Roma İmparatorluğu Tarihi ve Roma Uygarlığı

M.Ö. 753’te İtalya’da, Romulus tarafından kurulan Roma Devleti, sırasıyla krallık, cumhuriyet (M.Ö. 510) ve imparatorluk (M.Ö. 27) devirlerini yaşamıştır. Cumhuriyet döneminde büyük bir gelişme gösteren Roma, Akdeniz’in etrafındaki geniş bir alana, Fırat Nehri’nden Atlas Okyanusu’na kadar olan bölgeye hakim olmuştur.  Kavimler Göçü’nden sonra giderek toprak kaybeden Roma, 395’te ikiye ayrılmış; Batı Roma 476’da, Doğu Roma (Bizans) ise 1453’te yıkılmıştır. Roma’nın yönetiminde, bir danışma meclisi sayılan senatonun ve senatonun seçtiği konsüllerin rolü olmuştur. Romalılar hakim oldukları geniş coğrafyayı güçlü ordularla kontrol altında tutmuşlardır. Roma halkı genel olarak üçe ayrılmıştır. Bunlardan en önemli bölümünü Roma’nın yerlisi sayılan Patriciler oluşturmuştur. Bu sınıfın yanı sıra Roma’ya sonradan gelen Plebler’le köleler toplumun diğer kesimlerini oluşturmuştur. Yönetim, Patricilerin elindedir. Ancak zamanla güçlenen Plebler’in siyasi hak arama mücadelesine başlamaları sonunda Cumhuriyet devrinde On iki Levha Kanunları yapılmıştır. Bu kanunlar zamanla geliştirilmiş ve Avrupa hukukunun temeli olan Roma hukuku ortaya çıkmıştır.

Eski Çağ’da sınıflar arası mücadele hukuk anlayışının gelişmesine zemin hazırlamıştır. Roma’da başlangıçta çok tanrılı bir inanç sistemi varken, sonradan Hristiyanlık kabul edilmiştir. Başlangıçta Hristiyanlığın yayılmasını engellemeye çalışan Roma yönetimi, Milano Fermanı’yla (313) Hrıstiyanlığı serbest bırakmış, 381 yılında da resmi din olarak kabul etmiştir. Romalılar günümüzde yaygın olarak kullanılan Latin alfabesine ve Miladi takvime son şeklini vererek dünya uygarlığına önemli katkılarda bulunmuşlardır. Romalılar Bergama krallığına son vererek Anadolu’yu hakimiyet altına almışlardır. Anadolu’yu eyaletlere ayırarak yöneten Romalılar, burada birçok yol, köprü, kütüphane, tiyatro, tapınak, stadyum, hipodrum, hamam ve su yolu yaparak Anadolu’nun kalkınmasında rol oynamışlardır.

Anadolu’da bulunan en önemli Roma eserleri, Bozdoğan Su Kemeri, Çemberlitaş (İstanbul), Ogüst Tapınağı, Roma Hamamı (Ankara) ve Aspendos Tiyatrosu (Antalya)’ dur. Anadolu’yu kendileri için bir tahıl ve gıda merkezi olarakta gören Romalılar baskıcı bir yönetim sergilemedikleri için Anadolu’nun yerli kültürleri devam etmiştir.

Okunma Sayısı: 612
Sitemizde Toplam 990 yazı bulunmaktadır.









Bunlar da ilginizi çekebilir

Bir Mesaj Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*