Müslüman bilginler; fizik, kimya, biyoloji, astronomi, matematik gibi alanlarda çalışmalar yapmış ve eserler yazmışlardır. İslam bilginleri Peygamberimizin, “ilim Çin’de de olsa gidip alınız.” hadisini kendilerine ilke edinmişler, yabancı kültürlere ait bilimsel eserleri inceleyerek analiz etmişlerdir. Bu eserleri yazan bilim adamlarının görüşlerini öğrenmişler, onlara katkıda bulunmuşlar, çeşitli bilim dallarındaki bazı yanlış bilgileri düzeltmişlerdir.

POZİTİF BİLİMLER

Matematik: Müslümanlar arasında önem verilen pozitif bilim dallarının başlıcalarından biri matematiktir. İslam dünyasında matematik bilimi; aritmetik, geometri, astronomi gibi bilim dallarıyla iç içe gelişmiştir. Kur’an-ı Kerim’de miras bölüşümü ve ticaret hayatına ilişkin ayetlerin yer alması; namaz, oruç gibi ibadetlerin vakitlerinin belirlenmesine ihtiyaç duyulması, Müslümanları matematik alanında çalışmalar yapmaya yöneltmiştir. Bunun sonucunda birçok Müslüman bilgin matematik alanında çalışmış, araştırmalar yapmış ve eserler yazmıştır.




Müslüman bilim adamları trigonometrideki tanjant, kotanjant, sinüs, kosinüs kavramlarını bulmuşlar; bazı maddelerin özgül ağırlıklarını gösteren cetveller düzenlemişlerdir. Müslümanların matematik alanındaki en önemli katkıları, günümüzde kullanılan rakamları bulmalarıdır. Bu rakamlardan önce dünyada Romen rakamları kullanılıyordu. Ancak Romen rakamları kullanışsızdı ve bunlarla hesap yapmak çok zordu. Avrupalılar ve tüm dünya, zamanla Romen rakamlarını terk ederek Müslüman bilginlerin bulduğu rakamlan kullanmaya başladı.

Bilim alanında bir deha olan Harezmî, bilimsel bilgiyi sisteme kavuşturmuş, matematikteki ondalık sistemi bulmuştur. Logaritmayı sistemleştiren Harezmî, bu nedenle Batı’da Algorismus adıyla tanınmıştır. Bugün matematiğin bir dalı olan logaritma, adını, Batılıların Harezmî’ye verdiği lakaptan almıştır.

Astronomi: Müslümanlar arasında kısa zamanda birçok astronomi bilgini yetişmiş, bu bilginler önemli buluşlar yapmıştır. Batlamyus’un hazırlamış olduğu astronomi cetvelindeki yanlışlıklar giderilmiş, zîc adı verilen yeni ve mükemmel astronomi cetvelleri hazırlanmıştır. Zerkali (öl. 1087) Güneş’in ve yıldızların hareketlerini incelemiş, astronomi alanında araştırmalar yapmıştır. Maraga’daki rasathanenin başkanı olan Nasreddin Tusi (öl. 1274) ûklid geometrisi üzerinde çalışmıştır. İslam dünyasının önemli bilginlerinden Uluğ Bey (öl. 1449), Semerkant’ta bir rasathane kurmuş ve astronomi ile ilgili ansiklopedik bir eser hazırlamıştır.

Tıp ve Eczacılık: Avrupa’da Doğu’nun Calinus’u olarak tanınan Ebu Bekir Razi (öl. 925) tıp alanında elliye yakın eser yazmıştır. O, dünya tarihinde ilk kez çiçek ve kızamık hastalığı hakkında araştırmalar yapan ve bunların nasıl tedavi edileceğini gösteren bilim adamıdır. Razi, böbrek taşlarını ameliyatla almayı denemiş ve ameliyat tekniği üzerinde çalışmalar yapmıştır. Onun tıp alanında en önemli eseri “Hâvi” adını taşır. Tıp tarihinin en büyük bilginlerinden biri olan ibni Sina (öl. 1037), Batıda Avicenna adıyla tanınmıştır. Bu alandaki en önemli eserleri “eş-Şifa” ve “el-Kanun fit Tıp”tır. İbni Sina’nın kitapları defalarca Batı dillerine çevrilmiştir. Müslüman bilginlerden Biruni (öl. 1051) de tıp ve eczacılık alanında önemli çalışmalar yapmıştır.

Fizik – Kimya: Fizik alanında çalışmalar yapan bilginlerden biri de İbnül Heysem’dir. ibnül Heysem, cisimlerin düşme hızı ile zaman ve mesafe arasındaki ilişkiyi biliyordu. Kaldıraçlar ve atmosferin kalınlığı ile ilgili çalışmalar yaptı. Cabir bin Hayyan, Müslümanlar arasında kimyanın kurucusu kabul edilir. Cabir, yazdığı kitaplarda damıtma, kristalleştirme, metalleri sertleştirme gibi konularda önemli bilgiler vermiştir.

DİNÎ İLİMLER

Tefsir: İlk yazılı tefsir 723 yılında ölen Mücahit isimli âlime aittir.

Hadis: Hadis, Hz. Muhammed’in genel kural niteliği taşıyan söz ve davranışlarına denir. Hadis âlimleri tarafından, Hz. Muhammed’in hadislerinin toplandığı birçok eser oluşturulmuştur. Bunların en meşhurları Kütüb-i Sitte olarak adlandırılır.

Kütüb-i Sitte’yi oluşturan altı kitap şunlardır: Muhammed bin İsmail Buhâri (öl. 869)’nin Câmius Sahîh’i Müslim bin Haccac (öl. 874)’ın Câmius Sahîh’i Ebu Davud Süleyman (öl. 888)’ın Sünen’i Muhammed bin İsa Tirmizi (öl. 892)’nin Sünen’i Ahmed Nesai (öl. 892)’nin Sünen’i Muhammed bin Mâce (öl. 888)’nin Sünen’i

Fıkıh: Fıkıh, İslam dininin uygulamaya ilişkin esaslarını saptayan, bunları kanıtlarıyla açıklayan ilim dalıdır. Fıkıh bilimiyle uğraşan kimselere fakih adı verilir. En tanınmışları İmam-ı Âzam unvanıyla anılan Ebu Hanife, Muhammed bin İdris eş-Şafii, Ahmed bin Hanbel ve Malik bin Enes’tir.

Kelam: Kelam, Allah’ın varlığını ve birliğini, İslam inançlarının doğruluğunu delilleriyle birlikte savunan ilim dalıdır. Kelam bilginleri Allah’ın varlığı ve birliği, peygamberlik, ahiret, kaza ve kader gibi konuları Kur’an ve sünnet doğrultusunda, akılla temellendirerek ele alıp savunmuşlardır. Bu amaçla birçok eser yazmışlardır. İslam dünyasında yetişen önemli kelam bilginleri arasında Bakıllani (öl. 1012), Gazâli (öl. 1111), Mâturîdi (öl. 944) sayılabilir.