Etiket: ali kuşçu

Ali Kuşçu Hakkında Kısa Bilgi

Ali Kuşçu ile İlgili Kısaca – Özet Bilgi (1403 – 1474):

Türk astronom, matematikçi, felsefeci ve dilbilimci. Gerçek adı Ali ibn Muhammed‘dir. Babası, Uluğ Bey‘in kuşçuluğunu yaptığı için bu adı almıştır. Semerkant’ta doğdu. Dönemin önde gelen bilginlerinden astronomi ve matematik dersleri aldı.

Eğitimini tamamladıktan sonra Uluğ Bey‘in yardımcısı olarak rasathaneye girdi. Uluğ Bey‘in öldürülmesi üzerine ayrılıp Akkoyunlu Sultanı Uzun Hasan‘ın yanına gitti. Daha sonra ise Fatih Sultan Mehmet‘in davetiyle İstanbul’a geldi ve Osmanlı Devleti’ne hizmet etmeye başladı. Ayasofya Medresesi’ne hoca ve idareci olarak girdi. Uzun yıllar İstanbul’da astronomi çalışmaları yürüttü. 1474 tarihinde İstanbul’da vefat etti.

Gençlik yıllarından itibaren yeteneğini gösteren Ali Kuşçu, daha Semerkant’ta iken astronomiyle ilgili ilk eserlerini kaleme almıştı. Olgunluk döneminde ise astronomi, matematik ve İslam felsefesi alanlarında çok sayıda eser verdi. Bu eserlerin konuları arasında yukarıda saydıklarımızın yanı sıra dilbilim, kimya ve fizik de vardır.

Ayrıca Ali Kuşçu, Osmanlı Devleti‘nin yükseliş dönemini temsil eden önemli bir bilgindir. Buhara-Semerkant taraflarındaki bilimsel gelişmeleri Anadolu’ya taşımada büyük emeği vardır.

{ Add a Comment }

Ali Kuşçu Kimdir – Hayatı – Eserleri

Ali Kuşçu İnsanlığa Nasıl Hizmet Etmiştir:

Büyük Türk Astronomi ve Matematik Bilgini Ali Kuşçu 15. yüzyılda yaşamış olan önemli bir astronomi ve matematik bilginidir. Babası Mehmet Bey Timur’un (1369-1405) torunu Uluğ Bey’in doğancıbaşısı idi. “Kuşçu” lakabı buradan gelmektedir.

Ali Kuşçu Semerkand’da doğmuş ve burada yetişmiştir. Burada bulunduğu sırada başta Uluğ Bey olmak üzere Kadızade-i Rumi (1337-1420) ve Gıyaseddün Cemşid el Kaşi (?-1429) gibi dönemin en önemli bilim adamlarından matematik ve astronomi dersleri almıştır.

Ali Kuşçu bir ara öğrenimini tamamlamak amacı ile Uluğ Bey’den habersiz Kirman’a gitmiş ve orada yazdığı Risale-i Hallü’l-Eşkali’l Kamer adlı ilk yapıtını, izinsiz gidişini bağışlatmak için Uluğ Bey’e sunmuş ve Uluğ Bey, bu risaleyi okuduktan sonra Ali Kuşçu’yu af ve takdir etmiştir.

Ali Kuşçu Semerkand’a dönüşünden sonra Semerkand gözlemevinin müdürü olan Kadızade-i Rumi’nin ölümü üzerine gözlemevinin başına geçmiş ve Zic-i Uluğ Bey adıyla bilinen büyük yıldız katalogu, Ali Kuşçu ile Uluğ Bey’in ortak çalışmalarının ürünü olmuştur. Ancak Uluğ Bey’in öldürülmesi (1449) üzerine Tebriz’e giderek Akkoyunlu Uzun Hasan‘a sığınır ve Osmanlıyla olan barış görüş-melerinde elçilik göreviyle İstanbul’a gönderilir.

Bir kültür merkezi oluşturmanın şartlarından birinin de bilim adamlarını bir araya getirmek olduğunu çok iyi bilen Fatih Sultan Mehmet, Ali Kuşçu’ya İstanbul’da kalmasını teklif eder.

Bu teklif üzerine Ali Kuşçu Tebriz’e dönerek elçilik görevini tamamlar ve tekrar İstanbul’a döner. İstanbul’a geri dönüşünde Ali Kuşçu, Fatih tarafından gönderilen elit bir heyet tarafından sınırda karşılanır ve İstanbul’da kendisi için bir karşılama töreni düzenlenir. Ali Kuşçu 200 altın maaş ile Ayasofya medresesine müderris olarak acınır. Ali Kuşçu bu medresede Molla San Lütfü, Kıvamettin Kasım ve Sinaneddin Yusuf gibi çok değerli öğrenciler yetiştirdi. Onun gelişiyle İstanbul medreselerinde matematik ve astronomi öğretimi canlılık kazandı.

Ali Kuşçu’nun astronomi ve matematik alanında yazdığı iki önemli eseri vardır.

  • Bunlardan ilki, Otlukbeli savaşı sırasında bitirilip zaferden sonra Fatih’e sunduğu Risaletü’l Fethiyye adını verdiği astronomi kitabıdır. Bu eser üç bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde gezegenlerin hareketlerinden bahsedilmekte, ikinci bölümde Yerin şekli ve yedi iklim anlatılmakta, son üçüncü bölümde ise Ali Kuşçu Yer’e ilişkin ölçüleri ve gezegenlerin uzaklıklarını vermektedir. Döneminde çok etkin olmuş eseri küçük bir el kitabı niteliğinde olup, yeni bulgular ortaya koymaktan çok, medreselerde astronomi öğrenimi yazılmıştır.
  • Ali Kuşçu’nun ikinci büyük eseri ise, Semerkand’da Farsça yazdığı Risale ül-Hisab‘ı adlı matematik kitabını, Fatih’e atfen Risaletü’l Muhammediyeyeni adıyla Arapça’ya çevirerek Fatih’sundu.

Fatih’in “bilgi güneşi” dediği Ali Kuşçu 18 Aralık 1474 de İstanbul’da vefat etti.

{ 1 Comment }

tuzla escort pendik escort kartal escort maltepe escort kacak iddaa canlı bahis siteleri bahis siteleri bahis siteleri online casino siteleri bahis siteleri canlı bahis siteleri