Bireyler, günlük yaşamın ve çalışma hayatının getirdiği sıkıntıların üstesinden gelmeye çalışırlarken zorlanabilir, sorunlarını birileriyle paylaşma gereği hissedebilirler. Böyle durumlarda bireylerin, sorunlarını aileleri ile paylaşmaları ve sorunlara birlikte çözüm aramaları gerekmektedir. Çünkü aile hayatı, kutsal bir ortaklıktır. Kur’an’ın bazı ayetleri ve Hz. Peygamberin sözlerinden anlıyoruz ki aile içi ilişkilerin niteliği, ailenin korunması dinimizde çok önemli yer tutmaktadır.

Ailenin Kurulması ve Korunması ile İlgili Öğütler

Evliliğe büyük önem veren dinimizin, ailenin kurulması ve korunması ile ilgili hassasiyeti ve tavsiyeleri bizler için yol göstericidir. Hz. Peygamber, bu konuyla ilgili ‘bir hadisinde, .Sizden her biri; şükreden bir kalp, zikreden bir dil ve ahreti konusunda kendisine yardım eden bir eş edinsin.” buyurarak evlenmenin gereğini belirtmiş ve insanların, huzur ve mutluluk, kazandıracak iyi bir eş seçmeleri gerektiğine dikkat çekmiştir.

Hz. Peygamber’in de eşlerin birbirine iyi davranmaları ve aile birliğini devam ettirmeleri hakkında çeşitli emir ve tavsiyeleri vardır, örneğin o bir hadisinde, “Allah katında en sevimsiz helal boşanmadır, ’’buyurmuştur.

Aile İçi İletişim ile İlgili öğütler

Ailenin huzurlu ve mutlu bir şekilde varlığını sürdürebilmesi için iletişim ve anlayışın tam olması gerekir. İletişim, sevgi ve saygıyı doğurur ve aile içi ilişkilerin düzenli yürümesinde önemli bir rol oynar. Böylece eşler birbirlerini daha iyi anlar ve birbirlerine bütün konularda yardımcı olurlar. Aile bireyleri, birbirlerini anlamaya, birbirleriyle dayanışma içinde yaşamaya önem vermelidirler. Birbirlerinin sevinçlerini paylaştıkları gibi keder ve üzüntülerine de ortak olmalıdırlar. Yardımlaşma ve dayanışmanın ailede huzur ve mutluluğu sağlayacağını bilmelidirler.

Aile İçi Görev ve Sorumlulukla İlgili Öğütler

Aile düzenini sağlıklı biçimde devam ettirmek, öncelikle anne ve babanın sorumluluğundadır. Bu yüzden eşlerin birbirlerine karşı olan söz ve davranışları, bir aile olduklarını unutmayacak biçimde olmalıdır. Eşler, özellikle buna dikkat etmezlerse aile için görev ve sorumluluklarını yerine getirmiş olmazlar. Ailede görev ve sorumluluğun yerine getirilmesi, aile mutluluğunun güvencesidir. Bu husus Peygamberimizin Veda Hutbesi’nde, “…Hanımlarınızın sizin üzerinizde hakkı bulunduğu gibi sizin de onlar üzerinde hakkınız vardır…” şeklinde belirtilmiştir. Hz. Peygamber, bir kişinin görev ve sorumluluğunu aileyi de içine alacak biçimde genel ifadelerle açıklamıştır. Buna göre Peygamberimiz, anne ve babanın diğer aile fertlerine karşı sorumluluklarını yerine getirmelerinin önemini vurgulamıştır. Aile içinde eşlerin birbirlerine karşı sorumluluktan olduğu gibi çocukların da görev ve sorumluluktan vardır. Anne ve babaların mutluluk kaynağı olan çocuklar, Allah’ın onlara birer emanetidirler. Anne ve baba, bu bilinçle çocuklarına sevgi ve şefkat göstermeli, onların gelecekte iyi bir insan olmaları için sorumluluk duygusu içinde hareket etmelidirler.

Hısım, Akraba ve Komşularla İlgili Öğütler

Anne, baba ve kardeşlerimizden sonra bize en yakın olan kişiler akrabalarımızdır. Onlar bizim yakın çevremizdir. Amcamız, dayımız, halamız, teyzemiz ve bunların çocuklarıdır, iyi günde de kötü günde de hep yanımızdadırlar. Allah, Kur’an’da akrabalara karşı olan tutum ve davranışlarla ilgili şöyle buyurmuştur: “Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder. Çirkin, işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.

İslam dininde akrabalarla olduğu gibi komşularla ilişkilere de büyük bir önem verilir. Sevgili Peygamberimiz komşularıyla her zaman iyi geçinmiştir. Zaman zaman onları ziyaret etmiş, gerektiğinde komşularına maddi ve manevi yardımda bulunmuştur. Bizlere de komşularımızla iyi; ilişkiler kurmayı, onlara her zaman yardımcı ve destek olmayı öğütlemiştir. Peygamberimiz bu konuyla, ilgili bir hadisinde, “Komşusu açken tok yatan bizden değildir, ’’buyurmuştur.