1) ÇAĞLAYAN VE DEV KAZANI: Akarsuların yatağı üzerinde bulunan basamaklara çağlayan veya çavlan adı verilir. Çağlayandan düşen sular döküldükleri yeri derine doğru aşındırırlar ve burada derin bir çukurluk oluşur. Bu çukurluğa dev kazanı adı verilir. Akarsulardan akan su miktarı ve çağlayanın yüksekliği, dev kazanının derinliği üzerinde etkilidir.

2) PERİBACASI: Volkanik faaliyetler esnasında çevreye hem tüfler hem de volkanın bacasından savrulan kaya parçaları yayılır. Tüfler oldukça kolay aşınabilen kayaçlardır. Ancak bunların içindeki volkanik malzemeler zor aşınır. Bitki örtüsünün bulunmadığı çıplak yamaçlarda sellenmelerin etkisiyle, tüfler kısa sürede aşınır ve ortadan kalkar. Ancak tüflerin içinde bulunan sert kayaçlar aşınıma engel olur. Bunun sonucunda şemsiye biçiminde tepecikler ortaya çıkar. Bu tepeciklere peribacası adı verilir. Türkiye’de Göreme ve Ürgüp yöresi (Nevşehir) bu oluşumların Dünyada en güzel örneklerinin bulunduğu alandır.

3) VADİLER: Akarsuyun içinden geçtiği, denize ve taban seviyesine doğru sürekli olarak alçalan oluğa vadi denir. Vadiler;

– Akarsu vadisinde yer alan kayaçların yapısına
– Yer şekillerinin özelliklerine
– Akarsuyun aşındırma gücüne göre farklı şekiller alırlar.

Bilgi Notu: Peribacalarının üzerindeki takkeler genellikle bazalt adı verilen sert volkanik kayaçlardan oluşmaktadır.

a) Çentik Vadi: Genellikle akarsuların yukarı çığırında görülen “V” harfi şeklinde dar ve derin vadilerdir. Tektonik bakımdan yükselmiş alanlarda da en başta çentik vadiler oluşur. Türkiye’nin yeni yükselmiş bir ülke olması nedeniyle en çok çentik şeklindeki vadiler görülür.

b) Boğaz Vadi: Genellikle dağlık alanları ikiye bölen dar ve derin vadilerdir. Tabanları yoktur. Yamaçlarında eğim çok fazla olup, akarsuların derine aşındırma gücü oldukça fazladır. Toros ve Kuzey Anadolu dağlarını aşan büyük akarsuların vadileri bu duruma örnektir.

c) Asimetrik Vadi: Farklı sertlik özelliğine sahip kayaçların sınırında akan akarsular, yumuşak yamacı kolayca aşındırırken, sert olan kayaçların bulunduğu yamaç daha dik kalır. Bu gibi vadilere asimetrik vadi adı verilir.

d) Kanyon Vadi: Sert ve yumuşak kayaçların alt alta sıralandığı alanlarda akarsu vadisi bu kayaçların özelliklerine göre şekillenir. Bu tip vadilerde yamaçlardaki sert tabakalar basamaklar oluşturur. Kanyon vadiler özellikle Akdeniz Bölgesinde kireçtaşlarının bulunduğu alanlarda yaygın olarak görülür. Göksu nehrinin vadisi bu durumun güzel bir örneğidir.

e) Geniş Tabanlı Vadi: Akarsuyun yatak eğiminin azaldığı aşağı kesimlerinde görülen ve yana aşındırmanın etkili olduğu vadilerdir. Bu tip vadiler zamanla akarsu boyu ovalarına dönüşür. Geniş yamaçlı vadilerin tabanında birikme hakimdir. Geniş tabanlı vadilerde akarsular menderesler çizerek akar.

4) KIRGIBAYIR (BADLANDS): Kırgıbayır kurak ve yarı kurak iklim bölgelerinde özellikle, bitki örtüsünden yoksun yamaçlarda, kil, kum ve tüf gibi kolayca ayrışabilen kayaçların bulunduğu arazilerde, küçük dere yataklarının araziyi parçalamasıyla oluşur. Kırgıbayırların bulunduğu alanlar parçalanmış, yarılmış bir görünüme sahiptir. Ülkemizde İç Anadolu Bölgesinde ve özellikle Ürgüp-Göreme çevresinde görülür.

5) PLATO VE AŞINIM YÜZEYİ: Akarsular tarafından derince yarılmış yüksek düzlüklere plato adı verilmektedir. Platolar aşınarak düzleşmiş arazilerin, tektonik olarak yükselmesi ile akarsuların yatağını yeniden derine doğru kazması sonucunda oluşurlar. Sonuç olarak, düz yüzey aşınarak parçalara ayrılır. Bu yüksek düzlük parçalarına plato adı verilir.

Aşınım yüzeyi uzun zaman boyunca taban düzeyine göre aşındırılarak oluşturulmuş geniş düzlüktür. Bu düzlükler tektonik hareketlerle yükselerek platolara dönüşürler.