Geçmişten Günümüze Felsefenin Fonksiyonları:

Felsefe, eski çağlardan beri varlık, doğa, bilgi ruh, yaşam ve insan üzerinde düşünmüş, bu konular da akla takılan soruları cevaplandırma amacı içinde oluşmuştur. Bundan dolayı, felsefenin tarih içinde bir devamlılığı vardır ve uygarlık tarihinde hayli etkili olmuştur.

Felsefe, insanların ve toplumların yaşamlarında önemli bir takım işlevler gerçekleştirmiştir. Bu işlevler şöyle sıralanabilir:

  1. Felsefe bütün bir Ortaçağ boyunca dine ve dinsel düşünceye hizmet etmiştir; yani, felsefe, inancın şekillenmesinde ve temellenmesinde çok etkili olmuştur. Bu durum, hem Hıristiyanlık hem de İslâmiyet için geçerlidir.
  1. Hazırlanmasında ve yazılmasında filozofların düşüncelerinden yararlanılmıştır. Fransız devrimi ve Bolşevik devrimi gibi büyük siyasal hareketlerin temelinde filozofların görüşleri vardır.
  1. Felsefenin toplumsal düzeydeki bir başka işlevi de, onun bir yönetim biçimi olarak demokrasinin gelişmesine ve işleyişine katkıda bulunmasıdır.
  1. Felsefe, insanlara bağnaz olmamayı, ön yargısız ve hoş görülü olabilmeyi kazandırır. İnsanlarda bu temel alışkanlıkları ve erdemleri geliştirir.
  1. Felsefe, insanın bu dünyadaki varoluşunu anlamlandırabilmesine geliştirebilmesine yardımcı olur. Yaşamla ilgili ilkelerin sorgulanmalarına zemin hazırlar. Böylece insan her şeyi olduğu gibi kabul etmek yerine, daha iyiye ulaşabilmek için tüm var olanları irdeleme olanağı elde eder.
  1. Felsefe, insana birçok konuda doğru ve açık düşünebilmeyi öğretir. Felsefi düşüncenin yöntemleri insana hemen her konuda akıl yürütebilmesi için gerekli temelleri sağlar.
  1. Felsefe henüz bilinmeyen konular üzerinde düşünmemizi sağlayarak, dünya görüşümüzü genişletir.
  1. Felsefe ürettiği sorularla bilime yardımcı olur ve bilimleri peşinden sürükler; çünkü bilimlerin verilerini deney dışında yorumlar; böylece bilimlere, yeni bilim alanları, yeni ufuklar açar.
  1. Felsefe sayesinde binlerce yıldan beri ortaya konulan fikir ve düşünceleri, bu düşünceleri yansıtan kavramları tanıma olanağı ortaya çıkar.
  1. Felsefe insana mutluluk ya da haz verir. İnsan, gerçek amacına yalnızca maddi tatminlerle ulaşamaz. O, gerçek amacına ruhsal ihtiyaçlarını karşıladığı zaman ulaşabilir. İnsanın ruhsal ihtiyaçlarının başında ise merakını giderme, öğrenme, evreni tanıma, kendisini anlama, şu dünyada geçen yaşamını anlamlandırma isteği vardır. Bu isteği ise yalnızca felsefe karşılayabilir.