Etiket: cinsel

Guslü Gerektiren Haller Nelerdir – Kısaca

Guslü Gerektiren üç hal vardır.

1) Cünüp Olmak: Cünüp olan Müslüman’ın, temizlenebilmesi için gusül yapması farzdır. Hangi sûretle olursa olsun, insanın menisi şehvetle fışkırıp dışa çıkarsa; cunüp olunur.) Şehveti tahrik eden herhangi bir davranış sonucu inzali, veya uyurken ihtilâm olan bir insanın, gusletmesi, yani bu cünüplükten temizlenmesi gerekir. Bu konuda kadın – erkek farkı yoktur.

2) Cinsel İlişkide Bulunmak: Erginlik yaşma gelmiş olan, kadın veya erkeğin cinsel ilişkide bulunmaları halinde gusül gerekir. Bu durumda cinsel ilişkinin tamamlanmış olması, yani meninin akmış olması şart değildir. Zira burada önemli olan şey, yapılan iştir. Bu da guslü gerektirir.

Gusül gerektiren cinsel ilişkinin sınırı, erkeğin üreme organından sünnet yerinin, diğeri içinde kaybolmasıdır. Bu sınıra ulaşıldığı takdirde, her iki tarafa da gusletmek farz olur.

3) Aybaşı ve Lohusalık Halleri: Kadınların aybaşı ve lohusalık olarak bilinen özel halleri de, guslü gerektiren hallerdendir. Bu hallerde gusletme zamanı, aybaşı ve lohusalık kanının kesilme zamanıdır. Söz konusu bu kan kesilmiş olsa bile, gusledilmedikçe kadın, temizlenmiş sayılmaz.

{ Add a Comment }

Cinsiyet Rolü Nedir – Cinsel Kimlik Nasıl Oluşur

Çocuğun Cinsel Kimlik Gelişimi:

Cinsiyet rolü denilen şey, kadının ve erkeğin nasıl düşüneceğini hatta nasıl hissedeceğini belirleyen ve de kısmen çevre tarafından bireylere cinsiyetlerine uygun görüldüğü için biçilen roldür. Çoğu kültürde erkek ve kadının farklılıktan, neleri yapıp neleri yapamayacakları açık açık belirlenmiştir. Bebekler daha doğmadan önce erkekler için mavi, kızlar için pembe renkli kıyafetler ve aksesuarlarla ayrım olur.

Bu ayrım daha sonra saç biçiminde, giyilen elbiselerde ve oyuncaklarda devam eder. Bu farklılıklar bireylerin bütün gelişim süreçleri boyunca pekiştirilerek artırılır. Zaten çocuklar da etraftakileri gözlemleyerek onların cinsiyet rollerini taklit ederler. Bu süreçte anne ve babaların görevi ve rolü oldukça önemli bir yere sahiptir. Kız ve erkek çocuklara, arkadaş seçimi, dışında geçirilecek zaman ve giyim kuşam gibi konularda farklı davranılmaktadır.

Aileler belli ödüller ve yasaklamalar kullanarak kızlarına daha kadınca, oğullarına daha erkekçe davranmayı öğretmektedirler. Akranların da mahallede ve okulda aynı cinsten olan arkadaşlarına “erkeksi” ve “kadınsı” rolleri öğretmeleri söz konusudur. Ergenlikteki arkadaş grubunun onaylaması veya onaylamaması, gösterilecek cinsel tutum ve tavır üzerinde önemli bir güçtür. Akranlar kendi cinsiyetlerine uygun davranışlar gösterenleri onaylayarak ve göstermeyenleri onaylamayarak onların uygun cinsel davranışlar göstermelerine katkıda bulunur.

Basın yayın organlarının da ergenin cinsel davranışlar kazanmasında önemli bir etkisi vardır. Özellikle televizyon, kadın ve erkeğin cinsel rollerinin ne olduğu konusunda açık mesajlar verir. Batıdaki televizyon yayınlan 1970’lerden önce kadın ve erkekleri daha geleneksel rol ve mesleklerde tanıtırken, 1990’larda kadınlara televizyonda yüklenen roller ve meslekler erkeklerle daha eşit düzeydedir.

Ülkemizde de benzer bir gelişme vardır. Bir görüşe göre ise kadın televizyonda cinsel bir obje olarak tanıtılmakta ve onun sadece “dişilik” yönü ön plana çıkartılmaktadır. Televizyondaki erkek oyuncular daima kadınlardan baskın, saldırgan, rekabetçi, bağımsız ve girişken olarak gösterilmekte, buna karşılık kadınlar daha edilgen kişilikler sergilemektedirler.

{ Add a Comment }

Ergenlerde Cinsel Gelişim ve Aşamaları

Erinlik sırasında boy ve kilo dramatik bir şekilde artarken, cinsel olgunlaşmanın başladığının işaretini veren aynı derecede önemli diğer değişimler ortaya çıkar. Bunlar birincil cinsiyet özellikleri (erkeklerde penis ve testislerin gelişmesi ve sperm üretimi, kızlarda klitoris, rahim ve vajina gelişmesi ile ilk adet kanaması/menstruasyon) ve ikincil cinsiyet özellikleri’dir (kızlarda göğüslerin gelişimi, erkeklerde ses değişimi ve yüz kılları, her iki cinste de genital bölgede tüylenme). Bu özelliklerin ortaya çıktığı yaşlar bireyler arasında büyük ölçüde değişmektedir. Kızlarda cinsel olgunlaşmanın ilk görünür belirtisi sekiz ile on üç yaşlar arasında göğüslerin belirmeye başlamasıdır. Tamamen gelişmesi üç yıl alır. Genital bölgenin tüylenmesi göğüslerin gelişiminden kısa süre sonra başlar ve bir-iki yıl sonra koltukaltı tüyleri çıkmaya başlar.

Göğüsler gelişmeye başladığında, âdetin başlangıcı olan ilk ay hâline (menarş) hazırlanmak için rahimde ve vajinada özellikle büyüklüğünün artması biçiminde önemli değişimler ortaya çıkar. Ay hâlinin başlaması bir kızın üremeye hazır olduğu anlamına gelmez. Buna “ergen kısırlığı” da denir. Bir yıl ya da daha sonra yumurtlama faaliyeti başlar. Yumurtlama başladığında, sonraki 35 yıl içinde ortalama 28 günde bir tane olmak üzere yaklaşık 455 yumurta üretilecektir. Türk kız çocuklarında menstruasyon yaşı ortalama 12,4’tür ve ilk ay hâli daima boyca büyüme hızı doruğunu geçtikten sonra olmaktadır. 28 günde bir gerçekleşen ve ortalama 5-6 gün süren bu kanama, menopoz dönemine yani 40-50 yaşlarına kadar sürer. İlk yıl düzensiz olabilen kanamalar daha sonra düzene girer. İlk âdetlerde baş ağrıları, sırt ağrıları, kramplar, kusmalar, karın ağrıları görülebilir.

Bunların etkisiyle kızlar yorgun, huzursuz, sinirli olabilir, psikolojik bir çöküntü yaşayabilirler. Âdetler düzene girdikçe bunlar da kaybolur. Bir kızın bu doğal süreç karşısındaki tutumu, onun bunu ne ölçüde anladığına bağlıdır. Ay hâli, korkutucu ya da sarsıcı bir olay olarak ya da yaklaşan yetişkinliğin olumlu bir Belirtisi olarak alınabilir. Ebeveynler, kaygı, düşmanlık, çöküntü ya da mutluluk eşliğinde ortaya çıkabilecek bu yaşantıya kızlarını özenle hazırlamalıdırlar. Erkek çocuklarda birincil ve ikincil cinsiyet özelliklerinin gelişimi, kızlarınkinden yaklaşık iki yıl daha uzun sürer. Yaklaşan cinsel olgunluğun ilk belirtileri genellikle on bir yaş dolaylarında ortaya çıkar.

Sperm salgılayan bezler olan erbezleri (testisler) ile erbezlerini taşıyan kese olan erbezi torbası’nın (scrotum) büyümesi söz konusudur. Yaklaşık bir buçuk yıl sonra penisin boyu ve çevresi büyür ve bu 14-16 yaşına kadar sürer. Erkek çocuklar çoğu zaman penisin boyunun cinsel güçle ve hazla bağlantılı olduğu saplantısını yaşarlar. Birçok insan büyüdüğünde de bu tür temelsiz düşünceleri sürdürür. Erkeklerde cinsel bölgede tüylenme 12-14 yaşlarında başlar, koltukaltı ve yüzdeki tüyler bir ya da iki yıl sonra ortaya çıkar. Üreme organlarının olgunlaşmasıyla erkek ergenler, gece boşalmalarını yaşamaya başlarlar (uyku sırasında sperm ya da seminal sıvı boşalımı). Eğer buna hazır değilse kendine kötü bir şey olduğundan korkabilir. Onlara ıslak rüyaların normal olduğu anlatılmalıdır. Kinsey’e göre erkeklerin yaklaşık % 83’ü bunu yaşamaktadır. Ancak bu boşalmalar yaklaşık bir yıl boyunca üretken değildir. Sperm daha çok sayıda ve etken olduğunda gebe bırakmaya yeterli olacaktır.

Bunlar ergenlikle ilgili temel belirleyiciler olan ve üreme organlarında gelişen “birincil” gelişmelerdir. İkincil cinsel değişmeler ise, beden yapısındaki değişimler, sesteki değişme, sivilcelerin artması, bıyık ve sakal çıkması, vücuttaki kıllanma, ter bezlerinin sayısındaki artış, gırtlakta kıkırdaklaşma, göğüslerde düğümcüklerime ve ilave cinsel değişiklikler olarak incelenir:

Cinsel Gelişimin Aşamaları

Beden Yapısındaki Gelişmeler: Kız ve erkek çocuklarının bedenlerini ayrı ayrı incelemek gerekir. Kızlarda omuzlar yuvarlaklaşır, göğüs ve kalçalarda deri altında biriken yağ miktarı fazlalaşır, göğüs ve kalçalar büyür, meme uçları dikleşir ve sivrilir. Erkek çocuklarda, ergenlikte kızlardan farklıca, kol ve bacak adalelerinde gelişme ortaya çıkar. Göğüs kafesi ve omuzlar gelişim gösterir, vücut ve yüz erkeksi bir görüntü kazanır.

Sesin Kalınlaşması: Ergendeki ses, çocukluk zamanlarının aksine kalınlaşmaya başlar. Bu dönemde ergen birey, ses tonunu düzenleyemez. Sesi önceleri çatallı bir şekilde çıkar. Daha sonra ses telleri gelişimini tamamlayınca, ergen bireyin ses tonu da olgun bir nitelik kazanır.

Yüzdeki Sivilcelerin Artması: Derideki yağ bezlerinin yoğun bir şekilde çalışması sonucu salgılanan yağlar ciltteki gözenekleri doldurur bu durum yüzde siyah nokta ve aknelerin oluşmasına neden olur. Yağ birikimi şişer ve ergenlik sivilcelerini ortaya çıkar. Bunlar son derece normaldir fakat bunların sıkılmaması ve bunlarla elle oynanmaması, yüze hijyenine dikkat edilmesi gerekir.

Yüzde Bıyık ve Sakalın Çıkması: Ergenlik döneminde yüzde ortaya çıkan en belirgin değişiklik de erkek çocukta sakal ve bıyıkların kendini göstermeye başlamasıdır. İlk başta bıyıklar belirginleşir, sonra şakak kemikleri altında sakallar çıkmaya başlar. Sakal ve bıyıkların çıkma sürecinde gençler arasında kişisel farklılıklara bağlı olarak değişikliklere rastlanır. Aynı yaştaki iki erkek bireyin sakal ve bıyık büyüme hızı farklılaşabilir. Bu boy ve beden bakımından büyümede ol­duğu gibi, soyaçekime, salgı bezlerinin salgıladığı hormon miktarına ve beslenmeye bağlıdır. Türk erkek çocuklarında yüz kıllanması 14,5 yaşında ortaya çıkmaktadır.

Vücutta Kıllanma: Ergenliğin yeni başladığı dönemlerdeki deği­şikliklerden biri de hipofiz bezinin salgılarıyla ortaya çıkan koltu­kaltı ve üreme organları bölgesindeki kıllanmadır. Türk kız ço­cuklarında kasıklarda görülen kıllanma ortalama 10.3 yaşlarında başla­makta ve gelişme zamanı 3.6 yılı bulmaktadır. Türk erkek ço­cuklarında ise kasıklardaki kıllanma 11.8 yaşında, koltukaltındaki kıllanma ise 13.2 yaşında başlamaktadır.

Ter Bezlerinin Çalışmasının Artması: Ergenlik döneminde koltukal­tı ile kasıklarda ve vücudun diğer yerlerinde bulunan ter bezleri çocuk­luk dönemine oranla daha çok çalışır. Sık terlemeden dolayı ortaya çıkan kirliliği önlemek için vücut hijyenine dikkat etmek erge­nin sağlığı için çok önemlidir.

Vücut Kokusunun Belirginleşmesi: Cinsel gelişimle bera­ber, vücutta her insanda kendine has bir koku gelişir. Bu vücut kokusunun cinsel çekicilikle bir ilgisi vardır.

Gırtlakta Kıkırdaklaşma: Hipofiz hormonunun tesiriyle, er­genlik döneminin ilk zamanlarında, erkek çocuklarda gırtlağın çe­ne altına denk gelen bölgesinde bir kıkırdaklaşmanın ortaya çıktığı görülür. Halk arasında “âdem elması” diye tabir edilen bu bölge giderek sertleşir.

Göğüslerde Düğümcüklenme: Erkek bireylerde ortalama olarak 14-16 yaşları arasında görülen, göğüslerin birinde veya her ikisinde ortaya çıkan ağrılı büyüme ve sertleşme halidir. Tıp dilinde buna jinekomasti adı verilir. Hormon kaynaklıdır. 6 ay ile 3 yıl ara­sında düzelme görülür.

{ Add a Comment }

tuzla escort pendik escort kartal escort maltepe escort kacak iddaa canlı bahis siteleri bahis siteleri bahis siteleri online casino siteleri bahis siteleri canlı bahis siteleri