Etiket: bilim

Bilim ve Felsefe Açısından Varlık – Bilim ve Felsefeye Göre Varlık

Bilim ve Felsefenin Varlığa Bakış Açılarındaki Farklılıklar:

Varlık sadece felsefenin konu alanı içerisinde yer almaz, varlık aynı zamanda bilimlerin de inceleme alanı içerisindedir. Fakat felsefe ile bilimin varlığa bakış açıları birbirinden farklıdır. Bu farklılıkları şöyle sıralayabiliriz.

  • Bilimler varlığın özel bir alanı ile ilgilenirken felsefe varlığın özel bir alanı ile ilgilenmez, varlığa genel olarak bakar.
  • Bilim varlığı neden – sonuç ilişkisi içinde ele alır. Felsefe ise varlığı neden – sonuç ilişkisi içerisinde ele almaz; var olup olmadığını inceler.
  • Bilim varlığın var olduğunu ön kabul olarak kabul eder. Oysa felsefe varlığın var olup olmadığını ön kabul olarak kabullenmez.
  • Bilim için varlık somuttur ve gözlenebilir ya da özel araç gereçlerle gözlenebilir hale gelebilir. Oysa felsefe açısından varlık sadece somut olanla sınırlı değildir.
  • Bilim varlığı bilimsel yöntem ve tekniklerle inceler, yani gözlem ve deneye tabi tutar. Oysa felsefenin varlığı inceleme yolu türkçe porno
    özlem ve deneyden çok düşünsel ve sorgulayıcıdır.
  • Bilim açısından varlık şüphesiz, uzayda yer kaplayan ve hacmi olan nesnelerdir. Ancak felsefede, varlığın üç türlü “var oluş tarzı” bulunur. Gerçek var oluş, kavramsal var oluş, dilsel var oluş.

{ Add a Comment }

Ord. Prof. Dr. Aydın Sayılı Hakkında Kısa Bilgi

Ord. Prof. Dr. Aydın Sayılı ile İlgili Kısaca – Özet Bilgi (1913 – 1993):

2 Mayıs 1913’te İstanbul‘da doğdu. Ankara Erkek Lisesi’ni “Pekiyi” dereceyle bitirdikten (1933) sonra, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Harvard Üniversitesinin Bilim Tarihi Bölümünde yüksek öğrenim yapmak üzere Amerika Birleşik Devletleri’ne gönderildi. “İslam Dünyasında Bilim Kurumları” konulu teziyle, 1942’de Harvard’dan doktorasını aldı.

Hocası George Sarton’ın deyişiyle, “bilim tarihinin bağımsız bir akademik disiplin olarak resmi bir statüye kavuşmasında büyük rolü” olan Aydın Sayılı, on yıllık Amerika macerasından sonra 1943 yılında yurda dönerek Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Felsefe Kürsüsünde “İlmî yardımcı” olarak göreve başladı.

1946’da Doçent, 1952’de Profesör unvanı aldı ve Bilim Tarihi Kürsüsüne başkan seçildi. 1958’de Ordinaryüs Profesör unvanı alan Aydın Sayılı, 1974’te Felsefe Kürsüsüne başkan seçildi ve 1983’te emekli olana kadar bu görevi aralıksız sürdürdü. Emekli olmasından sonra, 1984’te kurulan Atatürk Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Kültür Merkezi‘ne Başkan olarak atandı ve 16 Eylül 1993 tarihinde emekli olana kadar bu görevde kaldı. Kısa bir süre sonra, 15 Ekim 1993’te kalp krizi geçirerek vefat etti.

Aydın Sayılı 1947’de Türk Tarih Kurumu tam üyeliğine, 1957’de Uluslararası Bilim Tarihi Akademisi muhabir üyeliğine, 1961’de tam üyeliğe, 1964’te ise üç yıllık bir süre için bu akademinin başkanlığına seçilmiştir. İngilizce, Fransızca, Almanca, Farsça ve Arapça dillerini bilen Aydın Sayılı, Harvard Üniversitesi, New York Eyalet Üniversitesi, Beyrut Amerikan Üniversitesi gibi okullarda ders vermek için davet aldığı halde Ankara’daki görevlerinin yoğunluğu gerekçesiyle bu davetleri geri çevirmiştir. Zengin bir bilgi hâzinesi ve etkileyici, saygın bir kişiliği olan Aydın Sayılı, bilim tarihi alanında yaptığı çalışmalarla Türk bilim tarihinin dünyaca tanınmasını sağlamıştır.

{ Add a Comment }

Biruni Hakkında Kısa Bilgi

Biruni ile İlgili Kısaca – Özet Bilgi (973 – 1057):

Tam adı Ebu Reyhan Muhammed bin Ahmed El-Biruni’dir. Astronomi, matematik, fizik, kimya, coğrafya, tarih, filoloji ve etnoloji gibi sayısız inceleme alanında eserler vermesiyle tanınmaktadır. 973 yılında Harezm’de doğdu. Dönemine göre ileri ve zengin bir eğitim almıştır.

Gazneli Mahmut‘un sarayında dönemin önde gelen bilim adamı ve düşünürleriyle birlikte hizmet verdi. Kendisine çok değer verilen Gazne ülkesinde yaşadı, çalışmalarını sürdürdü ve öldü. Kendisine verilen değeri anlatacak en güzel sözü Sultan Gazneli Mahmut söylemiştir: “Biruni, sarayımın en değerli hâzinesidir.”

Biruni, tarih boyunca yaşamış çok yönlü düşünür ve bilim adamlanndan biridir. 75 yıllık yaşamında döneminde bilinen hemen bütün bilim dallarında çalışmış ve eser ortaya koymuştur. Özellikle tarih, coğrafya ve kimya üzerine eserleri günümüzde de ilgi çekmekte ve bilim klasikleri arasında kabul edilmektedir.

O kadar ki, bilginin yaşadığı dönem “Biruni Çağı” olarak adlandırmaktadır. Bunlar arasında Nihayet-ül Emakin (Coğrafyanın Sınırlan), Kitâbü’l-Cemahir fi Marifeti’l-Cevahir (Tözlerin Özellikleri Üstün”) ve Sultan Mesud’a sunduğu El-Kanunü’l- Mesudi sayılabilir.

{ 2 Comments }

İbni Sina Hakkında Kısa Bilgi

İbni Sina ile İlgili Kısaca – Özet Bilgi (980 – 1037):

Tam adıyla Ebu Ali El-Hüseyin İbn Abdullah İbni Sina El-Belhî, Türk filozof, hekim ve bilim adamı. 980’de Buhara’da doğdu. Babasından ve dönemin önemli bilim adamlarından dersler aldı; matematik, mantık, felsefe, tıp, fizik, metafizik, İslam hukuku, Arapça dilbilgisi gibi konulan çalıştı.

17 yaşındayken Buhara Emiri Nuh İbni Mansur’u iyileştirince Emir, Ebu Ali’yi himayesine aldı. Böylece saray kitaplığından yararlanma fırsatı bulan genç filozof, kendisini daha da geliştirdi ve Aristo felsefesi öğrendi. Aristoteles‘in İslam dünyasındaki takipçisi, böylece Aristo felsefesini Batı’ya taşımış filozof olarak kabul edilen Ebu Ali Sina, daha yaygın adıyla İbni Sina, bununla kalmayıp aslında kendisine özgü denebilecek tıp, matematik, fizik ve metafizik, hatta müzik teorilerini geliştirdi.

Çok önemli eserler kaleme aldı. Yaşadığı dönemin en bilgili insanları arasında kabul edildi. Hemedan’da 57 yaşında vefat etti. Bugün bile çok önemsenen eserleri arasında özellikle, El-Kanun fi’t- Tıp (Tıp Felsefesi), Kitab’üş-Şifa (Sağlık Kitabı), İşarat ve’l-Tembihat (İşaretler ve Uyarılar) sayılabilir.

{ 1 Comment }

17.Yüzyılda Osmanlı Devleti’nde Kültür, Sanat, Bilim ve Mimari

XVII.Yüzyılda Osmanlı’da Kültür, Sanat, Bilim, Mimari:

Avrupa’da meydana gelen bilim ve sanat alanındaki gelişmeler gibi ileri seviyede bilimsel ankara escort bayan
çatışmalar olmamıştır. Osmanlı Devleti’nde bu dönemde yeni eserden daha çok matematik, tıp ve astronomi alanındaki ankara escort
çevirilere ve yazılmış eserlerin açıklamasına yer verilmiştir. Edebiyat, tarih, müzik, güzel sanatlar alanında ise yeni eserler ortaya konulmuştur.

XVII. yüzyıl mimari eserlerinin en önemlisi Sultan Ahmet Cami‘sidir. Caminin mimari Sedefkâr Mehmet Ağadır. Hat Sanatının en büyük temsilcisi ise “Hattat Hafız Osman“dır.

XVII. yüzyıl Osmanlı’sındaki belli başlı sanatçılar ve bilim insanları şunlardır:

  • Nefi
  • Karacaoğlan
  • Lagarı Hasan Çelebi
  • Evliya Çelebi
  • Katıp Çelebi
  • Nabi
  • Mustafa Naima Efendi
  • Sedefkar Mehmet Ağa
  • Hattat Hafız Osman

escort ankara

{ Add a Comment }

17. Yüzyılda Avrupa’da Bilim ve Teknik Alandaki Gelişmeler

XVII. Yüzyılda Avrupa’da Bilim ve Teknikte İlerleme:

Rönesans ve Reform ile modernleşen Avrupa’da skolastik düşünce yerini bilimsel gelişmelere bırakmıştır. Akıl Çağı olarak bilinen bu dönemde modern bilimin temelleri atılmış, teknik alanda önemli gelişmeler yaşanmıştır. Avrupa’nın her yanında önemli düşünce ve fikir insanları yetişmiş, bu aydınların yazdıkları eserlerle halk eşitsizliğe dayalı bir yaşam sürdürdüğünü görmüştür. Bilim ve teknik alanındaki gelişmeler sanat dallarını da etkilemiştir. Bilimsel çalışmaların daha rahat yapılabilmesi için bilimsel akademiler açılmıştır.

XVII. yüzyılda Avrupa’da bilime yön veren bilim adamlarından bazıları ve buluşları şunlardır;

John Napier : Logaritmanın bulucusu
Francis Bacon: Deney ye gözlem metodunu öne çıkarmıştır.
Galileo Galilei : Modern fiziğin ve teleskobik astronominin kurucusu
Has Lippershey : Teleskobu bu lan kişi
Johannes Kepler : Çağdaş astronominin kurucusu
Descartes : Sklastik düşünceden sıyrılma ve Modern Felsefe’nin kurucusu
Blaise Pascal : Pascal üçgenini ve üçgen iç açılarının toplamının iki dik açıya eşit olduğunun bulucusu.
isaac Newton: Yer çekimi kanununun bulucusu.
Kopernik: Dünyanın ve diğer gezegenlerin güneş etrafında döndüğünü bulan kişi

{ Add a Comment }

Gazali Felsefesi – Gazali’nin Felsefe ile İlgili Görüşleri

Gazali’nin Felsefi Görüşü ve Felsefeye Bakışı:

Gazali (1058-1111), Horasan‘a bağlı Tûs şehrinde doğmuştur. Bağdat’ta bulunan Nizamiye Medreselerinde öğretmenlik yapmıştır. İslam dünyasını derinden etkilemiştir. Bilim ve felsefeye kuşkuyla bakmış, bilim ve felsefenin tutarsızlıklarla dolu olduğunu savunmuştur.

O’na göre bilgi edinmede duyulardan ve akıldan yararlanılabilir. Fakat bunlara sonsuz güven duymamak gerekir. Çünkü akıl bizi zaman zaman çelişkili sonuçlara götürebilir. Duyular da çoğu zaman bizi aldatır. Bundan dolayı duyumlar ve akıl, bize varlığın kesin bilgisini veremez. Akla dayanan ve birbirleriyle çelişen felsefe sistemlerinin çokluğu bunun bir kanıtıdır. Bundan dolayı aklın ilkeleri bir kesinlik ifade etmez, bu yüzden onun ötesinde bir dayanak noktası aranmalıdır.

Bu dayanak noktası “gönül” yolu eşdeyişiyle “İnanç” yoludur. Bilgi insan gönlüne yüce ve manevi bir ışık olarak iner. Bu ışığı insan gönlüne atan Tanrı’dır.

İnsanın bu ışığı fark edebilmesi ve gönül gözünün açılabilmesi için kalbini temizlemesi ve arzularının baskısından kurtulması gerekir. İnsan bunları yapabilirse var olan her şey, sezgi yoluyla, bir aynada olduğu gibi, aracısız olarak ve bütün açıklığıyla görünür. Böylece dış dünyayı ve fizik ötesini daha iyi bilir ve bilgilerine değişmez bir dayanak bulur.

{ Add a Comment }

Astroloji Neden Bilim Dalı Değildir

Astroloji Niçin Bir Bilim Dalı Olamamıştır:

Astrolojinin bilimsel sayılması için uğraş veren birçok astrologun yanında, onu sınamaya çalışan birçok araştırmacı da hayat hikâyeleri benzer durumlardaki kişilerin haritalarını karşılaştırıyorlar. Böylece mesela sporcular arasında birçoğunun haritasında Mars’ ın önemli bir yerleşime sahip olduğu gibi kanıtlara ulaşıyorlar. Bu araştırmalar, 70 li yıllarda Fransız istatistikçi ve araştırmacı Michel Gauquelin‘in yaptığı çalışmalardan beri sürüyor. Hatta bu araştırmacının “Tenacious Mars Effect” yani Kuvvetli Mars Tesiri olarak adlandırdığı durumlar, astrolojinin prensiplerinin anlaşılmasında değerlendiriliyor.

Kısacası astroloji, bilimin yararlandığı gözlem, deney ve istatistik gibi yöntemleri kullanması bakımından bir bilim dalı olma iddiasını sürdürüyor. Ancak bunun yanında inkâr edilemez bir gerçek var ki, astrolojinin dilini anlamayan ve ona inanmayanlar için ikna edici bir delil bulmak hala zor. Çünkü astrolojinin bilimsel çalışmaya el vermeyen yanları da var.

Her şeyden önce astrolojinin nasıl çalıştığını bilmiyoruz. Gerçekten de yeryüzünde dünyaya gelen bir bebeğin özellikleri, kişiliği ve kaderiyle o andaki gök cisimlerinin duruşu arasında nasıl bir etkileşim olabilir? Eğer bir etkileşim olduğu varsayılsa bile, nasıl oluyor da bu çocuğun bütün bir hayatı boyunca doğum anının özellikleri belirleyici olabiliyor?

{ Add a Comment }

Astroloji Bilim midir, Astroloji Bilimsel midir

Astroloji Bilim Dalı mıdır:

Uzun zamandan beridir çok tartışılan bir konu da astrolojinin bilimsel olup olmadığı meselesidir. Günümüzde birçok modern astroloji taraftarı onun bir bilim olduğunu savunmaktadırlar. Örneğin Psikolojik Astroloji ekolünün Türkiye’deki en önemli temsilcilerinden Barış İlhan; kesin bir dille astrolojinin bir bilim dalı olduğunu söylüyor.

Astroloji Dersleri kitabının da yazarı olan İlhan; bu bilim dalına ait birçok eserin Türkçeye çevirisini yaparak kendi yayın evinde basımını yapmış. Kitabında şöyle diyor: “Astroloji gökyüzündeki hareketler ile yeryüzündeki olayların, koşulların ve durumların bağlantısını araştıran bir bilim dalıdır. Fizik ve kimya gibi pozitif bilim dallarından çok farklı olmasına rağmen başlı başına teknik bir çalışmadır.

Çoğu insanın zannettiği gibi sezgileriniz güçlü olduğu için yerinizde oturarak, gözlerinizi kapatıp transa geçerek, vahiy gibi astrolojik yorumlarda bulunamazsınız. Astrologlar kahve falı, el falı bakmayı bilmezler. Onlar gökyüzündeki cisimlerin doğal döngülerini, dizilişlerini izleyerek yeryüzündeki fiziksel olaylarla aralarındaki bağlantıyı araştırırlar.”

Benzer ifadeleri başka astrologlardan da duyuyoruz. Örneğin Kiraz Çifti, astrolojiyi ekonomiye benzetiyor. Belki ekonomi de laboratuara sokup, ölçüp biçebildiğiniz bir nesne değil ama istatistikler vasıtasıyla ekonomik hareketlerin düzenini bulmaya çalışıyorsunuz. Bunun gibi astrolojide de gezegen hareketleriyle o sıralardaki olaylar ve durumlar arasındaki benzerlikler biriktirilerek belli bir sonuca ulaşmaya çalışılıyor. Hatta bilimde gözlem ve tecrübe biriktirme yöntemi astrologlarla geliştirilmiş bulunuyor.

Babilli astrologların önemli saydıkları dönemler hakkında krala önceden haber verdiklerini, sonra beklentilerinin ne ölçüde gerçekleşip gerçekleşmediğini kaydettiklerini görüyoruz. Veri biriktirme ve prensiplere ulaşma çabasının bir işareti olan bu durum, günümüzde de artarak devam ediyor.

{ Add a Comment }

Psikoloji Nedir – Psikolojinin Özellikleri Nelerdir

Psikoloji insan ya da hayvan davranışlarını inceleyen pozitif bilimdir!
Psikoloji kavramı latince olup psyche .(ruh) ve logos (bilgi) “ruh bilgisi” kelimelerinden oluşur. Ancak unutulmamalıdır ki psikoloji ruh bilimi değildir.
Psikoloji biliminin tanımından da anlaşılacağı gibi psikolojinin temel kavramları şunlardır.

Bilim: Belli bir metotla elde edilmiş düzenli ve sistemli bilgilerdir.

BİLİMİN TEMEL ÖZELLİKLERİ

  • Her bilimin, konusu belirlenmeli ve sınırlandırılmalıdır.
  • Her bilim güvenilir yollarla, belli yöntemlerle bilgi toplamalıdır.
  • Bilim belli bir öngörüde bulunmalıdır.
  • Bilimler olguları sistemleştirip dayanak haline getirmelidir.
  • Bilimler neden sonuç ilişkisine dayanmalıdır,
  • Objektif ve uygulanabilir olmalıdır,
  • Deneye ve gözleme dayalı olmalıdır,
  • Bilimin amacı belli olmalıdır,
  • Önyargılardan uzak olmalıdır.

Davranış: Bir organizmanın ölçülebilen ve gözlenebilen tüm etkinlikleridir. örneğin; ağlamak, hapşırmak, titreme, konuşma yürüme vb. Davranışlar mutlaka çıplak gözle görülebilmelidir.

Pozitif: Psikolojinin tanımındaki pozitif kavramı, deneye ve gözleme dayalı bir bilim olduğunu ifade etmektedir.

PSİKOLOJİ BİLİMİ NİÇİN HAYVAN DAVRANIŞLARINI İNCELER?

  • İnsanlar üzerinde yapılamayan deneylerin hayvanlar üzerinde yapıldığı için,
  • İnsan ve hayvan davranışlar arasındaki benzerlik,
  • Hayvan davranışlarını tanıma s
  • İnsan davranışlarını anlama ve yorumlamak için.

{ Add a Comment }

tuzla escort pendik escort kartal escort maltepe escort kacak iddaa canlı bahis siteleri bahis siteleri bahis siteleri online casino siteleri bahis siteleri canlı bahis siteleri