İslam inancına göre Allah’ın varlığına ve birliğine inanan insan, meleklere de inanmalıdır. Çünkü Kur’an’da yer alan pek çok ayette meleklerin varlığı açık bir şekilde haber verilmektedir. Örneğin bir ayette, “Peygamber, Rabb’i tarafından kendisine indirilene iman etti, müminler de (iman ettiler). Her biri Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine iman ettiler…” buyrulmaktadır. Melekler gözle görülmeyen nurani varlıklardır. Melekler; sadece Allah’ın buyruklarını yerine getiren, ona ibadet ve kulluk eden varlıklardır. Yapıları insandan farklıdır. Acıkıp susamaz ve yorulmazlar.

Çok hızlı hareket edebilir, kısa zamanda uzun mesafelere gidebilirler. Meleklerin cinsiyetleri yoktur. Onlar evlenip çoğalmazlar. Yalnızca Allah’ın buyruklarını yerine getirirler. Buna göre Cebrail vahiy meleğidir. Hz. Âdem’den Hz. Muhammed’e kadar gönderilmiş bütün peygamberlere Allah’ın buyruklarını Cebrail bildirmiştir. Mikâil, Allah’ın emri gereğince doğa olaylarını düzenlemekle görevlidir. Azrail, eceli gelenlerin canını alır.

İsrafil’in görevi ise kıyametin kopuşunu haber veren, mahiyetini sadece Yüce Allah’ın bildiği sûra üflemektir. İsrafil sûra ikinci defa üflediğinde bütün insanlar yeniden dirilecektir. Kur’an’da insanların davranışlarını kayda geçiren melekler olduğu da açıkça haber verilir. “Şunu iyi bilin ki üzerinizde bekçiler, değerli yazıcılar vardır; onlar, yapmakta olduklarınızı bilir.” şeklindeki ayet bunu belirtmektedir.

Melekler kötülük yapmazlar, iyi ve güzel işlerden hoşnut olurlar. Onlar daima insanların iyiliğini isterler. Gurur, kibir, kin, nefret gibi kötü duygular onlar için söz konusu değildir. Bütün bu gibi güzel özellikleri nedeniyle de melekler kültürümüzde iyilik ve güzelliğin sembolü olarak görülür.