Bölge sınırları ülke sınırları gibi değildir. Yani bu sınırlar geçildiğinde köklü değişimler yaşanmaz. Bölge sınırları hayali çizgilerdir. Bu hayali çizgiler, bilgileri alansal olarak daha iyi kullanmak amacıyla oluşturulur. Türkiye’de yeni iller kurulabilmektedir. Doğal olarak il sınırları zaman zaman değişebilmektedir.

Bölge sınırları kullanılan kavramdaki bilimsel, teknolojik veya nüfus gibi hızla değişen özelliklere bağlı ise zamanla büyük değişim gösterir. Buna bağlı olarak bölge sınırlarının da zamanla değiştirilmesi gerekir. Bazı veriler çok uzun süreçlerde değişime uğradığından bunlarda değişiklik yapmak söz konusu olmaz, örneğin; jeolojik bölgeler bunun güzel bir örneğidir.

Jeolojik olgular çok yavaş değiştiğinden Türkiye’de dağlara göre yapılacak bir sınıflandırmanın da değişmesi oldukça zor olacaktır. Bölgeler özelliklerini yitirebilecekleri gibi yeni nitelikler de kazanabilirler, örneğin Güneydoğu Anadolu Bölgesi GAP‘tan önce tarımsal üretimin düşük olduğu bölgelerden biriyken, günümüzde üretim oranının oldukça yüksek olduğu bir bölgedir.

Bölgeler kesin kavramlar değildir. Bu nedenle üzerinde tartışmalar bulunabilir. Bölge sınırlarının kesinleşmesi eldeki verilerin bilimsel olarak doğruluğu ile ilgilidir, örneğin; Gümüşhane, Karadeniz Bölgesi sınırları içinde yer almasına rağmen daha çok Doğu Anadolu Bölgesinin özelliklerini taşır. Bu nedenle buradaki sınır tartışmalıdır.