Hz. Muhammed’in Doğduğu Ortam

Hz. Muhammed’in Doğduğu Çevrenin Sosyal ve Kültürel Özellikleri:

Hz. Muhammed (s.a.v), Arabistan Yarımadası’nın en önemli şehirlerinden biri olan Mekke’de dünyaya geldi. Onun doğduğu dönemde Arap Yarımadası’nda, toplumsal ve ahlaki açıdan pek çok olumsuzluk yaşanmaktaydı, insanlar; hürler ve köleler olmak üzere başlıca iki gruba ayrılmıştı. Hür olanlar bütün haklara sahipti, kölelerin ise hiçbir hakkı yoktu. Köleler pazarlarda mal gibi alınıp satılırdı. Ayrıca onlara çok kötü davranılırdı. Arap toplumunda kadınlara ve kız çocuklarına değer verilmezdi.

Kadınlar miras, boşanma gibi temel haklardan bile mahrumdu. Kızı olanlar bunu utanılacak bir durum olarak değerlendirirlerdi. Hatta bazı kimselerin, kız çocuklarını diri diri toprağa gömdüğü bile olurdu. Kur’an’da bu durumla ilgili şöyle buyrulur: “Onlardan birine kız müjdelendiği zaman öfkelenmiş olarak yüzü kapkara kesilir. Kendisine verilen müjdenin kötülüğünden dolayı kavminden gizlenir. Onu, aşağılık duygusu içinde yanında mı tutsun yoksa toprağa mı gömsün. Bakın ki verdikleri hüküm ne kadar kötüdür.”

Peygamberimizin doğduğu dönemde Araplar arasında haksızlık ve kötü alışkanlıklar yaygındı. Toplumda adaletsizlikler yaşanıyordu. Güçlü ve zengin olanlar, kimsesizleri eziyordu. Mekke’ye ticaret amacıyla gelen yabancıların malları zorla ellerinden alınıyordu, içki içmek, kumar oynamak, hırsızlık yapmak gibi kötü davranışlar artmıştı. Falcılık, büyücülük, sihir gibi batıl inanışlar yaygındı.

Arabistan Yarımadası’nda halk kabileler hâlinde yaşıyordu. Her kabilenin genellikle yaşlı, deneyimli ve bilgili bir lideri olurdu. Bu kabileler arasında sık sık savaşlar çıkardı. Toplumda kan davaları yaygındı. Yılın Belirli dönemlerinde Mekke’de panayırlar kurulurdu. Bu panayırlara Arabistan’ın dört bir yanından insanlar gelirdi. Buraya gelenler hem alışveriş yapar hem de kutsal sayılan ve bir dinî merkez olan Kâbe’yi ziyaret ederlerdi.

Arap toplumunda okuma yazma bilenlerin sayısı oldukça azdı. Bununla birlikte Araplar arasında şiir ve hitabet sanatı gelişmişti. Mekke’deki panayırlara gelen şair ve hatipler yeteneklerini burada sergilerdi. Mekke’de her yıl şiir yarışması düzenlenir, dereceye giren şiirler Kâbe’nin duvarına asılırdı.

Hz. Muhammed’in doğduğu dönemde Arabistan’ da en yaygın inanç biçimi putperestlikti. Arapların çoğu putlara tapıyor, onlan Allah ile kendi aralarında aracı kabul ediliyorlardı. Bu durum bir ayette şöyle belirtilin “… Biz bunlara (putlara) sadece bizi Allah’a yaklaştırmaları için tapıyoruz…” Kâbe’nin içinde çok sayıda put bulunuyordu. Arabistan’da putperestlerin yanı sıra Yahudilik, Hristiyanlık, Mecusilik gibi dinlere mensup olan kişiler de yaşamaktaydı. Arap toplumunda putlara tapmayı reddeden, Allah’ın bir olduğuna inanan kimseler de vardı. Sayılan az olan bu kişilere Hanif denilirdi. Hanifler, Hz. İbrahim’in getirdiği dinî ilkeleri benimsiyorlar ve onun bildirdiği esaslara göre ibadetlerini yapıyorlardı.

Okunma Sayısı: 652
Sitemizde Toplam 990 yazı bulunmaktadır.









Bunlar da ilginizi çekebilir

Bir Mesaj Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*