Büyük Selçuklularla Bizans İmparatorluyu arasında yapılan 1071- Malazgirt Savaşı’nın Türkler tarafından kazanılması ile Türkiye Tarihi denilen dönem başlamıştır. Malazgirt Savaşı sonrası Anadolu’da;

– Malazgirt yenilgisinin şokuyla geri çekilen ve Anadolu’yu savunmasız bırakan Bizans,
– Bizans’ın egemenliği altında bulunan Rum, Ermeni ve Süryani topluluklar,
– Anadolu’nun doğusundan ise Malazgirt Zaferi ile artık Anadolu’nun tamamını almayı hedefleyen Türkler bulunmaktaydı.

Anadolu toprakları yıllarca süren mücadelelerden dolayı (Bizans – Sasani) harabeye dönmüş ve halkın birçoğu yaşadıkları bölgeyi terk etmiştir. Coğrafyanın en güçlü devleti olarak görülen Bizans İmparatorluğunun da otoritesinin giderek zayıflaması bu toprakların ele geçirilmesini kolaylaştırmıştır.




Büyük Selçukluların en önemli sosyal meselelerinin başında, doğudan devam etmekte olan Türk göçleri sonucu topraklarına gelen Türk boylarına uygun yurtlukların bulunması gelmektedir. Büyük Selçuklular Çağrı Bey zamanında başlattıkları akınlar ile tanıma imkânı buldukları Anadolu topraklarını, Malazgirt Savaşı ile ele geçirip bu Türk boylarına yurt edindirmeyi hedeflemişlerdir.

Alparslan ve oğlu Melikşah döneminde hızlanan bu Anadolu politikası sonucu, hanedan üyesi Selçuklu prensleri ve diğer ordu komutanları ele geçirdikleri bölgelerde Büyük Selçuklulara bağlı beylikler kurmuşlardır.

Anadolu’da kurulan bu ilk beyliklerin siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik faaliyetleri sonucu Anadolu kısa sürede Türkleşmiş ve İslamlaşmıştır. Bu beylikler iç işlerinde serbest hareket etmişlerdir. Büyük Selçukluların yıkılmasıyla da bağımsız hareket etmeye başlamışlardır.