Bundan yaklaşık 2500 yıl önce yaşamış Yunanlı bir filozofa göre, felsefe, insanların içinde bulunduğu meraklarından ve hayretlerinden ortaya çıkmıştır. Bu merak ve hayret, onun tabiatındaki düşünme yetisini ateşlemiştir. İnsanlar her şeyden evvel kendi var oluşlarına hayretle bakarlar. İşte felsefe dediğimiz şey, bu şaşkınlığın ortaya çıkardığı suallere düşünce yoluyla cevap aranması sonucunda doğmuştur. Yani felsefe insanın aklını veya diğer düşünme kabiliyetini kullanarak var olan hakkındaki merak ve hayretine cevap arama etkinliğinin adıdır.

İnsanlar, nasıl girdiklerini bilmedikleri bir dünyada bulurlar kendilerini. Bu yüzden filozoflar şöyle sorular sormuşlardır:

– Var olan her neyse, doğası nedir?
– Var olanı nasıl bilebiliriz?
– Zaman nedir?
– İnsanlar dâhil, gerçekte var olan her şey maddi bir nesne midir, başka bir şey yok mudur?
– Maddi olmayan bir şey gerçekte var mıdır?
– Yaşamın anlamı nedir?
– Sonluluk, sonsuzluk nedir? vb…