Etiket: antlaşma

Paris Antlaşmasının Önemi (1856)

Paris Antlaşmasının Avrupa İçin Önemi:

Rusya tarafından bozulan uluslararası dengenin yeniden, kurulması sağlanmıştır.

İngiltere: Akdeniz ve Hindistan’a giden ticaret yollarını güvence altına aldı. Özellikle Karadeniz’de Rus donanmasının olmaması İngiltere için, değerli bir garanti oldu.

Fransa: İngiltere gibi ekonomik çıkarlar elde etti. Doğu Akdeniz’de etkinliğini artırma fırsatı buldu.

Piyemonte: İtalya Birliği konusunu Avrupa siyasetinin gündem maddelerinden biri haline getirmeyi sağladı.

Rusya: Yenilmesine rağmen kabul edilen maddelerden fazla zarar görmeyerek güçlü bir devlet olduğunu göstermiş oldu. Osmanlı Devleti konusunu ileri bir döneme erteledi.

Osmanlı Devleti İçin Önemi: Rus tehlikesinden bir süreliğine uzaklaşılmış oldu. Devletler hak ve hukuktan faydalanma imkânı elde etti. Ancak devletin anlamıyla bir iç sorunu olan Islahat Fermanı’na antlaşma metninde yer verilmesi, sonraki yıllarda iç işlerine karışılmasına zemin hazırladı.

{ Add a Comment }

4. Mehmet Dönemi Osmanlı – Rusya İlişkileri

IV.Mehmet Dönemi Osmanlı Devleti’nin Rusya Siyaseti:

1676 – 1681- Osmanlı – Rus Savaşı, Rus Çarlığı ile yapılan ilk büyük savaştır. Rusya, Osmanlı Devleti’nin himayesindeki Özi Kazaklarına saldırınca Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa sefere çıktı. 1678 yılında Çehrin Kalesi‘ni aldı. Beş yıllık savaş sonucunda henüz güçlenemeyen Rus Çarlığı yenilgi aldı. Rusların isteğiyle 1681. yılında Bahçesaray (Çehrin) Antlaşması imzalandı.

Bahçesaray Çehrin Antlaşması’na göre;

  • Kiev, Ruslarda kalmaya devam etti.
  • Özi (Dinyeper) Nehri iki devlet arasında sınır oldu.

Bahçesaray (Çehrin) Antlaşması ilk Osmanlı – Rusya antlaşması olması yönüyle önemlidir.

{ Add a Comment }

4. Mehmet Dönemi Osmanlı – Lehistan İlişkileri

IV.Mehmet Dönemi Osmanlı Devleti’nin Lehistan Siyaseti:

IV.Mehmet döneminde 1672 yılında Lehlilerin Ukrayna Kazaklarına saldırmaları üzerine padişah ve Fazıl Ahmet Paşa‘nın komuta ettikleri Osmanlı Ordusu Lehistan içlerine kadar ilerledi. Zor durumda kalan Lehistan barış istedi. 1672 tarihinde Bucaş Antlaşması imzalandı. Bucaş Antlaşması’na göre;

  • Podolya arazisi Osmanlıya bırakıldı.
  • Yılda 22.000 altın Osmanlıya vergi verilecekti.

Fakat Lehistan Diyet Meclisi vergi maddesini kabul etmeyince savaşlar dört yıl daha, devam etmiştir. 1676 da Bucaş Antlaşması’na yergi maddesi değiştirilerek savaşlar sona erdirilmiştir.

Bucaş Antlaşması Osmanlı Devleti’nin batıda toprak kazandığı en son antlaşma olmuştur. Batıda en geniş sınırlara ulaşılmıştır.

{ Add a Comment }

2. Mustafa Dönemi Önemli – Siyasi Olayları

II. Mustafa Dönemi (1695-1703):

II. Mustafa döneminde Avusturya savaşları devam etmiş ve Zenta Savaşı’nda ağır bir yenilgi alınmıştır.

Zenta Bozgunu’ndan sonra, padişah savaşa devam etmek istemiş, ancak; devlet adamlarının karşı çıkması üzerine anlaşma istenmiştir. Osmanlının anlaşma isteği üzerine Kutsal İttifak devletleriyle Karlofça Antlaşması imzalanmıştır. (1699) Karlofça Antlaşması’na göre;

  • Banat ve Temeşvar toprakları dışında bütün Macaristan Avusturya’ya
  • Ukrayna ve Podolya Lehistan’a
  • Mora Yanmadası ve Dalmaçya kıyıları Venedik’e bırakılmıştır.
  • Antlaşma yirmibeş yıl yürürlükte kalacak ve Avusturya’nın garantörlüğünde olacaktı.

Kutsal İttifak üyesi olan Rusya ile daha sonra İstanbul Antlaşması imzalanmıştır. Bu antlaşmaya göre;

  • Azak Kalesi Rusya’ya bırakılmıştır. Böylece Rusya Karadeniz’de ilk kez üs elde etmiştir.
  • Rusya’nın İstanbul’da sürekli elçi bulundurması kabul edilmiştir. Ayrıca Rus Ortodoksların Kudüs’ü ziyaret etmeleri onaylanmıştır.
  • Karlofça Antlaşması ile Osmanlı Devleti Avrupa’da ilk defa toprak kaybetmiş, Gerileme Dönemine girmiştir.
  • Osmanlı Devleti’ne karşı kurulan Kutsal İttifak amacına ulaşmış, Osmanlı toprakları ilk defa devletlerarası bir anlaşmayla paylaşılmıştır.
  • Karlofça Antlaşmasının imzalanmasında İngiltere ve Hollanda arabuluculuk yapmış, bu nedenle Osmanlı Devleti dış siyasette büyük bir prestij kaybına uğramıştır.
  • Karlofça, Osmanlı Devleti’nin bundan sonra sık sık imzalamak durumunda kalacağı, ağır şartlar taşıyan antlaşmaların ilki olmuştur.

Karlofça gibi ağır bir antlaşmanın yapılması, Osmanlı Devleti’ni sarsmış, Padişah II. Mustafa devlet yönetiminde Şeyhülislam Feyzullah Efendi’nin etkisinde kalmış, kendisi Edirne’ye çekilerek av ve eğlenceye dalmıştır.

Şeyhülislamın devlet işlerine karışması ve keyfi bir yönetim kurmak istemesi, zaten bozgunların getirdiği tepkileri iyice arttırmış ve bir ayaklanma sonucu şeyhülislam öldürülmüş, Padişah II. Mustafa da tahttan indirilmiştir. Bu ayaklanmaya Edirne Olayı denilir. (1703)

{ Add a Comment }

4. Mehmet Dönemi Önemli – Siyasi Olayları

IV. Mehmet Dönemi (1648-1687):

Osmanlı padişahları içinde en küçük yaşta başa geçen IV. Mehmet’in ilk zamanlan, büyükannesi Kösem Sultan’ın etkinliğinde geçti. Ancak, devletin durumunun iyice kötüleşmesi, tamamen çıkarların ön plana çıkması ve her türlü yolsuzluğun yaygınlaşması karşısında, Kösem Sultan’a tepkiler artmıştır.

Bu durum üzerine IV. Mehmet’in annesi Turhan Sultan, Kösem Sultan’ı öldürterek kontrolü kendi eline almıştır. Turhan Sultan, geri plana çekilerek Tarhuncu Ahmet Paşa’yı sadrazamlığa getirmiş, işlerin düzelmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması amacıyla tam yetki vermiştir.

  • Tarhuncu Ahmet Paşa, saray giderlerini kısmış, gelir gider dengesini kurarak, Osmanlı tarihinin ilk tahmini bütçesini yapmıştır. Vergilerin düzenli toplanmasını sağlamaya ve devletin imkânlarının şahıslarca kullanılmasını engellemeye çalışan Tarhuncu, entrikalar sonucu azledilerek idam edilmiştir.

Kendilerine dağıtılan paraların ayarının düşük olduğunu öne sürerek ayaklanan Yeniçeriler, saraydan bazı devlet adamlarının kendilerine teslim edilmesini istemiştir.

Otuz kadar devlet adamının Sultanahmet Meydanında çınar ağaçlarına asılarak idam edilmesiyle sonuçlanan bu olaya “Çınar Olayı” ya da “Vakay-i Vakvakiye” denilmiştir. Bu olay, devletin otoritesinin kalmadığının ve Yeniçerilerin devlet için ne kadar tehlikeli hale geldiğinin kanıtıdır.

Devletin içinde bulunduğu bu kötü durum üzerine bu defa da Köprülü Mehmet Paşa’ya saraydan sadrazamlık teklif edilmiştir. Köprülü, sadrazamlığı kabul ederken bazı şartlar ileri sürmüştür. Böylece Osmanlı tarihinde ilk defa şartlı olarak görev kabul eden Sadrazam olan Köprülü, saraydan;

  • İşlerine karışılmamasına
  • Hakkında bir şikâyet olursa, önce kendi ifadesine başvurulmasını,
  • Haksız ve sebepsiz yere görevden alınmamasını istemiştir.

İleri sürdüğü şartları saray tarafından kabul edilen Köprülü Mehmet Paşa, baskı ve şiddet uygulayarak ayaklanmaları bastırmış, sarayın ve devletin harcamalarını kısarak düzenlemeler yapmış ve ekonomide iyileşme sağlamış, savaşlardan kaçan askerleri yakalatarak cezalandırmıştır.

  • Köprülü Mehmet Paşa’nın bu etkinlikleri, baskı ve şiddete dayalı olması bakımından, IV. Murat döneminde yapılan ıslahatlara benzemektedir.

Bu dönemin olaylarından biri de Venediklilerle savaşların sürdürülmesidir.

1.İbrahim zamanında başlatılan Girit kuşatması devam ettirilmiş, Çanakkale Boğazı’nı abluka altına alan Venedikliler buradan uzaklaştırılmıştır.

  • Bu dönemde çıkan ayaklanmaların en önemlisi olan Abaza Haşan Paşa Ayaklanması bastırılmış, eyalet yöneticilerine gözdağı verilmiştir. Köprülü Mehmet Paşa’nın isteği üzerine sadrazamlığa oğlu Fazıl Ahmet Paşa getirilmiş, daha sonra Köprülü ailesinden bazı kişiler de sadrazam yapılmış, bu nedenle bu döneme Köprülüler Dönemi denilmiştir.

Köprülü Mehmet Paşa’nın son zamanlarında Avusturya ile ilişkiler bozulmuş, Avusturya Osmanlı toprağı olan Erdel’e karıştığı ve saldırılarda bulunduğu için Fazıl Ahmet Paşa ilk iş olarak Avusturya üzerine sefere çıkmıştır.

Bu sefer sonucunda Uyvar Kalesi alınmış, yapılan savaşlarda iki taraf büyük kayıplar verdiği için Vasvar Antlaşması (1664) yapılarak savaşlara son verilmiştir. Bu antlaşmaya göre;

  • Uyvar Kalesi Osmanlılarda kalacak,
  • Avusturya, Erdel işlerine karışmayacak ve Osmanlı toprağı olduğunu kabul edecek
  • Avusturya savaş tazminatı ödeyecekti.
  • Yapılan savaşlarda tam üstünlük sağlanamamış olmasına rağmen, diplomatik bir başarı sayılan bu antlaşma, Avrupa’nın hala Osmanlıdan çekindiğini gösterir.

Bu dönemde, daha önceden devam eden Girit kuşatması fetih ile sonuçlanmıştır. (1669)

Girit’in alınması ile Kandiye merkez yapılmış ve burası bir eyalet olarak Osmanlı Devleti’ne bağlanmıştır. Girit Adası’nın fethi, Akdeniz’in güvenliği ve kontrolü açısından Osmanlı Devleti’ne bir üstünlük sağlamıştır.

IV.Mehmet, Osmanlı Devleti’ne bağlı olan Ukrayna’nın Lehistan tarafından işgal edilmesi üzerine Sadrazam Fazıl Ahmet Paşa ile birlikte kendisi de sefere çıkmıştır.

Bu sefer üzerine Lehistan barış istemiş ve Bucaş Antlaşması (1672) imzalanmıştır. Lehistan ile imzalanan Bucaş Antlaşması’na göre;

  • Ukrayna, Osmanlılara bağlı kalacak,
  • Podolya Osmanlı Devleti’ne bırakılacak,
  • Lehistan, vergi ödeyecekti.

Bu antlaşma Lehistan tarafından çiğnenmeye çalışılınca savaşlar yeniden başladı. Bu defa da Zoravno Antlaşması (1676) yapılmış, bu antlaşma ile daha önce imzalanan Bucaş Antlaşması pekiştirilmiştir.

  • Bucaş Antlaşması, Osmanlı Devleti’nin Batı’da en geniş sınırlara ulaşmasını sağlamıştır.

Fazıl Ahmet Paşa’dan sonra sadrazamlığa, yine Köprülü ailesinden Merzifonlu Kara Mustafa Paşa getirilmiştir.

Bu dönemde Ruslar, Ukrayna üzerine saldırmaya başlayınca, Ukrayna seferine çıkılmış, Rusların elinden Çehrin Kalesi alınmıştır. Bu gelişme üzerine barış isteyen Ruslarla Bahçesaray Antlaşması yapılmıştır.

Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, bazı devlet adamlarının karşı çıkmasına rağmen Viyana Seferi’ne çıkmış ve Viyana’yı kuşatmıştır. (1683) Avusturya’nın merkezi olan Viyana’nın Türkler tarafından kuşatılması, Avrupa’da bir panik yaratmış ve bazı devletler Avusturya’nın yardımına koşmuştur.

Viyana’yı ele geçirerek, devletin yeniden eski günlerine döneceği hesaplarını yapan ve bu sayede kendi şöhretini de arttıracağını düşünen Merzifonlu, yeterli hazırlıkları yapmadan kuşatmayı başlatmıştır. Orduda başlayan disiplinsizliklere, Kırım Hanlığının kuvvetlerinin çekilmesi de eklenmiş, Lehistan Avusturya’ya yardıma gelmiş, ancak bütün bu olumsuzluklara rağmen Viyana düşmek üzereyken, yapılacak son hücum öncesi Merzifonlu şehirde yağmayı yasakladığı için Yeniçeriler isteksiz davranmış ve kuşatma bozgunla sonuçlanmıştır.

  • Viyana Kuşatması “1683 Viyana Bozgunu” olarak geçmiş, Sakarya Meydan Savaşı’na (1922) kadar devam eden bir geri çekilme süreci başlamıştır. 1683 Viyana Bozgunu sonucunda;
  • Avrupalılar, Osmanlı Devleti’nin artık eski gücünü kaybettiğini görmüş, Osmanlıyı yenebileceklerini anlamışlar
  • Cesaretlenen Avrupa Devletleri, Osmanlı Devleti’ne karşı bir araya gelerek “Kutsal lttifak”ı oluşturmuşlar
  • Avusturya’nın liderliğini yaptığı Kutsal İttifak’a, Venedik, Lehistan, Malta ve Rusya katılmış, bu devletler hep birlikte Osmanlı Devleti’ne karşı saldırıya geçmiştir.
  • Bu saldırılar karşısında toprak kaybetmeye başlayan Osmanlı Devleti Gerileme Dönemine girmiştir.
  • Bu bozgun üzerine Merzifonlu, görevinden azledilerek idam edilmiştir.

{ Add a Comment }

1. Ahmet Dönemi Önemli – Siyasi Olayları

I. Ahmet Dönemi (1603-1617):

I. Ahmet hükümdarlığının ilk yıllarında Avusturya ile yapılan savaşlarla uğraştı. III. Murat döneminden beri devam eden savaşlar, bu dönemde yapılan Zitvatoruk Antlaşmasıyla (1606) sonuçlandı. Bu antlaşmaya göre;

  • Eğri, Kanije, Estergon Kaleleri Osmanlılarda kalacak
  • Avusturya, ödemekte olduğu yıllık vergiyi bundan sonra ödemeyecek
  • Avusturya kralı protokolde Osmanlı padişahı ile eşit olacaktı.
  • Böylece, Avusturya karşısında Kanuni’den beri devam etmekte olan Osmanlı üstünlüğü sona ermiştir.

I. Ahmet zamanının bir diğer önemli olayı da, İran ile yapılan Nasuh Paşa Antlaşmasıdır. (1612) Bu antlaşmaya göre;

  • Daha önce Ferhat Paşa Antlaşmasıyla İran’dan alınan yerler (Azerbaycan, Gürcistan, Dağıstan) geri verilmiştir.
  • Buna karşılık İran, her yıl iki yüz deve yükü ipek vermeyi kabul etmiştir.
  • Ahmet döneminin önemli olaylarından biri de ilk ciddi Celali İsyanları’nın çıkmasıdır.
  • Osmanlı Devleti’nin ekonomisinin bozulması,
  • Tımar dağıtımında adaletsizlik ve bu sistemin bozulması,
  • Savaşların ağır yükü altında köylünün ezilmesi
  • Maaşlı asker sayısının artması ve maaş alamayan askerlerin haraç almaya başlamaları, bu isyanların çıkmasının nedenleridir.

Anadolu’da ilk isyan Yavuz döneminde Bozoklu Celal tarafından çıkartılmıştır. Özellikle Sadrazam Kuyucu Murat Paşa baskı ve şiddet uygulayarak bu ayaklanmaları bastırmış, ancak hâzineden önemli bir harcama yapılmış, tımar sistemine zarar vermiştir.

  • Ahmet, Osmanlı Devleti’nin saltanat sisteminde değişiklikler yapmıştır.

Ekber ve Erşed Kanunu’nu çıkartarak, bundan böyle Osmanlı hanedanının en yaşlı ve aklı başında olan üyesinin padişah olması uygulamasını başlatmıştır.

Taht kavgalarının ve kardeş öldürmelerinin önüne geçmek amacıyla çıkartılan bu kanun ve uygulama ile istenilen sonuç alınamamış, devletin başına bazen çocuk yaşta, bazen akli dengesi yerinde olmayan kişilerin geçmesine neden olmuştur.

Yapılan bir diğer uygulama da şehzadelerin sancaklara gönderilme uygulamasına son verilmiştir. Bu uygulama şehzadelerin yönetim deneyimi kazanma şansını ortadan kaldırmıştır. Şehzadelerin saray içinde kapalı tutuldukları kafes sistemi benimsenmiştir.

{ Add a Comment }

tuzla escort pendik escort kartal escort maltepe escort kacak iddaa canlı bahis siteleri bahis siteleri bahis siteleri online casino siteleri bahis siteleri canlı bahis siteleri