İnsanoğlu diğer canlılardan farklı olarak düşünme, araç yapma ve işleri kolaylaştırma özelliğine sahiptir. Bu yönüyle insanoğlu dünyamızın oluştuğu günden bu güne kadar gördüğü en kompleks canlı türüdür.

İlkel dönemlerde dağınık gruplar ve aileler halinde yaşayan insanoğlu için, mekan kavramı yalnızca görebildikleri alanlarla sınırlı olmuştur. Mağara duvarlarına yalnızca gördükleri hayvanların resimlerini çizmişler, bilmedikleri alanları ise korkunç yaratıkların ve büyücülerin bulunduğu yerler olarak hayal etmişlerdir, insanın araç yapma becerisi arttıkça bilginin kuşaklar arasındaki aktarımı hızlanmış, artan besin tüketimi insan gelişiminin giderek olumlu yönde değişmesini sağlamıştır. Artan bilgi ile insan için mekân kavramı giderek genişlemiştir. Başlarda bir kaç kilometreden oluşan o çağın insanının dünyası, giderek bir kaç yüz kilometreye ulaşmıştır. İlk dünya haritalarının çizimi bu döneme rastlar. Basit çizgi ve sembollerle çizilen dünya oldukça basit bir yapıdadır. Ancak insanın hızla gelişen beyni zamanla dünyanın karmaşık yapılarını anlama uğraşını başarıyla kazanacaktır.

Bölge kavramı ilk kez insanlığın özel mülkiyet kavramını bulmasıyla ortaya çıkmıştır. Aileler veya aşiretler kendi alanlarını belirlemek için sınırlar çizmiş bu sınırlar ilk bölgelerin oluşumunu sağlamıştır. İlkel dönemde matematiğin, geometrinin ve coğrafyanın gelişiminde bu basit sınırların rolü büyüktür. Giderek genişleyen insan yaşam alanı, büyük bir dünya gerçeği ile insanoğlunu karşı karşıya bırakmış, farklı alanlarda yaşayan insanların yaşadığı sahalar ilk bölgeleri oluşturmuştur. Kapsamı genişleyen ve çeşitlenen bölge kavramı modern çağda kapsamlı biçimde sınıflandırılmıştır.

Bugün bölge herhangi bir özelliği ile sınırları çizilebilen tüm alanlara verilen ortak addır, örneğin soğuk kuşak, Marmara Bölgesi, Müslüman ülkeler, vb. Bir bölgeyi belirlerken bir tek faktör etkili olabileceği gibi, yüzlerce faktörde bir arada ele alınabilir.

Bölge kavramı bilginin alansal olarak ifade edilebilmesi için gerekli en temel araçlardan biridir. Bir veya daha fazla bilgi, bölge (alansal sınıflandırma) yardımıyla iki boyutlu olarak gösterilebilir.

Tek Bir özelliğe Bağlı Olarak Belirlenmiş Bölge: Bölge belirlenirken yalnızca bir özelliğe bakılarak sınırlama yapılabilir. Bu tip bölgeler basit ve aranılan özellik bakımından tekdüzedir.Mesela Türkiye’de turunçgil üretiminin yapıldığı alanları gösteren bir haritada bölge sınırları yalnızca turunçgil tarımının yapıldığı alanlara göre belirlenmiştir. Bu bakımdan bu bölge başka hiçbir bilgiyi ifade etmek amacıyla kullanılamaz.

Bir Çok özelliğe Bağlı Olarak Belirlenmiş Bölge: Bu tip bölgeler belirlenirken birden çok faktör esas alınmıştır. Birçok konuda işe yaradıkları gibi pek çok bilginin bir arada değerlendirilmesi bakımından da oldukça elverişlidirler. Mesela Türkiye’nin bölge ve bölümlerinin gösterildiği haritada yer alan sınırlar, onlarca faktör ele alınarak değerlendirilmiştir. Ancak bu sınırlar hayali olup, bilgilerin ifade edilmesini kolaylaştırmak amacıyla hazırlanmıştır.