1xbet princessbet tempobet

Etiket: allah tarafından

Din Nedir – Din Neye Denir – Dinin Önemi

Din, İçtimaî (sosyal) bir müessesedir. Târihî, insanlık târihine eşittir. Yani yeryüzünde insan varolalıberi din de varolagelmiştir. Târihin hiçbir devrinde, hiçbir çağında cemiyetler milletler topyekûn dinsiz olmamışlardır. Dün olduğu gibi bugün de dünyanın hiçbir yerinde dinsiz bir millet yoktur. Her milletin kendine göre hak olsun, bâtıl olsun bir dîni vardır.

Bu bir içtimâi gerçektir. Zira: İnsan düşünen, muhâkeme eden, gördükleri, işittikleri arasında münâsebetler kurarak, onlardan birer netice çıkaran akıl, zekâ, irâde sahibi bir varlıktır. İşte bundan ötürüdür ki, kâinata, hayvanlar gibi bakmaz. Kâinatta olan şeylerin niçin olduklarını, neden olduklarını araştırır, onların aslını, esasını öğrenmek, zihninde beliren soruları cevaplamak, böylece kalbini, vicdanını tatmin etmek ister.

İnsan akıl, zekâ, muhakeme, irade, idrak gibi meleklerle donanmış ve böylece manen diğer yaratıklardan üstün ve kuvvetli olmasına rağmen, maddî gücü çok sınırlıdır, kâinatta çoğu zaman böyle hâdiseler geçer ki, onlara karşı koymak, yaklaşan ve kendisini tehdit eden bu hâdiseleri durdurmak bakımından bu sınırlı gücü sıfıra bile düşer. İşte bu halde insan, gücü kudreti sonsuz, aynı zamanda rahmeti, merhameti sonsuz bir yaratıcıya inanmak, O’nun rahmetine, şefkatine sığınmak yahut rahmetsiz, şefkatsiz bir varlığın gazabını dindirmek suretiyle uğrayacağı belâ ve musibetlerden kurtulmak, emin olmak ihtiyacını duymuştur. İşte bu sebepledir ki bugün, dünyayı dolduran medeni, gayri medenî birçok milletler, ilmin ve teknolojinin büyük bir hızla geliştiği çağımızda bile halen din namına bir takım akıl dışı, mantık dışı inanışların arkasından gitmektedirler ve bu uğurda canlarını bile vermekten çekinmemektedirler.

Bu içtimai gerçek karşısında felsefeciler, içtimaiyet (sosyoloji) âlimleri gibi düşünürler (mütefekkirler), dinin ne olduğunu belirtmek istemişler, onların herbiri kendi açılarından dini tarif etmek istemişlerdir. Biz burada onların din hakkındaki düşüncelerini ele almayacağız ve esasen buna lüzum ve ihtiyaç da yoktur. Biz burada, müslüman olmamız dolayısıyla, İslâm dinini ele alacağız ve İslâmî görüşe göre dini tarif edeceğiz.

Lûgatta (sözlükte) din, emirlere, kanunlara baş eğmek (itaat), ceza ve karşılık, usûl, adet, yol manalarına gelir.

İslami terime göre ise din; insana insanlığını öğretmek, Allah’ı tanıtmak, insanı önce şu yeryüzünde insanlık, vekar ve haysiyetine yaraşır bir hayata ulaştırmak, dünya nimetlerinden  bir ölçü dahilinde gereği kadar faydalandırmak, insanlarla barış halinde bulundurmak iyi münasebetler kurdurarak iyi geçindirmek ve Âhiret’de de ölümsüz, mes’ud bir hayat sürmesini sağlamak için, Allah tarafından, melek vasıtasiyle, Peygamberlere vahyedilen bir nizam, bir düzen, bir kanundur.

Demek oluyor ki: Bir nizamın, bir düzenin, bir kanunun din olabilmesi için,

1) O nizamın, o kanunun Allah tarafından ortaya konulması,
2) Bir melek vasıtasıyla Peygamberlere vahiy edilmesi gerekmektedir. Ve yine şu tarife göre, bir nizamın, bir kanunun din olabilmesi için o nizamın,

  • Allah inancına,
  • Melek inancına,
  • Vahiy ve Kitap inancına,
  • Peygamber inancına,
  • Âhiret inancına.
  • Her şeyin (hayır ve şerrin) Allah’ın irade ve kudretiyle olduğu inancına dayanması zorunlu bulunmaktadır.

Bu inançlardan hepsine birden dayanmayan bir düzene, bir kanuna din denilemez.

{ Add a Comment }

İslam’da Bilginin Kaynakları Nelerdir

1) AKIL: İnsanı diğer canlılardan ayıran en temel özelliği akıllı bir varlık olmasıdır. Bu sayede insan okuyup öğrenir, doğayı ve çevreyi gözlemler; araştırma ve incelemeler yaparak yeni bilgiler edinir. Aynı şekilde insan; aklıyla iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan, faydalı olanı zararlıdan ayırt eder. İradesiyle de bunlar arasında seçim yapar, iyi ya da kötüye yönelir. İslam dini akla büyük bir önem verir. Aklı, doğru bilgi edinmenin kaynaklarından biri olarak görür. Kur’an-ı Kerim’de düşünmeyi, aklı kullanmayı konu alan pek çok ayet yer alır. Örneğin bunlardan birinde, “Allah size böylece ayetlerini açıklar ki düşünüp hakikati anlayasınız.” buyrulur.

2) VAHİY: Dinî bir terim olarak ise Yüce Allah tarafından peygamberlere bildirilen emir, yasak, öğüt ve haberlerin tümüne vahiy denir. Yüce Allah, vahiy yoluyla insanları pek çok konuda bilgilendirmiştir. Örneğin bizler Allah’ın varlığını, birliğini ve niteliklerini kutsal kitaplardan öğreniriz. Meleklerin ve cinlerin varlığını, ahiret hayatını, cennet ve cehennemi, dinî sorumluluklarımızın neler olduğunu da bize bildiren vahiydir. Aynı şekilde vahiy; namaz kılmanın, oruç tutmanın, zekât vermenin, hacca gitmenin farz olduğunu haber verir. Evren ve evrendeki bütün varlıkların Yüce Allah tarafından yaratıldığını belirtir.

DUYULAR: Beden ve ruh sağlığı yerinde olan her insan, bu duyular vasıtasıyla da bilgi edinir. Örneğin insan görerek varlıkların rengi, şekli ve niceliğini kavrar, işitme duyusu sayesinde başkalarını duyar, onlara cevap verir, sesleri hafızasına kaydeder. Hangi sesin neye ya da kime ait olduğunu bilir. Dokunarak bir nesnenin sert, yumuşak ya da akışkan olup olmadığını anlar. Koklama duyusu sayesinde pek çok varlığı birbirinden ayırt eder. Aynı şekilde tat alma duyusu da özellikle yenilip içilebilen şeyler hakkında insanın bilgi edinmesini sağlar.

{ Add a Comment }

tuzla escort pendik escort kartal escort maltepe escort kacak iddaa canlı bahis siteleri bahis siteleri bahis siteleri online casino siteleri bahis siteleri canlı bahis siteleri kacak iddaa canlı bahis siteleri bahis siteleri bahis siteleri online casino siteleri bahis siteleri canlı bahis siteleri