Hz. Muhammed’in Ailesinde İsraftan Kaçınılırdı

İsraf; para, zaman, emek gibi şeylerin gereksiz yere harcanmasıdır. İsrafa “savurganlık” da denir. İslam dini savurganlığı yasaklar. Kur’an’da savurganlığın kötü bir davranış olduğunu belirten ve bundan kaçınılmasını öğütleyen pek çok ayet vardır. Bunlardan birinde şöyle buyrulur: “.. .Yiyin, için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah, israf edenleri sevmez.”

Peygamberimiz ve ailesi, israf konusunda daima Kur’an’ın, “Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma…” gibi öğütlerini kendilerine ilke edinmişlerdir. Dolayısıyla Hz. Muhammed’in ailesinde her konuda tutumlu davranılmıştır. Yiyecek, içecek ve giyecek başta olmak üzere İhtiyaç duyulan şeylerde israfa gidilmemiştir. Örneğin; artan yemek ve ekmekler dökülüp çöpe atılmamış, değerlendirilmiştir. Hz. Muhammed’in ailesi ihtiyacından fazla giysi ve ev eşyası almamış, sade bir hayat sürmüştür. Hz. Muhammed ticaret yaparak yeterli miktarda para kazandığı hâlde, o ve diğer aile fertleri gereksiz hiçbir harcama yapmamışlardır.

Hz. Muhammed (s.a.v.)’in evindeki eşyalar da son derece sade idi. Bir gün Hz. Ömer, Hz. Muhammed’in evine geldi. Hz. Ömer evin durumuna şöyle bir baktı; evde bir yatak, hurma lifleriyle doldurulmuş bir yastık, bir köşede yere serilmiş birkaç hasır, oturmak için bir post vardı. Hz.Ömer hüzünlendi. Hz. Muhammed niçin hüzünlendiğini sorduğunda o, “Ey Allah’ın Resulü, niçin hüzünlenmeyeyim? Ufacık bir eviniz ve az bir eşyanız var. Bizans ve İran hükümdarları çok lüks içinde yaşarken sen Allah’ın Resulü seçildiğin hâlde böyle mi yaşayacaksın?” dedi. Hz. Muhammed bunun üzerine, “Ey Ömer, sen benim sade yaşamayı sevdiğimi bilmiyor musun?” cevabını verdi.

Hz. Muhammed’in ailesinin israftan kaçındığına güzel bir örnek de Hz. Fatıma’nın düğünü ve çeyizidir. Hz. Fatıma’nın düğünü çok sade bir törenle gerçekleştirilmişti. Çeyizi de çok sade idi. Kızının çeyizinin sadeliğini görünce Peygamberimiz şöyle dua etmişti: “Ya Rabbi, israftan çekinen insanlara bu eşyaları hayırlı eyle.”

Hz. Muhammed’in ailesinde zaman israfından da kaçındırdı. Ailede herkesin bir görevi vardı. Aile bireylerinden her biri, görevini en güzel şekilde yapmak için çaba gösterirdi. Bizler de zamanımızı, paramızı, eşyalarımızı israf etmemeliyiz. Tutumlu olmayı yaşamımızın temel ilkelerinden biri hâline getirmeliyiz. Böyle davranmanın hem kendimiz ve ailemiz hem de ülkemiz açısından yararlı ve gerekli olduğunu unutmamalıyız.

Okunma Sayısı: 362
Sitemizde Toplam 988 yazı bulunmaktadır.









Bunlar da ilginizi çekebilir

Bu Makale İçin Yapılan Yorumlar
  1. furkan çelik

Bir Mesaj Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*