Etiket: avrupa

Fransız İhtilaline Tepkiler – Fransız Devrimine Tepkiler

Fransız İhtilali Karşısındaki Tepkiler:

Fransa’da İhtilal sonucu yaşanan gelişmeler, özellikle Avrupa’da imparatorlukları ve mutlak krallıkları endişelendirmiştir. Avrupa’nın monarşik devletleri (Avusturya, Prusya, Rusya gibi), Fransa’da ihtilal sonrası kurulan yeni yönetimi tanımadılar. Fransa’da Napolyon’un yönetime gelmesi ile birlikte yeni bir dönem başlamış, yayılmacı bir siyaset izleyen Napolyon, Avrupa’yı ele geçirmeye çalışmıştır.

Bu durum Fransa’ya karşı Avrupa’da milli duyguların ön plana çıkmasına ve Napolyon’un yenilmesine neden olmuştur. Avrupa devletleri Fransa’ya karşı ortak hareket etmek ve Napolyon’un bozduğu Avrupa sınırlarını yeniden belirlemek amacıyla Viyana Kongresi’ni toplamışlardır. (1815)

Viyana Kongresi’nde Avrupa’nın siyasi haritası yeniden çizilmiş, bozulan sınırların düzenlendiği, krallıkların durumlarını gözden geçirdiği bu döneme “Restorasyon (Yeniden Yapılanma) Dönemi” denilmiştir.

{ Add a Comment }

Abdülaziz’in Avrupa Seyahati ve Yaptığı Islahatlar

Abdülaziz’in Avrupa Gezisi – Yaptığı Yenilikler:

1861 yılında kardeşi Sultan Abdülmecit‘in vefatı üzerine; 31 yaşında Osmanlı tahtına çıkmıştır. Sultan Abdülaziz ülke içi ve dışıyla sık resmi temaslarda bulunmuş ileri görüşlü bir padişahtır.

Avrupa seyahatine çıkan ilk Osmanlı padişahıdır. Bu seyahatteki amacı Osmanlı Devleti‘nin içine kapanık bir ülke olmadığını, hürriyet fikirlerinin Osmanlı Devleti’nde de ilerlediğini Avrupalı devletlere göstermek ve Rusya’ya karşı onların desteğini almaktır. Abdülaziz döneminde;

  • Osmanlı donanması yenilenmiş ve dünyanın sayılı filoları arasına girmiştir.
  • Osmanlı askerlerine döneminin son model top ve tüfekleri sağlanmıştır.
  • Posta pulu ilk kez onun zamanında dolaşıma girmiştir.
  • Eğitime önem veren Abdülaziz, yeni liseler açmış, madencilik ve tıp okullarının temellerini atmıştır.
  • Beylerbeyi ve Çırağan Sarayları inşa ettirilmiştir.

Sultan Abdülaziz’in yukarıdaki ıslahatlarını gerçekleştirmesinde Avrupa seyahatinin büyük etkisi olmuştur. Çünkü bu gezi sırasında Batı’nın gerisinde kalındığı bizzat padişah tarafından görülmüştür.

Sultan Abdülaziz döneminde de Balkanlardaki bağımsızlık isteyen azınlıkların isyanları devam etmiştir. Özellikle Rusya’nın kışkırtmalarıyla Bosna, Hersek, Bulgaristan, Sırbistan ve Karadağ’da isyanlar çıkmıştır.

{ Add a Comment }

2. Mahmut Dönemi Islahatları (1808–1839)

II.Mahmut Dönemi Yenilikleri – Maddeler Halinde:

a.Askeri Islahatlar:

  • Sekban-ı Cedit birlikleri oluşturulmuştur. Girişim Yeniçerilerin isyanı nedeniyle sonuçsuz kalmıştır.
  • Mahmut tarafından kurulan Avrupa tarzındaki ikinci ordu Eşkinci Ocağı’dır. Yeniçerilerin bu girişime de karşı çıkması II. Mahmut’u harekete geçirmiş,
  • 1826’da Yeniçeri Ocağı kapatılmıştır.
  • Yeniçeri Ocağı’nın yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye adıyla Avrupa tarzında yeni bir ordu oluşturulmuştur.
  • Zamanla ortadan kalkan eyalet askerlerinin yerine Redif Birlikleri kurulmuştur.

b.İdari Islahatlar:

  • Divan-ı Hümayun kaldırılmış, yerine nezaretler (bakanlıklar) kurulmuştur.
  • Devlet memurları hariciye (dışişleri) ve dahiliye (içişleri) şeklinde ayrılmıştır.
  • Yönetim işleriyle ilgili Dar-ı Şura-yı Bab-ı Ali, askerlik işleriyle ilgili Dar-ı Şura-yı Askeri, hukuki işlerle ilgili de Meclis-i Vala-yı Ahkam-ı Adliye kurulmuştur.
  • Müsadere uygulamasına son verilmiştir.
  • Dirlik sistemi kaldırılmış, devlet memurlarına toprak verilmesi yerine maaş verilmeye başlanmıştır.
  • Memurlara rütbe ve nişan dağıtılmaya başlanmıştır.
  • Ayanlık kaldırılmış, iller merkeze bağlanmıştır.
  • Muhtarlık teşkilatları kurulmuştur.
  • Posta teşkilatı kurulmuştur.
  • Karantina uygulaması başlatılmıştır.
  • Yurtdışına çıkışlarda pasaport uygulaması başlatılmıştır.
  • Askeri amaçlı olarak nüfus sayımı yapılmıştır.
  • Devlet memurlarının fes, pantolon ve ceket giymesi zorunlu hale getirilmiştir.
  • Devlet dairelerine padişahın resmi asılmaya başlanmıştır.

c.Eğitim ve Kültür Islahatları:

  • Klasik eğitim kurumu olan medreselerin yanında Avrupa tarzı okullar açılmıştır.
  • İlköğretim zorunlu hale getirilmiştir.

Avrupa tarzında okullar açılmasına karşın halkın tepkisinden çekinildiğinden medreseler kaldırılmamıştır.

  • Devlet memuru yetiştirilmesi için Mekteb-i Maarif-i Adliye kurulmuş, ayrıca Mekteb-i Tıbbiye ve Mekteb-i Harbiye açılmıştır.
  • Mehter takımı kaldırılmış, yerine Mızıka-i Hümayun adında bir bando takımı oluşturulmuştur.
  • Avrupa’ya öğrenci gönderilmiştir.
  • Takvim-i Vekayi adıyla ilk gazete çıkarılmıştır.

d.Ekonomik Islahatlar:

  • Yerli malının kullanımı teşvik edilmiştir.
  • Ordunun elbise ihtiyacının karşılanabilmesi için bez, iplik, çuha ve deri fabrikaları açılmıştır.
  • Osmanlı tüccarlarının yabancı tüccarlarla rekabet edebilmesi için gümrük vergileri yeniden düzenlenmiştir.
  • Düzenli yollar yapılarak malların ülke içinde kolay ulaşımı sağlanmaya çalışılmıştır

Avrupa malları XIX. yüzyılda Osmanlı iç pazarlarına rahatlıkla girmiş, diğer yandan Osmanlı topraklarından hammadde ihracatı yoğunluk kazanmıştır.

Baltalimanı Ticaret Antlaşması 1838’de İngiltere ile imzalanan Baltalimanı Ticaret Antlaşması Osmanlı sanayisine büyük bir darbe vurmuştur.

Antlaşma ithalatı artırmış, yerli üretimin çökmesine zemin hazırlamıştır. El tezgahlarında ve küçük atölyelerde üretilen Osmanlı malları, Avrupa’dan ülkeye gelen bol ve ucuz mal ile rekabet etme imkanına sahip olamamıştır.

SENED-İ İTTİFAK: Osmanlı Devleti‘nde zengin ve köklü ailelere mensup olan Ayanlar zamanla nüfuzlarını artırmıştır. Osmanlı merkezi otoritesinin zayıflaması, devletin ayanlarla olan işbirliğinin artırılması ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Sened-i İttifak, padişah ile ayanlar arasında imzalanmış bir belgedir ve imzalanmasında Rusçuk Ayanı Alemdar Mustafa Paşa‘nın önemli bir rolü vardır.

Sened-i İttifak’ın maddeleri şunlardır:

  • Ayanlar padişahın emirlerine uyacaktır.
  • Sadrazamın Sened-i İttifak‘a uygun olan emirleri ayanlar tarafından yerine getirilecektir.
  • Ayanlar, devletin eyaletlerden aldığı askerlere karşı çıkmayacaklardır.
  • Devlet tarafından ağır vergiler konulmayacak, bu konuda eşit ve adaletli davranıl maya özen gösterilecektir.
  • İstanbul’da isyan çıkması durumunda, ayanlar padişaha yardıma geleceklerdir.

Sened-i İttifak ile ayanlar hukuki bir statü kazanmış, ilk defa padişahın yanında bir güç haline gelebilmişlerdir.

YENİÇERİ OCAĞI’NIN KALDIRILMASI: Yeniçerilerin II. Mahmut‘un orduyu Avrupa tarzında düzenleme çabalarına engel olması, padişahı harekete geçirmiş, 1826 yılında halkın da desteği alınarak Yeniçeri Ocağı kapatılmıştır. Bu gelişme Osmanlı tarihinde Vaka-yı Hayriye (Hayırlı Olay) olarak bilinir. Yeniçeri Ocağı‘nın kaldırılması ile,

  • Yenilik hareketlerine karşı çıkan önemli bir güç odağı ortadan kaldırılmıştır.
  • Padişahın otoritesi güçlendirilmiştir.

Diğer yandan Yeniçeri Ocağı‘nın kaldırılması ve yerine yeni bir ordunun kurulması sürecinde Osmanlı Devleti askeri açıdan zayıf düşmüştür. Bu durumu değerlendiren Rusya 1828 yılında Osmanlı Devleti‘ne savaş ilan etmiştir.

BİLGİ NOTU:

  • Mahmut Döneminde İstanbul’a giriş çıkıştan düzenlemek amacıyla “Mürur Tezkeresi” düzenlenmiş, bu şekilde göç önlenmeye çalışılmıştır.
  • Bu dönemde İstanbul’da Feshane açılmıştır. Feshane’nin açılmasındaki amaç sadece fes üretimi yapmak değildir. Burası aynı zamanda bir kumaş fabrikasıdır.
  • Mahmut kontrolden çıkan ve yenilik çabalarına sürekli muhalefet eden yeniçerilere karşı Ayanların desteğine ihtiyaç duyduğundan, bu gelişmelere göz yummuş, merkezi otoriteyi zedeleyen bir yapı oluşmuştur.
  • Bu dönemde Takvim-i Vekai Gazetesi’nde ilginç bir haber çıkmıştır. Haber’de “Balkanlarda bir yeniçerinin hortladığı, geceleri ortaya çıkarak insanların kanını emdiği belirtilmiştir. Bu asılsız haberde; insanları yeniçeri ocağından tamamen soğutmak ve yeni ordunun halk arasında kabulünü kolaylaştırmak amacı güdülmüş olmalıdır.

{ Add a Comment }

Fransız İhtilali’nin Avrupa Ülkelerine Etkileri

Fransız İhtilali’nin Avrupa Ülkelerine Etkisi – Maddeler Halinde:

  • İhtilal sonrası çok uluslu yapıya sahip olan Avusturya, Prusya, İngiltere ve İspanya gibi devletler, ihtilalin doğurduğu fikirleri kendileri için tehlikeli gördüler. Bu nedenle 1743 – 1815 yılları arasında bu ülkelerle Fransa arasında İhtilal Savaşları denilen savaşlar yapıldı.
  • İhtilal Savaşları yüzünden bozulan Avrupa’nın siyasal durumunu tanzim etmek ve Avrupa’nın gelecekte alacağı durumu belirlemek maksadıyla tüm Avrupa devletleri, 1815 yılında Viyana’da büyük bir kongre topladılar.
  • Ancak bu kongrede alınan kararlar yeni ayaklanmaların ortaya çıkışına engel olamadı. 1830 ve 1242’de Avrupa devletlerinde ihtilaller yaşandı.

Fransa, Napolyon dönemin de milliyetçilik fikrini rakip gördüğü ülkeleri parçalamak için bir araç olarak kullandı.

{ Add a Comment }

18. Yüzyıl Islahatlarının Osmanlı Toplumu ve Kültürüne Etkileri

18.Yüzyılda Yapılan Islahatların Osmanlı Kültür ve toplum Yapısına Etkisi:

  • Osmanlı Devleti’nin bu yüzyılda Avrupa‘yı daha yakından tanımaya çalışması ve bazı Avrupa merkezlerinde elçilikler açması sonucu, Osmanlı yöneticileri arasında Batı kültürü yayılmıştır.
  • Avrupa’da tahsil gören öğrenciler, Avrupa ile ticaret yapan azınlıklar Batı tarzında modanın yurdumuza girmesine, batı tarzı giyim; ev eşyası, eğlence ve yaşam tarzının ülkemizde yayılmasına neden olmuşlardır.
  • Osmanlı Devleti’nde matbaanın açılması, başka dillerden eserlerin Türkçeye tercüme edilmesi eğitim alanında yapılan yenilikler olmuştur. Yine askeri eğitim alanında da Avrupa tarzında okullar açılmıştır.
  • Osmanlı sanatında da 18. yüzyıldan itibaren Avrupa sanat ve mimarisinin etkisi görülmeye başlamıştır. Özellikle mimari alanda Avrupa’nın etkisi eserlere yansımış, Nuri Osmaniye Külliyesi, Beylerbeyi Camisi, Murat Molla Kütüphaneleri bu tarzda yapılan eserler olmuştur.

{ Add a Comment }

3. Selim Dönemi Islahatları (1789-1807)

3.Selim Dönemi Yenilikleri – Maddeler Halinde:

İyi bir eğitim gören ve yenilik hareketleri içinde yetişen III. Selim, devlet adamlarına raporlar hazırlatarak planlı bir ıslahat çalışmasını başlatmış, askeri, idari, ekonomik ve eğitim alanlarında yenilikler yapmıştır.

III. Selim, ıslahatları rahatlıkla yapabileceği bir barış ortamı oluşturmak için, Avusturya ve Rusya’yla antlaşmalar (Ziştovi ve Yaş) imzalamıştır. Bu dönemde yapılan bütün ıslahatlara “yeni düzen” anlamına gelen Nizam-ı Cedit ismi verilmiştir. III. Selim döneminde,

  • Avrupa tarzında Nizamı Cedit Ordusu kurulmuştur.
  • Bu ordunun ihtiyacını karşılamak için İrad-ı Cedit Hâzinesi oluşturulmuştur.
  • Yeniçerilerin sayısı azaltılmış ve bu ocağa eğitim zorunluluğu getirilmiştir.
  • Avrupa’dan uzmanlar getirilerek, topçu, humbaracı ve lağımcı ocakları, ordunun teknik sınıfları olarak yeniden düzenlenmiştir.
  • Denizciliğe önem verilmiş, tersaneler işler hale getirilmiş ve donanma genişletilerek modernleştirilmiştir.
  • Anadolu ve Rumeli yirmi sekiz eyalete bölünmüştür.
  • Vezirlerin sayısı ve görev süreleri yeniden düzenlenmiştir.
  • Kadıların görev yerlerine gitmeleri sağlanmıştır.
  • Osmanlı parasının değerinin korunmasına çalışılmış, yerli mallarının kullanılması özendirilmiştir.
  • Üsküdar’da yeni bir devlet matbaası açılmış, tercüme faaliyetleri devam etmiştir.
  • Fransızca devletin resmi yabancı dili haline getirilmiştir.
  • Avrupa’nın önemli merkezlerinde devamlı elçilikler kurulmuştur.

Bu durum Osmanlı Devleti’nin Avrupa devletleriyle olan diplomatik ilişkilere eskisinden daha fazla önem verdiğini gösterir. III. Selim’in Osmanlı Devleti’ni dağılmaktan kurtarmak amacıyla yaptığı ıslahatlar kendisinden sonraki yöneticilere yol gösterici olmuştur.

{ Add a Comment }

Lale Devri Nedir – Lale Devri Yenilikleri – Özellikleri

Lale Devri’nin Özellikleri – Lale Devri Hakkında Bilgi (1718-1730) :

Pasarofça Antlaşması ile başlayarak Patrona Halil İsyanı sona eren bu dönemde Sadrazam Damat İbrahim Paşa, sürekli savaşlardan yıpranan devleti ve halkı dinlendirmek, bozgunların izlerini silmek ve unutturmak amacıyla bir barış süreci başlatmıştır. Zevk ve eğlence bir düşkünlük haline geldiği ve devlet adamları sefaya daldıkları için, bu döneme Lâle Devri denilmiştir.

  • Eğlencenin dozunun kaçırılmış olmasının yanında, bu devirde birtakım yenilikler yapılmış, ilk Avrupa tarzında gelişmeler sağlanmıştır.

Lale Devri’nde Yapılan Yenilikler:

  • Avrupa’nın gelişimlerini değerlendirebilmek amacıyla ilk defa Avrupa’ya elçi gönderilmiştir. Bu elçilikler geçici olarak açılmış ve kültür elçiliği olarak faaliyet göstermiştir.
  • Bu elçiliklerin çalışmaları sonucunda Avrupa’dan matbaa getirilmiş
  • Yalova’da bir kağıt imalathanesi açılmış
  • Çiçek aşısı uygulanmış
  • İtfaiye örgütü kurulmuş
  • Çinicilik geliştirilmiş
  • Kumaş imalathanesi açılmış
  • Avrupa mimarisinden etkilenilerek, yalı, köşk, saray gibi binalar yapılmış, sivil mimari gelişmiştir.
  • Matbaanın kurulması, birtakım huzursuzluktan doğurmuş, el yazmacılığı ile geçinen önemli bir meslek elemanı bulunduğundan ilk önceleri dini eserlerin basılmasına izin verilmemiş, bu nedenle matbaa İbrahim Müteferrika, Sait Mehmet Çelebi gibi kişilerin desteği ile gelişmiştir.
  • Lale Devri’nde İstanbul’da Kağıthane Deresi etrafında Sadabad denilen eğlence merkezi kurulmuştur.
  • Osmanlı Devleti ilk dış ülke elçiliğini Fransa’da açmış ve Yirmisekiz Mehmet Çelebi’yi göndermiştir.

Osmanlı Devleti’nde bu gelişmeler yaşanırken İran’da Sünnilere baskı başlamış ve İran Osmanlı topraklarına saldırıya geçmiştir.

Bunun üzerine İran seferine çıkan Osmanlı ordusu, Kafkaslara Rus ordusunun girdiği haberi alınınca, Kafkasya’ya yönelmiştir. Fransa’nın aracılığıyla Osmanlı Devleti ile Rusya arasında İstanbul Antlaşması yapılmıştır. (1724)

Buna göre;

  • Hazar kıyıları Rusya’da, Azerbaycan Osmanlı Devleti’nde kalmak üzere bazı Iran toprakları Osmanlı ile Rusya arasında paylaşılmıştır.
  • Böylece ilk defa Rusya ile işbirliği yapılmıştır.

İran Osmanlı’ya karşı saldırıya geçmiş, İran karşısında alınan yenilgiler ve sadrazamın sefere çıkmakta isteksiz davranması, zaten yönetime karşı oluşmuş olan tepkiyi arttırmıştır.

Patrona Halil’in başlattığı ayaklanma halk ve yeniçeriler tarafından da desteklenince, ayaklanma sonucunda Sadrazam Damat İbrahim Paşa öldürülmüş, III. Ahmet tahttan indirilmiş, I. Mahmut Padişah yapılmıştır.

  • Lâle Devri’nde yapılan eğlence merkezleri ve köşkler ayaklananlar tarafından yıkılmıştır. Patrona Halil Ayaklanması ile Lâle Devri sona ermiştir.

{ Add a Comment }

Duraklama Dönemi Islahatları Genel Özellikleri

Duraklama Dönemi Islahatları Neden Başarısız Olmuştur:

Bu dönemde Osmanlı Devleti’nin içine düştüğü durum tam olarak değerlendirilemediğinden, sorunların kaynağına inilmemiş, köklü çözüm yolları ortaya konulamamış, bu yüzden yapılan ıslahatlar o anki görünen sorunu ortadan kaldırmaya yönelik olmuştur.

Avrupa hızlı bir gelişme içerisine girmiş, bilim ve teknikte önemli ilerlemeler kaydetmiştir.

  • Osmanlı, Avrupa’nın ileriye gittiğini bu dönem içerisinde fark edememiş, Yükselme döneminde ulaştığı büyüklüğün etkisinde kalmıştır.
  • İyi niyetle göreve gelen ve devletin durumunu iyileştirmeye çalışan padişah ya da devlet adamları, çıkar çevreleri tarafından yıpratılmış, yeniçeriler kışkırtılarak ayaklanmaları sağlanmış, bu ayaklanmalar sonucunda da yöneticiler görevlerinden alınmıştır.
  • Bu dönem ıslahatları genelde baskı ve şiddete dayanmış, zor kullanılarak gerçekleştirilmiş, sindirme politikası güdülmüştür. Bu nedenle baskı ortadan kalkınca bozulmalar tekrar belirmiştir.
  • Devletin kuruluşunda ve yükselişinde çok büyük katkısı olan Yeniçeri Ocağı, bu dönemde bozulmuş, eski ruhunu kaybetmiş, çıkarlar ön plana çıkmış, vasıfsız kişiler orduya alınmış, devlet en önemli kurumunu kaybetmiştir.
  • Islahatlar genelde şahıslara bağlı kalmıştır. Bu nedenle ıslahatçı kişilerin ölmesi ya da devlet görevinden uzaklaşması üzerine ıslahatlar yarım kalmıştır.
  • Avrupa devletlerinin, Osmanlı Devleti’ne karşı bir araya gelmeleri ve ittifaklar kurmaları, Osmanlı Devleti’ni zor durumda bırakmıştır.

{ Add a Comment }

Osmanlı Devletinin Duraklama Nedenleri Maddeler Halinde

Osmanlı Devletinin Duraklamasının Sebepleri:

– Yönetimin bozulması: Osmanlı Devleti mutlakiyetle yönetildiği için başta bulunan padişahın becerileri devleti doğrudan etkiliyordu. Bu döneme kadar başa geçen padişahlar, üstün nitelikli kişilerdi. Ancak Kanuni’den sonra gerek Selim, gerekse III. Murat, devlet yönetimini Sadrazam Sokollu Mehmet Paşa’ya bırakmışlar ve kendileri geri planda kalmışlardı.

Daha önceden sancaklara gönderilerek devlet yönetme tecrübesi kazandırılan şehzadelerin bu uygulamalarına son verilmiştir.Taht kavgalarını ve kardeş katlini ortadan kaldırmak amacıyla getirilen, ailenin en yaşlısının padişah olma esası, uygulamada bazen kötü sonuçlar doğurmuş, akli dengesi bozuk, yetersiz kişilerin de padişah olmasına neden olmuştur.

– Çocuk yaşta kişiler padişah olunca, kadınlar saltanat naibi olarak yönetimde etkili olmaya başlamıştır.

Bu dönemde, devlet kademelerine rüşvet, ültimas (kayırma) yoluyla atamalar yapılmaya başlamış, devletin en üst kademesinden, en alt kademesine kadar bozulma baş göstermiştir.

– Yeniçeri Ocağı’nın bozulması: Yeniçeri Ocağı’nda bozulmanın temellerini III. Murat atmıştır. Oğullarının sünnet töreninde gösteri yapanları ödüllendiren Padişah, bunları Yeniçeri Ocağı’na kaydettirmiştir.

– Böylece Yeniçeri Ocağı’nın kuralları olan “Kanun-u Kadim” bozulmuştur.

– Tımar sisteminin bozulması: Eyaletlerde güvenliğin kalmaması, tımar dağıtımında rüşvet ve iltimasa yönelinmesi, Osmanlı Devleti’nin en önemli kurumlarından biri olan tımar sisteminin çökmesine neden olmuştur.

– Ordunun en kalabalık kısmının oluştuğu tımar askerlerinin sayıları azalmış, maaşlı asker sayısı artmış, bütçeye büyük bir yük eklenmiştir.

– Tımar sisteminin çökmesi eyaletlerde güvenliği iyice azaltmış, bunun sonucunda eşkıyalar halkı haraca bağlamaya başlamıştır.

– Devleti uğraştıran “Celali İsyanları” başlamış, savaş alanlarından kaçan askerler, Anadolu’ya gelerek yağma hareketlerine katılmışlardır.

Mâliyenin bozulması: Osmanlı Devleti gelir kaynaklarının fazlalığı nedeniyle oldukça güçlü bir bütçeye sahipti.

Ancak bu dönemde, harcamalarda lükse kaçılması, gelirlerin azalması tımar sisteminin bozulması savaşlardan olumsuz sonuçlar alınması nedeniyle, devletin gelir gider dengesi bozulmuştur.

– Osmanlı ekonomisini olumsuz etkileyen bir diğer gelişme de, Coğrafi Keşifler sonucu yeni yollar bulunması ve Osmanlı ülkesinden geçen İpek ve Baharat Yolu ticaretinin azalmasıdır.

– Ekonominin bozulmasında diğer bir unsur da, “Cülus Bahşişi” Fatih’ten itibaren başlatılan bu geleneğe göre, tahta çıkan Padişah Yeniçerilere bahşiş dağıtıyordu.

Zamanla Yeniçeriler, sadece bahşiş alabilmek amacıyla padişah değişikliğine gitmişlerdir.

– Eğitimin bozulması: Devlete yerleşen rüşvet, iltimas bir salgın gibi bütün kurumlara yayıldığından, eğitim sistemini de etkilemiş, yetersiz kişiler, kayırma yoluyla okullarda ders vermeye başlamıştır.

Okullarda eğitim kalitesinin düşmesi, devleti en olumsuz etkileyen olayların başında gelmiştir. Çünkü bu etken ilerlemenin durmasına, Avrupa’da başlayan bilim ve teknik alanındaki gelişmelere ayak uydurulamamasına neden olmuştur.

Avrupa’da yaşanan bilim ve teknik alanındaki gelişmelere ayak uydurulamaması: Avrupa’da Rönesans Hareketleri sonucunda bilimsel gelişme hız kazanırken, Osmanlı Devleti’nde durmuş, bilimsel düşünce yerini hurafelere bırakmaya başlamıştır.

Osmanlı Devleti’ne karşı Avrupa’da ittifaklar kurulması: Osmanlıları Avrupa’dan atmak üzere bir araya gelen Avrupalı devletler, aralarında ittifaklar kurmuşlar ve güçlerini birleştirmişlerdir.

Kapitülasyonların zararlı hale gelmesi: Osmanlı Devleti’nin güçlü döneminde Avrupa siyaseti açısından Venedik, Fransa ve daha sonra da İngiltere’ye verilen kapitülasyonlar, bazı başka devletlere de tanınarak alanı genişletilmiş, bu defa Osmanlı ekonomisi üzerinde bir yük haline gelmeye başlamıştır.

{ Add a Comment }

İstanbul’un Fethinin Nedenleri – Maddeler Halinde

İstanbul Niçin Fethedilmiştir:

  • İstanbul’un coğrafi konumu: Asya ve Avrupa kıtaları arasında geçiş noktasında bulunması, boğazlara sahip olması, jeopolitik ve stratejik öneme sahip olması
  • İstanbul’un Osmanlı toprak bütünlüğünü engellemesi: Hem Anadolu’da, hem Avrupa’da topraklan bulunan Osmanlı Devleti’nin Rumeli’ye (Avrupa’ya) geçişinde engel oluşturması,
  • Osmanlı Devleti’nin bir dünya devleti haline gelebilmesi için Bizans’ı ortadan kaldırmak istemesi
  • Bizans İmparatorluğu’nun çalışmaları: Bizans’ın Türklere karşı Avrupa’dan yardım istemesi ve Haçlı Seferlerinin düzenlenmesine neden olması
  • Bizans’ın, Osmanlı Devleti’ndeki taht kavgalarına karışması ve ayaklanan şehzadeleri destekleyerek bazı Anadolu beylikleriyle Osmanlıya karşı işbirliği yapması
  • Muhammet’in hadisi: Hz. Muhammet’in, İstanbul’u alacak komutan ve askerlerini övmesi ve kutsaması. Bu nedenle pek çok hükümdar bu övgüye sahip olabilmek amacıyla da İstanbul’u kuşatmıştı.

{ Add a Comment }

tuzla escort pendik escort kartal escort maltepe escort kacak iddaa canlı bahis siteleri bahis siteleri bahis siteleri online casino siteleri bahis siteleri canlı bahis siteleri