Çocuğun Cinsel Kimlik Gelişimi:

Cinsiyet rolü denilen şey, kadının ve erkeğin nasıl düşüneceğini hatta nasıl hissedeceğini belirleyen ve de kısmen çevre tarafından bireylere cinsiyetlerine uygun görüldüğü için biçilen roldür. Çoğu kültürde erkek ve kadının farklılıktan, neleri yapıp neleri yapamayacakları açık açık belirlenmiştir. Bebekler daha doğmadan önce erkekler için mavi, kızlar için pembe renkli kıyafetler ve aksesuarlarla ayrım olur.

Bu ayrım daha sonra saç biçiminde, giyilen elbiselerde ve oyuncaklarda devam eder. Bu farklılıklar bireylerin bütün gelişim süreçleri boyunca pekiştirilerek artırılır. Zaten çocuklar da etraftakileri gözlemleyerek onların cinsiyet rollerini taklit ederler. Bu süreçte anne ve babaların görevi ve rolü oldukça önemli bir yere sahiptir. Kız ve erkek çocuklara, arkadaş seçimi, dışında geçirilecek zaman ve giyim kuşam gibi konularda farklı davranılmaktadır.

Aileler belli ödüller ve yasaklamalar kullanarak kızlarına daha kadınca, oğullarına daha erkekçe davranmayı öğretmektedirler. Akranların da mahallede ve okulda aynı cinsten olan arkadaşlarına “erkeksi” ve “kadınsı” rolleri öğretmeleri söz konusudur. Ergenlikteki arkadaş grubunun onaylaması veya onaylamaması, gösterilecek cinsel tutum ve tavır üzerinde önemli bir güçtür. Akranlar kendi cinsiyetlerine uygun davranışlar gösterenleri onaylayarak ve göstermeyenleri onaylamayarak onların uygun cinsel davranışlar göstermelerine katkıda bulunur.

Basın yayın organlarının da ergenin cinsel davranışlar kazanmasında önemli bir etkisi vardır. Özellikle televizyon, kadın ve erkeğin cinsel rollerinin ne olduğu konusunda açık mesajlar verir. Batıdaki televizyon yayınlan 1970’lerden önce kadın ve erkekleri daha geleneksel rol ve mesleklerde tanıtırken, 1990’larda kadınlara televizyonda yüklenen roller ve meslekler erkeklerle daha eşit düzeydedir.

Ülkemizde de benzer bir gelişme vardır. Bir görüşe göre ise kadın televizyonda cinsel bir obje olarak tanıtılmakta ve onun sadece “dişilik” yönü ön plana çıkartılmaktadır. Televizyondaki erkek oyuncular daima kadınlardan baskın, saldırgan, rekabetçi, bağımsız ve girişken olarak gösterilmekte, buna karşılık kadınlar daha edilgen kişilikler sergilemektedirler.