Kur’an-ı Kerim ayetlerinin bir kısmı açık ve anlaşılır nitelikte olup Bu türden ayetleri her Müslüman kişi okuyup kolayca kavrayabilmektedir. Fakat kutsal kitabımızdaki kelamların bir kısmı da kapalı veya mecazlı anlamlar içermektedir. Bu türden ayetlerin taşıdığı manaların tam ve doğru bir şekilde anlaşılabilmesi açısından, yorumlanması bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır. Ayrıca Kur’an evrensel bir kitap olarak tüm âleme indirilmiştir. Bütün bu sebepler, Müslümanları İslam’ın daha ilk devirlerinden başlayarak Kur’an’ı anlamak ve yorumlamak için uğraşlar vermeye yöneltmiştir. Böylece tefsir ilmi ortaya çıkmıştır. Tefsir, Kur’an-ı Kerim’in açıklanması ve yorumlanmasını ele alan bilim dalı olarak tanımlanabilir. Bu ilimle uğraşan kişilere ise müfessir adı verilir.

Kur’an-ı Kerim’in doğru olarak anlaşılıp yorumlanabilmesi için üzerinde durulması gereken bazı ilkeler vardır. Bunların önde gelenlerini şöyle sıralayabiliriz:

  • Müfessir olabilmek yani tefsirle uğraşabilmek için Kur’an’ın indirildiği dili yani Arapça’yı çok iyi bilinmek gereklidir.
  • Kur’an-ı Kerim’in indirildiği devrin sosyal, kültürel, coğrafi ve ekonomik bütün koşulları iyi bilinmelidir.
  • Başta hadis olmak üzere akait, fıkıh, kelam, İslam tarihi tarzındaki ilimler hakkında mutlaka bilgi sahibi olunmalıdır.
  • Kur’an’da kâinatın yaratılışı, gezegenlerin yaptığı hareketler, doğada yaşanan olayların ortaya çıkışı, varlıkların yapısal durumu vb. bilimsel hakikatlere dikkat çeken ayetler de mevcuttur. Bundan dolayı bu tür ayetlerin doğru anlaşılıp yorumlanabilmesi amacıyla da pozitif bilimler konusunda yeterli bilgi sahibi olunması gereklidir.