Etiket: akarsuların

Akarsuların Oluşturduğu Birikinti (Biriktirme) Şekilleri

1) IRMAK ADASI: Eğimin azaldığı yerlerde akarsuların taşıdığı materyalleri biriktirerek oluşturduğu kum yığınlarına ırmak adası adı verilir. Irmak adaları kimi yerlerde pirinç tarımında kullanılırlar.

2) BİRİKİNTİ KONİSİ VE YELPAZESİ: Yüksek bir alandan kaynağını alan akarsu ovalara ulaştığında hızı azalır. Hızı azalan akarsu taşıdığı materyalleri eğimin bittiği yerde biriktirir. Bunun sonucunda oluşan yer şekline birikinti konisi denir. Eğer koniler çok geniş bir alana yayılmışsa bunlar birikinti yelpazesi olarak adlandırılır. Ülkemizde İç ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde köyler genellikle verimli tarım toprakları içeren birikinti konilerinin üzerinde kurulmuştur.

3) DAĞ ETEĞİ OVASI: Dağlık arazilerin yanı başında yer alan ovalarda, kenarlardan gelen akarsuların oluşturduğu birikinti yelpazeleri zamanla birleşir. Bu birleşmelerin sonucunda ortaya çıkan ovaya dağ eteği ovası denir.

4) DAĞ İÇİ OVASI: Dağlık arazilerle çevrili ovalarda birikinti konilerinin birleşmesi ile oluşan ve akarsu boyunca uzanan ovalardır, özellikle Doğu Anadolu Bölgesinde Fırat ırmağının geçtiği bölgeler dağ içi ovalandır.

5) TABAN SEVİYESİ OVALARI: Kara içine doğru sokulan körfezin akarsuların getirdiği materyallerle dolması sonucunda deniz seviyesinde bir düzlük ortaya çıkar. Bu düzlük kara üzerinde yer aldığı için taban seviyesi ovası olarak adlandırılır.

6) DELTA OVASI: Akarsuların taşıdıkları materyalleri deniz kıyısında biriktirmesi ile oluşan kıyı ovalarına delta adı verilir. Genellikle denize doğru bir üçgen şeklinde olan bu ovaların oluşması için bazı faktörler gereklidir. Bunlar;

– Kıta sahanlığının geniş olması
– Dalga ve gel-git etkisinin az olması
– Akarsuyun bol alüvyon taşımasıdır.

Özellikle iç denizlere dökülen akarsuların belirgin deltaları oluşur. Fakat okyanus kıyılarında bu duruma rastlanmaz. Çünkü buralarda dalga ve akıntı etkisinin yanı sıra gel-git olayı da fazladır. Deltalar oldukça verimli alanlar olduğundan tarımsal üretimde büyük önem taşırlar. Türkiye’de en tipik örnekleri Çarşamba ve Bafra deltalarıdır. Bunların dışında Çukurova, Silifke, Gediz, Küçük ve Büyük Menderes deltaları da oldukça önemlidir.

Deltaların Gelişimi: Delta ovaları zamanla büyük gelişme gösterirler, özellikle taşınan alüvyon miktarının fazla, dalga ve gelgit etkisinin az olduğu yerlerde deltalar kısa zamanda büyük tarım arazilerine dönüşür.

Bilgi Notu: Akarsular taşıdıkları materyalleri denize ulaştıkları yerlerde biriktirerek delta ovalarını oluştururlar.

{ Add a Comment }

Akarsuların Oluşturduğu Aşınım (Aşındırma) Şekilleri

1) ÇAĞLAYAN VE DEV KAZANI: Akarsuların yatağı üzerinde bulunan basamaklara çağlayan veya çavlan adı verilir. Çağlayandan düşen sular döküldükleri yeri derine doğru aşındırırlar ve burada derin bir çukurluk oluşur. Bu çukurluğa dev kazanı adı verilir. Akarsulardan akan su miktarı ve çağlayanın yüksekliği, dev kazanının derinliği üzerinde etkilidir.

2) PERİBACASI: Volkanik faaliyetler esnasında çevreye hem tüfler hem de volkanın bacasından savrulan kaya parçaları yayılır. Tüfler oldukça kolay aşınabilen kayaçlardır. Ancak bunların içindeki volkanik malzemeler zor aşınır. Bitki örtüsünün bulunmadığı çıplak yamaçlarda sellenmelerin etkisiyle, tüfler kısa sürede aşınır ve ortadan kalkar. Ancak tüflerin içinde bulunan sert kayaçlar aşınıma engel olur. Bunun sonucunda şemsiye biçiminde tepecikler ortaya çıkar. Bu tepeciklere peribacası adı verilir. Türkiye’de Göreme ve Ürgüp yöresi (Nevşehir) bu oluşumların Dünyada en güzel örneklerinin bulunduğu alandır.

3) VADİLER: Akarsuyun içinden geçtiği, denize ve taban seviyesine doğru sürekli olarak alçalan oluğa vadi denir. Vadiler;

– Akarsu vadisinde yer alan kayaçların yapısına
– Yer şekillerinin özelliklerine
– Akarsuyun aşındırma gücüne göre farklı şekiller alırlar.

Bilgi Notu: Peribacalarının üzerindeki takkeler genellikle bazalt adı verilen sert volkanik kayaçlardan oluşmaktadır.

a) Çentik Vadi: Genellikle akarsuların yukarı çığırında görülen “V” harfi şeklinde dar ve derin vadilerdir. Tektonik bakımdan yükselmiş alanlarda da en başta çentik vadiler oluşur. Türkiye’nin yeni yükselmiş bir ülke olması nedeniyle en çok çentik şeklindeki vadiler görülür.

b) Boğaz Vadi: Genellikle dağlık alanları ikiye bölen dar ve derin vadilerdir. Tabanları yoktur. Yamaçlarında eğim çok fazla olup, akarsuların derine aşındırma gücü oldukça fazladır. Toros ve Kuzey Anadolu dağlarını aşan büyük akarsuların vadileri bu duruma örnektir.

c) Asimetrik Vadi: Farklı sertlik özelliğine sahip kayaçların sınırında akan akarsular, yumuşak yamacı kolayca aşındırırken, sert olan kayaçların bulunduğu yamaç daha dik kalır. Bu gibi vadilere asimetrik vadi adı verilir.

d) Kanyon Vadi: Sert ve yumuşak kayaçların alt alta sıralandığı alanlarda akarsu vadisi bu kayaçların özelliklerine göre şekillenir. Bu tip vadilerde yamaçlardaki sert tabakalar basamaklar oluşturur. Kanyon vadiler özellikle Akdeniz Bölgesinde kireçtaşlarının bulunduğu alanlarda yaygın olarak görülür. Göksu nehrinin vadisi bu durumun güzel bir örneğidir.

e) Geniş Tabanlı Vadi: Akarsuyun yatak eğiminin azaldığı aşağı kesimlerinde görülen ve yana aşındırmanın etkili olduğu vadilerdir. Bu tip vadiler zamanla akarsu boyu ovalarına dönüşür. Geniş yamaçlı vadilerin tabanında birikme hakimdir. Geniş tabanlı vadilerde akarsular menderesler çizerek akar.

4) KIRGIBAYIR (BADLANDS): Kırgıbayır kurak ve yarı kurak iklim bölgelerinde özellikle, bitki örtüsünden yoksun yamaçlarda, kil, kum ve tüf gibi kolayca ayrışabilen kayaçların bulunduğu arazilerde, küçük dere yataklarının araziyi parçalamasıyla oluşur. Kırgıbayırların bulunduğu alanlar parçalanmış, yarılmış bir görünüme sahiptir. Ülkemizde İç Anadolu Bölgesinde ve özellikle Ürgüp-Göreme çevresinde görülür.

5) PLATO VE AŞINIM YÜZEYİ: Akarsular tarafından derince yarılmış yüksek düzlüklere plato adı verilmektedir. Platolar aşınarak düzleşmiş arazilerin, tektonik olarak yükselmesi ile akarsuların yatağını yeniden derine doğru kazması sonucunda oluşurlar. Sonuç olarak, düz yüzey aşınarak parçalara ayrılır. Bu yüksek düzlük parçalarına plato adı verilir.

Aşınım yüzeyi uzun zaman boyunca taban düzeyine göre aşındırılarak oluşturulmuş geniş düzlüktür. Bu düzlükler tektonik hareketlerle yükselerek platolara dönüşürler.

{ Add a Comment }