur. İnsanları kırmaktan, üzmekten kaçınmıştır. Peygamberimiz yaşamında ilke edindiği bu özelliğini en güzel şekilde ailesi içerisindeki davranışlarında da göstermiştir.

Peygamberimiz aile bireylerini çok severdi. Eşine ve çocuklarına her zaman sevgiyle yaklaşırdı. Sevgisini onlara söz ve davranışlarıyla gösterirdi. Örneğin; çocuklarını ve torunlarını kucağına alır, öper; zaman zaman onlarla oyunlar oynardı.

Hz. Peygamberin hayatında, onun çocukları çok sevdiğini ve onlara değer verdiğini gösteren sayısız örnek vardır. Örneğin, bir defasında torunları Hasan ve Hüseyin ondan kendilerine deve almasını istemişlerdi. Peygamberimiz onların bu dileklerini o anda yerine getirememişti. Ancak torunlarının üzülmemeleri için dört ayak olup şakayla karışık, “Haydi binin, bundan iyi deve mi olur?” buyurarak onlarla oyun oynamıştır. Bu oyunu oynadıkları sırada Hz. Ömer gelmiş ve çocuklara, “Ne güzel bineğiniz var.” demişti. Hz. Muhammed (s.a.v.) de “Onlar da ne güzel binicilerdir.” diye buyurmuştur.

Hz. Muhammed (s.a.v.) bütün çocuklarını, torunlarını ve diğer aile bireylerini ayrım gözetmeden sevmiştir. Eşi Hz. Hatice’ye karşı daima sevgi ve saygı duymuştur. Kızları Ümmü Gülsüm, Zeynep, Rukiye ve Fatıma’ya daima sevgiyle yaklaşmış, onlara değer vermiştir. Örneğin, on yaşından yirmi yaşına kadar Hz. Muhammed’in yanında kalan Enes bin Malik onun bu özelliği ile ilgili şunları söylemiştir: “Ailesine, Hz. Muhammed kadar şefkatli davranan ve değer veren başka bir kimse görmedim. O, kızı Fatıma’yı yanına her girdiğinde ayağa kalkarak karşılar; ’Hoş geldin kızım.’ diyerek öper, elinden tutarak yanına oturturdu. Fatıma da babasına aynı şekilde davranırdı. Kızına duyduğu sevgiyi ifade ederken ‘Fatıma benim parçamdır, ona eziyet veren bana eziyet vermiştir.’ derdi.” Hz. Muhammed (s.a.v.) ailesine karşı olan sevgisini ve onlara verdiği değeri şu sözleriyle anlatmıştır: “Sizin en hayırlınız, ailesi için hayırlı olandır. Bana gelince, ben aileme karşı en hayırlı olanınızım.”

Hz. Muhammed (s.a.v.) bütün aile bireylerine sevgi ve saygı gösterdiği gibi onlar arasında ayrım da yapmaz, her biri ile ayrı ayrı ilgilenirdi. Örneğin, o bir gün kızı Fatıma’yı ziyarete gitti ve geceleyin onun evinde kaldı. Geceleyin bir ara torunu Hasan uyanıp su istedi. Hz. Muhammed hemen yerinden kalkarak bardağa su koyup getirdi. Bu arada diğer torunu Hüseyin de uyandı ve suyu içmek istedi. Hz. Muhammed suyu Hasan’a verdi. Bunun üzerine kızı Fatıma, “Hasan’ı Hüseyin’den çok seviyor gibisiniz babacığım.” deyince Hz. Muhammed, “Hayır, olur mu öyle şey? Önce Hasan su istediği için ona verdim.” buyurdu. Hz. Muhammed çocuklarına hediye verirken de eşit davranmaya özen gösterirdi. Aralarında ayrım yapmazdı. Diğer aile bireylerine, yanlarında çalışanlara karşı hep adaletli davranırdı.

Peygamberimiz aile bireyleri arasında ayrım yapmadığı gibi yapanları da uyarırdı. Örneğin, çocuklarından birine bağışta bulunmak isteyen bir adam Hz. Muhammed’e gelerek bu olaya şahitlik etmesini istedi. Hz. Muhammed, bütün çocuklarına bağışta bulunup bulunmadığını sordu. “Hayır!” cevabını alınca “Hepsinden eşit olarak iyilik görmek ister misin?” diye sordu. Adam, “Elbette.” diye cevap verdi. Bunun üzerine Hz. Muhammed, “O hâlde ben şahit olmuyorum.” dedi ve “Çocuklarınız arasında adaletli olun.” buyurdu.

Hz. Muhammed (s.a.v.)’in ailesi içindeki örnek davranışlarından birisi de kendisi ve ailesiyle ilgili önemli konularda aile bireylerine danışması, onların görüşlerini dinlemesi ve bu görüşlere değer vermesiydi. Bunu hem bir görev hem de onlara saygının bir gereği olarak yapardı. Örneğin; gençlik yıllarında amcasıyla beraber ticaret yaparken onun görüşlerini alır, ona danışırdı. Hz. Hatice ile evlendikten sonra, hem ticaret hem de ev işleriyle ilgili olarak onunla konuşur, düşüncelerini öğrenirdi. Aileyi ilgilendiren önemli kararları aile üyeleri birlikte alırdı. Örneğin; kızlarının evlenmeleri sırasında onların görüşlerini almış, onlarla birlikte karar vermiştir. Kendisine ilk vahiy geldiği zaman heyecanlanmış, korkmuş ve hemen eve gidip durumu eşi Hz. Hatice’ye anlatmıştı. Heyecanını onunla paylaşmıştı. Hz. Hatice de onu, “Korkma sen fakiri ezmezsin, yetimi doyurursun, her haklıya hakkını verirsin, Allah seni utandırmayacaktır.” diyerek teselli etmiş ve Peygamberimize, amcası Nevfel’e gitmeyi önermiş, o da eşinin bu önerisini kabul etmiştir. Bu örnekler, Hz. Muhammed’in aile bireylerinin görüşlerine değer verdiğini, gerektiğinde bu görüşlere uygun davrandığını göstermektedir.

BİLGİ NOTU: İslam dininde herhangi bir konuda fikir alışverişinde bulunma ve dayanışmaya “istişare” denir. İslam dini önemli işlerden önce insanların birbirlerinin görüşlerini almalarını, birbirlerine danışmalarını tavsiye eder. Bununla ilgili olarak Kur’an’da şöyle buyrulur: “… Onlar işlerini aralarında şûra (danışma) ile yaparlar…”

Peygamberimizin örnek davranışlarından biri de ev işlerinde ailesine yardımcı olmasıydı. O, aile içinde işlerin yardımlaşma temeline dayanılarak yürütülmesine önem verir, ev işlerine yardım ederdi. Özellikle kendi işini kendi görür, aile bireylerine yük olmaktan kaçınırdı. Hz. Ayşe, Peygamberimizin ev işlerine katkısıyla ilgili olarak şöyle demiştir: “O, sizden herhangi birinin yaptığı gibi evinde işlere yardım ederdi.” Hz. Muhammed, evin temizliğinde, yemeğin yapılmasında eşine yardım ederdi. Koyunları sağar, develere yem verirdi. Çarşıya gider, evin gereksinimleri için alışveriş yapardı. Aldığı şeyleri kendisi taşırdı. Bütün bunlar onun sorumluluklarının bilincinde bir kişiliğe sahip olduğunu göstermektedir.

Peygamberimizin aile içindeki örnek davranışlarından bir diğeri de aile bireylerine sevgi ve şefkatini göstermek için zaman zaman şakalar yapmasıydı. O, şakalaşmanın yaşamın zorluklarını hafiflettiğine ve aile bireyleri arasında daha sıcak ilişkilerin kurulmasını sağladığına inanırdı. Şaka yaparken insanlarla alay etmez, kimseyi küçümsemezdi. Onun şakaları hep gönül alıcı ve sevindirici olurdu.

Bizler de Peygamberimizin ailesi içindeki örnek davranışlarını örnek almalıyız. Ailemizdeki bireylere sevgi ve saygı göstermeliyiz. Birbirimizin sevinç ve üzüntülerini paylaşmalıyız. Sorunlarımızı mutlaka aile bireylerimizle paylaşmalıyız. Sorunumuzun çözümü için onların da güzel önerilerde bulunabileceğini unutmamalıyız. Ailemizde üzerimize düşen görevleri yapıp ev işlerine yardımcı olmalıyız. Böyle davranmanın aile içi ilişkilerin sağlıklı ve iyi bir şekilde yürümesi için gerekli olduğunu bilmeliyiz.

Okunma Sayısı: 249
Sitemizde Toplam 792 yazı bulunmaktadır.








Bunlar da ilginizi çekebilir

Bir Mesaj Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir