Etiket: bozulması

Tımar Sisteminin Bozulmasının Nedenleri

Osmanlı Devletinde Tımar Sisteminin Bozulmasının Sebepleri:

XVI. yüzyıl sonlarından başlayarak ortaya çıkan bozulmalar tımar sisteminde de kendini göstermiştir. Tımar sisteminin bozulmasında;

  • Dirliklerin hak etmeyen kişilere verilmesi
  • Tımar sisteminde ortaya çıkan adaletsizliklerden ötürü birçok tımar sahibinin dirliğini kaybetmesi.
  • Celali isyanları nedeniyle üretimin durması
  • Fetihlerin yavaşlamasıyla toprakların genişletilememesi
  • Devletin nakit para ihtiyacından dolayı toprakların iltizama verilmesi
  • Ordunun Avrupa’nın gerisinde kalması
  • Vergi alınması gereken kişilerden alınamayan vergilerin halka yüklenmesi
  • Vergileri karşılamayan köylülerin topraklarını terk etmesi

{ Add a Comment }

Duraklama Döneminde Çıkan İç İsyanlar – Sebep ve Sonuçları

17.Yüzyılda Çıkan İç İsyanlar Sebep ve Sonuçları:

XVII. yüzyılda Osmanlı Devleti’nde idari, mali ve askeri durumun bozulması nedeniyle İstanbul, Anadolu ve eyaletlerde büyük tehlike oluşturan isyanlar çıkmıştır.

İSTANBUL İSYANLARI

Kapıkulu askerleri tarafından çıkarılan bu isyanlara zaman zaman ulemanın, medrese öğrencilerinin ve halkın da katıldığı görülmüştür.

İstanbul İsyanları’nın Nedenleri:

  • Yeniçeri ağaları ve saray kadınlarının devlet otoritesindeki bozulmaları çıkarları doğrultusunda kullanmaları
  • Usülsüz asker alımları nedeniyle kapıkulu ocaklarındaki asker sayısının hızla artması
  • Askerlikle ilgisi olmayanların ocağa alınması ve “ocak devlet içindir” anlayışı yerine “devlet ocak içindir” anlayışının geçerli hale gelmesi
  • Yönetimde etkili olmak isteyen devlet adamlarının kapıkulu askerlerini kışkırtmaları
  • Yeniçeri ve sipahilerin çıkarlarına ters düşen padişahlarla devlet adamlarını görevden uzaklaştırmak istemeleri
  • Kapıkulu askerlerine verilen maaşların (ulufe) zamanında ödenmemesi veya maaşların değeri düşük para ile ödenmesi
  • Sık padişah değişikliği nedeniyle cülus bahşişi ödemelerinin aksaması

En önemli İstanbul İsyanları, III. Murat, Genç Osman (Yeniçeri Ocağı’nı kaldırmak istediği için ödürülmüştür.) IV. Murat ve IV. Mehmet (Yeniçeriler ekonominin bozulmasından sorumlu tuttukları otuz kadar devlet adamını öldürmüşlerdir. (Vaka’yı Vakvakiye) dönemlerinde çıkmıştır.

İstanbul İsyanlarının Sonuçları:

  • İstanbul’da asayiş bozulmuştur.
  • Kapıkulu askerlerinin padişahlar ve devlet yönetimi üzerindeki etkinliği azalmıştır.
  • Bazı ıslahatlar sonuçlandırılamamıştır.

İstanbul İsyanları sonucunda öldürülen ya da tahttan indirilen padişahların yerine yine Osmanlı ailesinden padişahların geçirilmesi isyanların devlet rejimini değiştirmeye yönelik olmadığını gösterir.

CELALİ İSYANLARI

Yavuz döneminde Yozgat’ta Celal isimli birinin çıkardığı isyan nedeniyle Anadolu’da çıkan tüm isyanlara Celali isyanları denilmiştir. Halkın çıkardığı bu isyanlara iş bulamayan medrese öğrencileriyle, savaşlardan kaçan askerler de katılmıştır.

Celali İsyanlarının Nedenleri:

  • Eyaletlerde devlet yönetiminin bozulması ve yöneticilerin adaletsiz tutumları
  • Dirlik sisteminin bozulması nedeniyle tımar dağıtılmasında haksızlıklar yapılması
  • Ekonominin bozulması nedeniyle vergilerin ağırlaş-tırılması
  • Köylülerin ağır vergileri ödemeyerek çift bozan olup (toprağı terkedip) eşkıyalığa başlaması
  • Uzun süren ve yenilgiyle sonuçlanan savaşlar nedeniyle askerden kaçanların Anadolu’ya geçip eşkıyalık yapması.

I. Ahmet ve IV. Murat döneminde yoğun olarak görülen en önemli Celali isyanları Kara Yazıcı, Canbolatoğlu, Kalenderoğlu, Katırcıoğlu ve Gürcü Nebi tarafından çıkarılmıştır.

Osmanlı devlet adamları bu isyanların gerçek nedenlerini araştırmamış, kuvvet ve şiddet kullanarak sorunları çözmek istemişlerdir. Bu nedenle her fırsatta yeni isyanlar çıkmıştır.

Osmanlı Devleti’nin Avusturya ve İran’la yaptığı savaşların uzaması isyanların çıkmasını ve yaygınlaşmasını kolaylaştırmıştır.

Celali İsyanları’nın Sonuçları:

  • Osmanlı Devleti’nin Anadolu’daki otoritesi sarsılmıştır.
  • Kırsal alandan şehirlere yapılan göçler nedeniyle tarımsal üretim azalmış, Osmanlı ekonomisi bozulmuştur.
  • Şehirlerin nüfusunun artması sosyal hayatı olumsuz etkilemiştir.
  • Anadolu’da huzur ve asayiş kalmamıştır.
  • Vergilerin düzenli olarak toplanmaması nedeniyle devlet gelirleri azalmıştır.

Celali İsyanları devlet düzenini değiştirmeyi amaçlamayan, kötü bir yönetim sergilenmesine karşı çıkan sosyo-ekonomik nitelikli ayaklanmalardır.

EYALET İSYANLARI

Osmanlı merkezi otoritesinin bozulması sonucu, Eflak, Boğdan, Erdel, Halep, Yemen, Bağdat, Kırım gibi yerlerde, önderliğini yerli hanedanların yaptığı ayaklanmalar çıkmıştır. Bu isyanları çıkaranlar Osmanlı Devleti’nden bağımsız olmayı amaçlamış bu nedenle Avrupalı devletler tarafından desteklenmişlerdir.

Avrupalı devletler bu eyaletlerin Osmanlı Devleti’nden ayrılmasıyla Osmanlı’nın siyasi gücünün azalacağını düşündüklerinden eyalet isyanlarını desteklemişlerdir.

XVII. yüzyılda Erzurum Valisi Abaza Mehmet Paşa ve Sivas Valisi Vardar Ali Paşa da isyan etmişlerdir. Bu durum devletin eyaletlerdeki otoritesinin azaldığının göstergesidir.

{ 1 Comment }

Osmanlı Devletinin Duraklamasının İç ve Dış Nedenleri

Osmanlı Devleti’nin Duraklama Dönemi’ne girmesinde siyasi, askeri, ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda oluşan sorunlarla dıştaki gelişmeler etkili olmuştur.

Osmanlı Devletinin
Duraklamasının İç Sebepleri:

a) Merkezi yönetimde görülen bozulmalar:

  • XVII. yüzyıldan başlayarak tahta geçen padişahların devlet işlerine kayıtsız kalmaları ve ordunun başında sefere çıkmamaları
  • Şehzadelerin sancağa gönderilmemeleri nedeniyle yönetim alanında deneyim kazanmadan hükümdar olmaları
  • Padişahların tecrübesizliğinden yararlanan devlet adamlarıyla saray kadınlarının yönetimde etkili olmaları
  • Önemli devlet makamlarının hakkı olmayan kişilere rüşvet ve iltimas (kayırma) yoluyla dağıtılması

Bu durum devletin idari alandaki otoritesini sarsmış, halkın devlete duyduğu güveni azaltmış ve bazı isyanlara neden olmuştur.

  • Padişah ve devlet adamlarının sık aralıklarla değişmesi

 b) Ekonominin bozulması:

  • Coğrafi Keşifler sonucu ticaret yollarının yön değiştirmesiyle gümrük gelirlerinin azalması
  • Avusturya ve İran’la yapılan savaşlarının askeri harcamaları artırması ve savaşlarda istenilen başarıların kazanılması nedeniyle bu harcamaların karşılıksız kalması
  • İhracatın (dışa satım) azalmasına karşın ithalatın (dıştan alım) artması
  • Kapitülasyonların giderek artması ve Avrupalı devletlerin sömürü aracı haline gelmesi
  • Coğrafi Keşifler sonucunda sömürülen yerlerden Avrupa’ya aktarılan değerli madenlerin bir bölümünün Osmanlı ülkesine girmesiyle paranın satın alma gücünün azalması (enflasyon).
  • Saray harcamalarının artması
  • Ekonomik sıkıntıları aşmak amacıyla çıkarılan vergileri halkın ödemeyip köyden kente göç etmesi ve bu durumun tarımsal üretimi olumsuz etkilemesi

c) Askeri sistemde bozulmalar:

  • Kapıkulu askerlerinin sayısının usulsüz alımlarla artması ve bunun devlete ekonomik açıdan yük getirmesi
  • Yeniçerilerin geçim sıkıntısını ileri sürerek askerlik dışındaki işlerler uğraşmaları
  • Tımarların hakkı olanlara verilmemesi sonucu tımar sisteminin bozulması ve iltizam sisteminin yaygınlaşması, buna bağlı olarak eyaletlerde asker yetişmemesi
  • Denizcilikle ilgisi olmayanların donanmada görevlendirilmesinin, donanmanın eski gücünü kaybettirmesi
  • Avrupa’da meydana gelen askeri gelişmelerin takip edilememesi
  • Kapıkulu askerlerinin “devlet ocak İçin vardır” anlayışını benimsemesi

d) Sosyal alandaki bozulmalar:

Tımar sisteminin bozulması, nüfusun artması, ekonomik sıkıntıların başlaması ve Celali isyanlarının çıkması nedeniyle halkın devlete güveni azalmıştır. Bu sıkıntılar köylülerin topraklarını terk edip şehirlere göçmelerine böylelikle şehirlerde işsizliğin artmasına ve asayişin bozulmasına neden olmuştur.

e) Eğitimde bozulmalar:

  • Osmanlının temel eğitim kurumlarının bozulması ve Avrupa’da eğitim alanında meydana gelen gelişmelerin takip edilememesi
  • Pozitif bilimlerin medreselerin programından çıkarılması
  • Medrese eğitimi görmemiş kişilere hatta yeni doğmuş çocuklara (beşik uleması) haksız yere ilmi rütbeler verilmesi
  • Bilimsel çalışmaların toplumun bazı kesimleri tarafından engellenmesi

Eğitim sisteminin bozulması nedeniyle birçok alanda sıkıntılar meydana gelmiş, idari kurumların başına yetersiz kişilerin gelmesi sonucunda devlet halkın nazarında güven kaybetmiştir.

Osmanlı ülkesinde yaşayan çeşitli uluslardan ve inançlardan insanların yönetiminde sıkıntıların başlaması da Osmanlı Devleti’nin duraklamasına etki etmiştir.

Osmanlı Devletinin Duraklamasının Dış Sebepleri:

  • Osmanlı Devleti’nin sınırlarını, okyanuslara, çöllere ve güçlü devletlere dayandırması (doğal sınırlara ulaşılması).
  • Avrupa devletlerinin coğrafi keşiflerle ekonomik, Rönesans ve Reform hareketiyle bilim, teknik, din alanlarında büyük ilerlemeler göstermelerine karşın Osmanlıların bu gelişmeleri takip edememesi
  • Avrupa devletlerinin haçlı ruhuyla Osmanlı’ya karşı birleşmeleri

{ Add a Comment }

Osmanlı Devletinin Duraklama Nedenleri Maddeler Halinde

Osmanlı Devletinin Duraklamasının Sebepleri:

– Yönetimin bozulması: Osmanlı Devleti mutlakiyetle yönetildiği için başta bulunan padişahın becerileri devleti doğrudan etkiliyordu. Bu döneme kadar başa geçen padişahlar, üstün nitelikli kişilerdi. Ancak Kanuni’den sonra gerek Selim, gerekse III. Murat, devlet yönetimini Sadrazam Sokollu Mehmet Paşa’ya bırakmışlar ve kendileri geri planda kalmışlardı.

Daha önceden sancaklara gönderilerek devlet yönetme tecrübesi kazandırılan şehzadelerin bu uygulamalarına son verilmiştir.Taht kavgalarını ve kardeş katlini ortadan kaldırmak amacıyla getirilen, ailenin en yaşlısının padişah olma esası, uygulamada bazen kötü sonuçlar doğurmuş, akli dengesi bozuk, yetersiz kişilerin de padişah olmasına neden olmuştur.

– Çocuk yaşta kişiler padişah olunca, kadınlar saltanat naibi olarak yönetimde etkili olmaya başlamıştır.

Bu dönemde, devlet kademelerine rüşvet, ültimas (kayırma) yoluyla atamalar yapılmaya başlamış, devletin en üst kademesinden, en alt kademesine kadar bozulma baş göstermiştir.

– Yeniçeri Ocağı’nın bozulması: Yeniçeri Ocağı’nda bozulmanın temellerini III. Murat atmıştır. Oğullarının sünnet töreninde gösteri yapanları ödüllendiren Padişah, bunları Yeniçeri Ocağı’na kaydettirmiştir.

– Böylece Yeniçeri Ocağı’nın kuralları olan “Kanun-u Kadim” bozulmuştur.

– Tımar sisteminin bozulması: Eyaletlerde güvenliğin kalmaması, tımar dağıtımında rüşvet ve iltimasa yönelinmesi, Osmanlı Devleti’nin en önemli kurumlarından biri olan tımar sisteminin çökmesine neden olmuştur.

– Ordunun en kalabalık kısmının oluştuğu tımar askerlerinin sayıları azalmış, maaşlı asker sayısı artmış, bütçeye büyük bir yük eklenmiştir.

– Tımar sisteminin çökmesi eyaletlerde güvenliği iyice azaltmış, bunun sonucunda eşkıyalar halkı haraca bağlamaya başlamıştır.

– Devleti uğraştıran “Celali İsyanları” başlamış, savaş alanlarından kaçan askerler, Anadolu’ya gelerek yağma hareketlerine katılmışlardır.

Mâliyenin bozulması: Osmanlı Devleti gelir kaynaklarının fazlalığı nedeniyle oldukça güçlü bir bütçeye sahipti.

Ancak bu dönemde, harcamalarda lükse kaçılması, gelirlerin azalması tımar sisteminin bozulması savaşlardan olumsuz sonuçlar alınması nedeniyle, devletin gelir gider dengesi bozulmuştur.

– Osmanlı ekonomisini olumsuz etkileyen bir diğer gelişme de, Coğrafi Keşifler sonucu yeni yollar bulunması ve Osmanlı ülkesinden geçen İpek ve Baharat Yolu ticaretinin azalmasıdır.

– Ekonominin bozulmasında diğer bir unsur da, “Cülus Bahşişi” Fatih’ten itibaren başlatılan bu geleneğe göre, tahta çıkan Padişah Yeniçerilere bahşiş dağıtıyordu.

Zamanla Yeniçeriler, sadece bahşiş alabilmek amacıyla padişah değişikliğine gitmişlerdir.

– Eğitimin bozulması: Devlete yerleşen rüşvet, iltimas bir salgın gibi bütün kurumlara yayıldığından, eğitim sistemini de etkilemiş, yetersiz kişiler, kayırma yoluyla okullarda ders vermeye başlamıştır.

Okullarda eğitim kalitesinin düşmesi, devleti en olumsuz etkileyen olayların başında gelmiştir. Çünkü bu etken ilerlemenin durmasına, Avrupa’da başlayan bilim ve teknik alanındaki gelişmelere ayak uydurulamamasına neden olmuştur.

Avrupa’da yaşanan bilim ve teknik alanındaki gelişmelere ayak uydurulamaması: Avrupa’da Rönesans Hareketleri sonucunda bilimsel gelişme hız kazanırken, Osmanlı Devleti’nde durmuş, bilimsel düşünce yerini hurafelere bırakmaya başlamıştır.

Osmanlı Devleti’ne karşı Avrupa’da ittifaklar kurulması: Osmanlıları Avrupa’dan atmak üzere bir araya gelen Avrupalı devletler, aralarında ittifaklar kurmuşlar ve güçlerini birleştirmişlerdir.

Kapitülasyonların zararlı hale gelmesi: Osmanlı Devleti’nin güçlü döneminde Avrupa siyaseti açısından Venedik, Fransa ve daha sonra da İngiltere’ye verilen kapitülasyonlar, bazı başka devletlere de tanınarak alanı genişletilmiş, bu defa Osmanlı ekonomisi üzerinde bir yük haline gelmeye başlamıştır.

{ Add a Comment }