1xbet betist jasminbet

Etiket: bilginin

Doğru Bilginin Mümkün Olduğunu Savunan Görüşler

Doğru Bilginin İmkanını Savunanlar:

Doğru bilginin olabileceğini kabul eden ve farklı kaynakları kabul eden akımlardan ve görüşlerden oluşur. Buna göre;

A) RASYONALİZM:

Rasyonalizme göre doğru bilgi doğuştan ve akıl yoluyla elde edilir. Bundan dolayı bilgi dogmatik olarak kabul edilir. Rasyonalizmin temsilcileri şunlardır:

Sokrates: İlk çağ filozoflarındandır, ona göre bilgiler doğuştan gelir ve bu dünyada hatırlanır. Öğretmen bilgiyi doğrultarak ortaya çıkarır. Sofistlerle mücadele etmiştir.

Platon: Sokrates’in öğrencisidir. Doğru bilgiyi elde ederken bilgi dünyasını ikiye ayırır. Bunlar duyular (doxa = gerçeklik) diğeri ise idea (doğmadan önceki) evrendir. Biz doğmadan önce bilgileri öğrenir doğduktan sonra hatırlarız.

Aristo: Platon’un öğrencisidir. İslam dünyasında muallimi ewel=birinci öğretmen ünvanıyla anılır. Aristo Rasyonalist olmasına karşın doğuştan bilgiye karşı çıkar. Akıl bilginin kaynağıdır. Aristo’ya göre akıl ikiye ayrılır.

1) Edilgen akıl: Duyularımıza dayanarak bilgi içeriği üretir.
2) Etkin akıl: Duyulara dayalı bilgileri üretir.

Farabi: Aristo’nun görüşlerini benimseyen Türk asıllı bir filozoftur. Muallimi Sani (ikinci öğretmen) ünvanı almıştır. Aristo’nun görüşlerini biraz değiştirmiştir. Ona göre bilginin üç kaynağı vardır.

1) Duyular
2) Akıl
3) Düşünce

Descartes: İnsanı doğru bilgiye götüren akıldır. Ancak aydınlanma filozofudur. Bundan dolayı bilgi elde ederken insan kendinden şüphe duymaz. “Düşünüyorum o halde varım.” sözünü söylemiştir. Bilgiyi elde ederken şüpheyi, metodik şüpheyi benimsemiştir. Tümevarım ve tümden gelim metodunu kullanmıştır.

Hegel: O na göre doğada olan biten her şeyin varlığı, başka bir şey yüzündendir. Rastlantısal hiç bir şey meydana gelmez. Bilginin deneye gerek duymadan akıl yoluyla elde edilebileceğini savunur. Aklın yasalarıyla Evren’in yasaları birdir. Hegel dialektik felsefesinin önemli temsilcilerindendir. Evrende sürekli bir değişim içindedir. Bu değişim tez, antitez, sentez’dir.

B) EMPİRİZM:

Rasyonalizme tepki olarak ortaya çıkmış bir akımdır. Doğuştan ve akıl yoluyla bilgi edilmez. Doğru bilgi duyum ve tecrübenin ürünüdür. Empirizim, rasyonalizmin savunduğu doğuştan aklımızda hazır bulunduğunu söylediği bilgilerin birçoğunun deneyle kazanıldığını savunur.

Locke: İngiliz deneyimli filozoftur. İnsanın doğuştan hiç bir bilgisi olamaz “insan zihni doğuştan boş bir levha gibidir.” İnsan zihni “Tabula Rasu” boş bir levhadır. Bu levha duyum ve deneylerle dolar. J. Locke göre deney ikiye ayrılır.

1) Dış deney: Dış dünyayı duyularla tanımamızı sağlar.
2) İç deney: İnsanın kendi zihninde ruhunda olup bitenlerin bilincine varmasını sağlar.

Hûme: J. Locke’un katı emperist görüşlere karşı biraz daha ılımlı yaklaşır.

Ona göre bilgiler;

  1. İzlenimler: Canlı duyumlanmızdır. İşitmek, görmek
  2. Fikirler: İzlenimlerin canlılığını yitirmiş kopyalandır.

C) KRİTİSİZM: (ELEŞTİRİCİLİK):

Alman filozof Kant’ın eleştirel düşünce veya relativizm olarak nitelendirdiği bir görüştür. Kant, bilgide hem m deneyden, hem de akıldan gelen unsurlar olduğuna inanır. Ona göre deneyden gelen, bilginin malzemesidir. Akıl ise bu bilgileri işler. Örneğin Öyle bilgi vardır ki denenmesi mümkün değildir, (örnek: ölüm) öyle bilgilerde vardır ki mutlaka denenmeden bilinemez. (örnek: yemeğin tadı) Doğru bilgi deneyde elde edilen verilerin, akıl yolu ile pekiştirilmesi ile kazanılır. Rasyonalizm ile empirizmi birleştirmeye çalışarak uzlaşmacılığıyla farklı bir anlayış yakalamıştır.

D) POZİTİVİZM: (OLGUCULUK):

Pozitif bilim; olayı, olayların dışındaki bir sebeple değil, olayla açıklayan bilimdir. Ona göre doğru bilgi mümkündür ve doğru bilgi ancak bilimsel bilgidir. Bilimsel bilgi tek doğru bilgidir. Metafiziğe dayalı bilgiler felsefeden atılmalıdır. Temsilcisi A. Comte’dir. Comte’nin amacı, toplumu düzenlemektir. Düzenleme vasıtası ise bilgidir. O’na göre toplumu düzenlemek için, toplum hakkında bilimsel bilgi edinmelidir.

Pozitivist bilgi üç aşamadan geçer.(Üç hal yasası)

  1. Teolojik aşama; insanlar, teolojik halde iken evreni, keyiflerine göre davranan tabiatüstü varlıklarla açıklamaya çalışmışlardır.
  2. Metafizik aşama; meydana gelen olayların arkasında bir gerçeklik olduğunu ileri sürerek metafizik olarak açıklamışlardır.
  3. Pozitivist aşama; insan zekâsı bilgiyi başka nedenlerde aramaktan vazgeçerek bilimsel gerçekliklere yönelir.

E) ANALİTİK FELSEFE (ÇÖZÜMLEYİCİ FELSEFE):

Dilin sınırları ile gerçekliğin ve düşüncenin sınırlarını aynı gören gerçeğin ancak dille ifade edilen kadar olduğunu savunan görüştür. Temsilcisi Withgenstein’dir.

F) ENTUİSYONİZM (SEZGİCİLİK):

Genel anlamda sezgi, akıl yürütmeye dayalı bir düşünmenin tersi olarak, bir bütün ya da varlığın doğrudan ve birden kavranmasıdır. Daha açık bir dil ile ifade ile varılan ve doğrudan kavranması olan sezgiyi bilgi edinme yolu olarak kabul eder. Sezgiciliğe göre zekânın karşıtı sezgidir. Zekâ maddeyi bilebilir fakat hayatı bilemez. O halde doğru bilgi sezginin bilgisidir. Gerçek bilgiye ulaşabileceğini savunduğu için dogmatiktir.

Bergson (1859-1941 )’a göre zeka bir uyum aracıdır. Zekâ her şeyi mekanik bir tarzda incelediği halde içgüdü, bizzat hayatın özüne nüfus eder. İçgüdü bir sempatidir, sezgidir. Hayati gelişmeyi içinden yakalayan da budur, yani sezgidir.

G) FENOMENOLOJİ (Görüngü Bilim):

Fenomenoloji özün bilinebileceğini ileri sürer. Bu öz duyumlardan arınmış bir temel kavramdır. E. Husserl (1859-1938), ona göre fenomenolojinin konusu özü yakalamaktır. Onun, özden kastı, olayların gerisinde saklı olan ideal anlamdır. Öze ulaşmak için de bilincin arındırılması ve orada ne varsa ortaya çıkarılması gerekir. Bu da ancak duyumsal olmayan sezgi ile mümkündür. O halde fenomenolojide varlık, en son noktada, insanın bilme yeteneğinin kaynağında olan şuurun belirlediği varlıktır.

Fenomenoloji, rasyonalizm ile empirizmi, idealizm ile materyalizmi uzlaştırmaya çalışır. Felsefeyi bilimler bilimî” diyerek savunmuştur.

H) PRAGMATİZM (FAYDACILIK):

Pragmatizm, Amerikan kökenli bir felsefedir. Pragmatizmin çıkışı Kant ve Pozitivizimdir. Metafiziği reddeder. Pragmatizme göre doğru bilginin kaynağı, hakikatin bize sağladığı fayda ile ölçülür. Yaşam koşullan değiştiği gibi hakikat de değişir. Bir bilginin doğruluğu pratikte uygulanabilir olması ve işe yaramasıdır. Eğer bilgi işe yarar değilse her hangi bir anlam taşımaz Temsilcisi J. Dewey ve W. James‘ tır.

{ Add a Comment }

Doğru Bilginin Mümkün Olmadığını Savunan Görüşler

Doğru Bilginin İmkansız Olduğunu Savunanlar:

Felsefe tarihinde doğru bilginin imkânlı olabileceği görüşü ağır basarken, bazı filozoflar kendine özgü görüşlerle doğru bilginin olmadığını açıklamaya çalışmışlardır. Doğru bilginin olmadığı görüşü ilkçağ filozoflarına kadar dayanır. M.Ö. 5 yüzyıllarda evrenin ana maddesi konusundaki ilk çalışmalar imkânsız bilginin ortaya çıkmasında etkili olmuştur. Filozofların ayrı görüşleri ortaya çıkarması doğru bilgi hakkında ki görüşlerin farklılaşmasını sağlamıştır.

İlkçağda başta gelen temsilcileri sofistlerdir. Sofistler şehir şehir dolaşarak para karşılığında bilgi satan usta öğreticilerdir. Sofistlerin önde gelenleri şunlardır;

a) Protogoras: İnsanın bilgi yetileri (duyumları) bilgi elde etmede kesin olarak yetersizdir. “İnsan var olan ve var olmayan her şeyin ölçüsüdür. Üşüyene göre hava soğuk, üşümeyene göre sıcaktır.”

b) Relativizm: Duyular kişiden kişiye değiştiği için doğru ve sağlam bilgi bize veremez.

c) Septisizm: Doğru bilgiye ulaşmanın mümkün olmadığını savunan kuşkuya temel olan yaklaşımdır. Temsilcisi; Pyrrhon ve Timon’dır. Septik görüşte’zaman içinde ayrılıklar görülmüştür.

b) Nihilizm: Bilgi ve varlığın olmadığını savunan görüştür. Temsilcisi; Gorgias “bilinen ve bilinebilecek” bir şey yoktur.

{ Add a Comment }

Bilgi Felsefesi – Bilgi Felsefesinin Temel Kavramları

Bilgi Felsefesinin Temel Soruları:

Bilgi felsefesinin konusu, bilgilerin kaynağı ve değeri (doğruluğu) ile uğraşan felsefe dalına bilgi felsefesi (Epistemoloji) denir.

Bilgi felsefesi aşağıdaki sorulara yanıt aramaya çalışır.

1) Bilginin kaynağı nedir?
2) Doğru bilgi mümkün müdür?
3) Bilgi nedir?
4) Bilginin sınırlan var mıdır?

Bilgi Felsefesinin Temel Kavramları:

a) Gerçeklik (Realite): Bir nesnenin, varlığın duyular yoluyla hissedilip algılanmasıdır. Mekan ve zamanda | yer bulmasıdır. Örneğin, ağaç, elma somut bir gerçekliktir.

b) Doğruluk (Hakikat): Kavramın nesne ile olan * topluma ve zamana göre değişir. Zihindeki kavramın anlam kazanmasıdır, örneğin, adalet, hukuk doğruluktur.

c)Temellendirme: Ortaya atılan bilgilerin belli bağlantılarla nesnel gerçeklikte anlam kazanması.

d) Subje: İnsan, bilen varlık öznedir.

e) Obje: Nesne, bilinen varlık maddedir.

{ Add a Comment }

Immanuel Kant Felsefesi (1724 -1804)

İmmanuel Kant Felsefi Görüşü:

– Kant, felsefede Rasyonalizm ve Empirizm akımlarının bir sentezini yapmıştır. Ona göre, bilgide duyuların, dış dünyayla ilgili deneylerin sağladığı içeriğe ve aklın sağladığı biçime, forma ihtiyaç duyarız. Kant’ın ünlü deyişiyle “deneysiz kavramlar boş, aklın kalıpları olmaksızın deneyler kördür.”

Kant’a göre bütün bilgiler deneyle başlar, fakat deneyle sona ermez, yalnızca deneyden ibaret değildir. Deney bilginin hammaddesini sağlar. Fakat bu durum bilginin deneyden çıktığı anlamına gelmez. Bilgi için deneyin yanında başka bir işleme de gereksinim vardır. Yani deneyin verdiği hammaddenin bir biçime, bir düzene sokulması gerekir. Bu biçimlendirme işi zihinde bulunan bir takım kategoriler (kalıplar) aracılığıyla olur. Bunlar deneyden gelmez, doğuştan bulunurlar. Bu kategoriler sayesinde bilgilerimizi elde etmiş oluruz.

– Fakat Kant’a göre, insan bilgisi sınırlıdır. İnsan zihni nesneleri ve olayları gerçekte oldukları şekliyle bilemez. Nesneler, insan tarafından, yalnızca zihnin imkânlarına, yapısına ve kategorilerine göre, bilinebilir. Bu yüzden bilgilerimiz sınırlı ve insana göredir. Bu durum güneş gözlüğü takan bir insanın, nesneleri, gerçekte kendi renkleriyle değil de güneş gözlüğünün rengiyle görebilmesine benzemektedir.

– Bunun gibi dünyayı da zihnimizin yapısına ve sahip olduğu kategorilere göre anlarız ve yorumlarız. Bu durumda nesneleri gerçekte oldukları biçimiyle (numen) değil, bize göründükleri şekliyle (fenomen) bilebiliriz. Bundan dolayı diyebiliriz ki: İnsan bilgisi, fenomenlerle sınırlanmıştır. İnsan zihni bu fenomenleri aşmaya kalkışırsa çelişkilere düşer. Çünkü fenomenlerin ötesi duyularla algılanamaz. Durum böyle olunca bilginin duyusal öğesi oluşamaz. Sonuçta da akıl algılamadığı konularda sınırsızca konuşur ve yanlışa düşer.

{ Add a Comment }

Entüisyonizm (Sezgicilik) Nedir – Temsilcileri

Sezgicilik
Bergsonculuk Hakkında Bilgi:

Bilginin doğrudan ve aracısız bir bilme tarzına karşılık gelen sezgi yoluyla elde edilebileceğini savunan yaklaşıma Entüisyonizm adı verilir. Felsefe tarihinde Rasyonalizme bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. Bu yaklaşımın savunucusu olan filozoflara göre, akla dayanan bilgi nesnelerle kurulan doğrudan ve aracısız ilişkinin sonucunda oluşan sezgisel bilginin tamlığından ve kesinliğinden yoksundur.

Entüisyonizm (Sezgicilik) in Başlıca Temsilcileri:

  • Doğru bilginin sezgiye dayandığını ileri süren ve bu anlayışla sezgiciliğin temellerini ortaya atan ilk filozof XII. yüzyılda yaşamış olan Gazâli‘dir.
  • Bu yaklaşımın kurucusu 1928 yılında Nobel ödülü almış olan bir Fransız filozofu olan Henri Bergson‘dur.

{ Add a Comment }

Rasyonalizm (Akılcılık) Nedir – Rasyonalizm Temsilcileri

Bilginin kaynağında aklın bulunduğunu savunan yaklaşıma, felsefede rasyonalizm adı verilir. Rasyonalizmin temel savı, aklın kâinatla ilgili bazı doğruları kesin bir şekilde bilme gücüne sahip olduğudur. Akıl hadiseler ve nesneler arası ilişkiler oluşturan ve bunlardan soyutlamayla kavramlar yaratan yetidir. Aynı zamanda zihnin doğru ve yanlışı, iyi ve kötüyü ayırabilme yetisidir. Bu bilme ile birlikte doğruyu arama yetisi, doğuştan gelir.

Rasyonalist filozoflar, bilginin mükemmel örneği olarak matematiği kabul ederler. Onlara göre matematik en genel bilgileri verir. Nasıl matematikçiler bir iki aksiyoma dayanarak ve sadece akıl ve mantıklarını kullanarak matematik bilimini ortaya çıkarmışlar ve geliştirmişlerse, filozoflar da aynı yöntemlerle evrenle ilgili tüm gerçekleri bilebilirler. Buna göre rasyonalizm, bilginin akıl ve onun bir işlevi olan düşünme gücü ile oluştuğunu kabul eden, doğru bilginin ölçütünü duyular da değil, akılda bulan bir öğretidir.

Rasyonalizm’in Başlıca Temsilcileri:

Bu yaklaşım içinde yer alan filozoflar arasında Sokrates, Platon, Aristoteles, Farabi, Descartes ve Hegel gibi filozoflar sayılabilir.

{ Add a Comment }

Doğru Bilginin Olanağı – İmkanı Problemi

Ateşli Güzellerin Porno Filmleri Zevk Verecek

Ateşli güzellerin yer aldığı erotik videolar sizler için her daim en uygunu olacaktır. Kaliteli videolardan alacağınız zevkin normale göre daha farklı olacağını bilmenizde fayda var. Ayrıca isteğinize göre bu ayarları da artırabileceğinizi, azaltabileceğinizi söylemek de en uygunu ve bir o kadar da ideali olacaktır. Sizleri tatmin edecek, zevk almanızı sağlayacak reeactr.com porno görüntülerinden memnun kalacağınızın yanı sıra aynı zamanda da her daim isteklerinize göre erotik videoları bulabileceğinizi bilmelisiniz. Belirli aralıklar ile internet adresini ziyaret ettiğiniz zaman her daim en uygun videolar ile karşı karşıya geleceksiniz. Ayrıca güncel ve istekleriniz neticesinde de size göre uygun olan videoları da burada görebileceğinizi söylemekte fayda var.

Azgın bayanlar en güzel ve seksi halleriyle buradaki erotik videolarda yer alıyorlar. Siz de kaliteli şekildeki videoları rahatlıkla izleyebilirsiniz. Farklılığı, güzel şekildeki video deneyimlerini yaşamak ve bu durumdan da haz almak gibi bir isteğiniz varsa her daim internet adresi aracılığıyla porno videolarına göz atabilirsiniz. Emin olabilirisiniz ki alacağınız zevk miktarı ve zevk oranı da her daim üst boyutlarda ve seviyelerde olacaktır. Sizler de bu düşüncedeyseniz ya da istekleriniz de bu doğrultudaysa kaliteli videoları burada bulabilir, alacağınız haz miktarını katlayabilirsiniz. Sıradanlıktan da öte, çok daha farklı ve aynı zamanda da bir o kadar keyifli şekildeki erotik video deneyimlerini burada bulunan adres aracılığıyla yaşayabilirsiniz.

Emin olabilirsiniz ki son derecede güzel ve ateşli hatunların yer aldığı videolardan zevk alabilirsiniz. Tutkulu bir erotik video deneyimini gerçekleştirebileceğinizi, buradaki görüntülerden ve videolardan da daima memnun kalabilirsiniz. Birbirinden farklı şekildeki erotik videolar sizleri tatmin edecektir. Özel ve bir o kadar da farklı şekildeki porno videolarını her daim burada izleyebileceğinizi, bu videolardan da zevk alabileceğinizi bilmelisiniz. Sizler için yeterli ve aynı zamanda da kaliteli şekildeki erotik videolar internet adresinde sıralanmaktadır. Alacağınız zevk miktarı ve haz oranı da bu şekilde daha farklı ve özel olacaktır. Kaliteli erotik videolardan memnun kalacağınızı ve bundan da haz alacağınızı bilmenizde fayda var.

{ Add a Comment }

Epistemoloji ve Mantık İlişkisi

Kondomsuz Cinsel İlişkinin Zararları Nelerdir

Kondomsuz cinsel ilişki aslında daha çok erkeklerin talep ettikleri bir şey. Bu konuda dürüst olmak gerekiyor. Sanki kondom kullandığım zaman cinsel ilişkiden zevk alamıyor gibi hissediyorum ise onların bahanesi. Ten tene değmeden seviştiğimi hissedemiyorum ve buna benzer pek çok şey. Eşinizle beraber oluyorsanız dahi kondomsuz cinsel ilişkinin belli başlı zararları var. Eşiniz diye hiç cinsel sağlık sorunları olmaz mı sanıyorsunuz. Sadece sizinle sevişiyor diye bir insanın cinsel rahatsızlığı olmaz diye mi umuyorsunuz. Yalnız düşünüyorsunuz. Şimdi zevk konusuna gelelim. autodips.com porno izler gibi bana bir şey olmaz deyip geçiştirmeyin. Zevk almak kondomla da mümkün. Hem kadın için hem de erkek için. Kadınlar için tırtıklı kondom var mesela. Erkekler için ise hem cinsel rahatsızlıklardan koruyan hem de ince olduğu için hisset özelliği veren prezervatifler var. Yani zevk bahanesi içerisine saklanmayın.

Baraback kondomsuz rokettube filmleri izleyip de gaza gelmeyin. O insanlar her gün belli şekilde sağlık kontrolünden geçiyorlar. Eğer siz de benim böyle profesyonel bir ekibim var diyorsanız kondomsuz ilişkiye girin elbette. Fakat öyle bir imkan yoksa sakın böyle bir riskin içerisine girmeyin. Cinsel sağlık bozuluşu ve hastalıkları gerçekten nankör hastalıklar. Direkt olarak bağışıklık sistemini vurduğu için diğer hastalıkları da beraberinde getiriyor.

Hele ki kondomsuz anal türk porno tadında sevişmek isteyenler var. Ki bu en kötü hastalıkları beraberinde getirir. Uzmanlar kondom kullanılması gereken en önemli ilişkinin ters ilişki olduğunda hemfikir. Zaten biliyorsunuz AIDS cinsel hastalığı da ilk keşfedildiği zamanlar anal ilişkiden bulaşmıştı. Ve bu virüs böylece cinsel sağlık literatürüne girmişti. Zevk almak sadece cinsel birleşme ve kondomsuz ilişki ile olmaz. Yatakta zevk alınacak pek çok şey varken kendinizi sadece kondomsuz sevişme ile kısıtlamayın. Maksimum on dakika sürecek zevk için hayatınızın geride kalan zamanını kalitesiz ve çaresiz şekilde yaşamaya gerçekten kalbiniz razı geliyor mu? Bu çok mantıksız olurdu. Düzenli kontrollerinizi yaptırın ve mümkün olmadığı sürede kondom şartından asla geride kalmayın. Hele ki gecelik ilişkiye girenler buna çok dikkat etmeliler.

{ Add a Comment }

Doğru Bilginin İmkansızlığını Savunan Filozoflar

Doğru Bilginin İmkânsızlığı Problemi:

Evrenin meydana gelişi ve varlıkların kökeni hakkındaki sorulara cevap verirken filozofların birbiriyle çelişen görüşler ortaya koymaları ve her filozofun kendi görüşlerinin doğru, diğerlerininkilerin yanlış olduğunu iddia etmeleri, bu tür görüşleri “kuşku” ile karşılayan bir grup düşünürün ortaya çıkmasına neden olmuştur. Sofist adı verilen bu düşünürler felsefe tarihindeki bilgi kuramı bakımından ilk “kuşkuculardır. Genel – geçer doğru bir bilginin varlığından ilk kez şüphe edenlerdir. Akla ve duyulara duyulan aşırı güvene bir tepki olarak doğan, sofistlerin ve bu konuda daha da ileri giden septiklerin önde gelen temsilcileri şunlardır:

a- Sofistler: Protagoras, Gorgias
b- Septikler: Pyrrhon, Timon, Arkesilaos

{ Add a Comment }

Bilgi Kuramının Temel Soruları

Bilgi kuramının soruları, hemen hemen bütün felsefe sorularında olduğu gibi “pratik yönelmelerin ötesinde” yer alan sorulardır. Herhangi bir eylemle doğrudan doğruya ilişkisi yoktur. Örneğin; “Okulumuzun kütüphanesinde felsefeyle ilgili bir kitap var mı?” sorusuna cevap vermek için ya kitap listesini ya da kitapları gözden geçirmek yeterlidir. Ama “bilgi nedir?” sorusuna cevap vermek için bir eylemde bulunmak boşuna harcanmış bir çaba olur.

Bu tür bir sorunun cevabı ancak “konuşmak” ya da “yazmak”la verilebilir. Burada bize cevabı sağlayacak olan tutarlı söz düzenlemeleridir. Bu cevapların tam olması da gerekmez. Çünkü felsefe, yapılan açıklamalarda yeni düşüncelere, düzeltmelere daima açıktır. Bilgi kuramında bilgiye ilişkin sorular dört grupta toplanabilir;

a- Doğru Bilginin İmkanıyla ilgili Sorular:

Bu sorulara cevap veren iki temel yaklaşım vardır. Bunlardan birincisi insanların doğru bilgiye ulaşmalarının olanaksız olduğunu savunur. Diğeri ise insanların kesinlikle doğru bilgiye ulaşabileceğini savunur.

b- Bilginin Değeriyle ya da Doğruluğuyla İlgili Sorular:

Bilginin değeri demek; elde edilen bilginin, konusu olan olaya veya nesneye uygunluğu demektir. Bu anlamda bilginin değeriyle onun doğruluğu arasında yakın bir ilişki vardır. Bu konuda, yani hangi bilgiye doğru bilgi denilebileceği konusunda farklı görüşler söz konusudur. Bunlar şu şekilde özetlenebilir:

Bir bilginin, bir düşüncenin doğruluğu, onun betimlediği gerçeklikle uyuşmasından oluşur. Örneğin; “Şu bardak camdır.” gibi bir önerme, işaret ettiği bardak gerçekten de cam ise doğrudur. Doğruluk, düşüncelerin, bilgilerin kendi aralarında uyuşmasından başka bir şey değildir. Örneğin, bir bardak suya batırılmış bir cam çubuğu düşünelim. Burada görme duyusu cam çubuğun kırık, dokunma duyusu ise cam çubuğun kırık olmadığını belirtir. Burada biz görme duyusuna değil dokunma duyusuna inanırız. Çünkü görme duyusuyla desteklenen bilgi diğerleriyle uyuşmaz. Buna karşılık dokunma duyusuyla desteklenen bilgi yani kaşığın kırık olmadığı bilgisi diğer bilgilerle tam olarak uyuşur.

Bir başka doğruluk ölçütü ise tümel uyuşmadır. Yani bir konunun doğruluğu hakkında hemen herkes aynı düşünceleri taşıyorsa bu durum tümel uyuşmadır.

Bir diğer ölçüt ise apaçıklıktır. Bir bilginin apaçık olması demek, kendisini zorla kabul ettirmesi demektir. Bir kişinin karnının ağrıması apaçıktır. Onu fark etmeden yapamaz.

Nihayet doğru bilginin ölçütünün yarar olduğu da öne sürülmüştür. Bu yaklaşıma göre, düşüncelerimiz, bilgilerimiz, etkinliklerimizden bağımsız değildir. Düşüncelerimiz davranışlarımızı etkiler, ona yön verir. Düşüncelerimizin eylemlerimiz üzerindeki bu etkisi, eylemi başarılı ve etkili bir eylem haline getiriyorsa, yani insana düşündüğü amaçlara ulaşma imkânı veriyorsa, düşünce doğrudur.

c- Bilginin Sınırları ile ilgili Sorular:

Burada da değişik görüşler ve anlayışlar vardır. Bazı filozoflar insanın kendi zihninin dışına çıkamayacağını, bundan dolayı yalnızca kendi zihninin içindekileri bilebileceğini savunmuşlardır. Bu görüşe karşı olan birçok filozof ise insan zihninin kendisinden bağımsız bir gerçeklik olduğunu ve bunu insanın bilebileceğini savunmuştur. Bu filozoflara göre insan bilgisinin bir sınırı yoktur.

d- Bilginin Kaynağıyla ilgili Sorular:

Bilginin kaynağıyla ilgili sorular şu düşünceden çıkmaktadır: Bilgiyi oluşturan aklımızdır. Bilgilerimiz dış dünyadan zihnimize girip ham malzeme olarak kalmaz. Dış dünyadan duyularla gelen izlenimler, akıl ilkeleriyle düzenli bilgi haline gelir. Şimdi akılda bulunan bu ilkeler deneyimden mi yoksa doğuştan mı gelmektedir?

Bilgi duyulardan mı geliyor; duyu öncesi zihin yeteneklerinden mi geliyor? Sonra bilgi nasıl oluşuyor? Ham malzemenin zihinde bilgi haline gelmesinde hangi etkenlerin rolü vardır? Örneğin bilginin elde edilmesinde sezginin rolü var mıdır? Varsa bu rol ne derece önemlidir?

Burada doğru bilginin ölçütleri önem kazanır. Bu durum da birçok yaklaşımın ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bu yaklaşımların cevapları şöyle sıralanabilir:

Akla dayanan bilgi doğru bilgidir. (Rasyonalizm)
Deneye, tecrübeye dayanan bilgi doğrudur. (Empirizm)
Fayda ve başarı sağlayan bilgi doğrudur. (Pragmatizm)
Olgulara dayanan bilgi doğrudur. (Pozitivizm)
Duyulara dayanan bilgi doğrudur. (Sensualizm)
Sezgiye dayanan bilgi doğrudur. (Entüisyonizm)
insanın iç tecrübesinden elde ettiği bilgi doğrudur. (Mistisizm)
Vahye ve imana dayanan bilgi doğrudur. (Fideizm)
Saf fenomenlere dayanan bilgi doğrudur. (Fenomenoloji)

{ 2 Comments }

kacak iddaa canlı bahis siteleri bahis siteleri bahis siteleri online casino siteleri bahis siteleri canlı bahis siteleri