Etiket: çocukların

Okul Öncesi Eğitim Kurumları ve Önemi

Anaokullarının Eğitimdeki Önemi:

Günümüzde hayat şartlarının getirdiği zorunluluklar sebebiyle, babanın yanı sıra anne de çalışmak zorunda kalmaktadır. Anne ve babanın çalışması durumunda çocuk henüz okula gitmiyor ise, bir büyüğün yanına bırakıldığı gibi çocuklara daha iyi eğitim vereceği ve evde kazanamadığı bir takım alışkanlıkları daha kolay edineceği düşüncesi ile çocuklar üç yaşından itibaren anaokulu, çocuk yuvası, çocuk evi gibi isimlerle kurulan eğitim kurumlarına gönderilmektedir.

Okul öncesi bu eğitim kurumlan çocuklar için yeni bir arkadaş çevresi, zengin bir oyun ortamı ve çeşitli deneyimler kazanacağı bir yer olması nedeniyle oldukça önemlidir. Çocukların bu yaşlarda bir hayli hızlı öğrendiği göz önünde bulundurulursa, bu eğitim kurumları evde sağlanamayan birtakım imkânları takviye etmesi açısından büyük önem taşır.

Çocuk böyle bir yerde, evde yeterli düzeye gelmeyen birtakım zorunlu alışkanlıkları -ki bunlar yemek yeme, tuvalet, temizlik gibi alışkanlıklardır- öğrenme konusunda önemli gelişmeler gösterir. Çocuğun kendi yaşıtları ile bir arada olması birbirlerinin haklarına saygı göstermeyi, paylaşmayı ve birbirleri için bir şeyler yapabilme gibi davranışları öğrenmesini sağlar.

Bu kurumlar kendilerine özgü birtakım kurallar çerçevesinde faaliyetlerini gerçekleştirirler. Çocuk burada belirli bir düzene göre programlanmış faaliyetleri, belli bir zaman içinde yaparak zaman kavramını ve bunun önemini öğrenmede büyük gelişme gösterir.

Çocukların burada birlikte yemek yemeleri, bu yemek sırasında birbirlerine hizmet etmeleri, oyuncakları paylaşmaları, birbirlerinin sırasını ve hakkını korumaları gibi alışkanlıkları kazanarak ileride kuracakları insan ilişkileri konusunda olumlu bir altyapı oluştururlar.

Okul öncesi kurumların verimli bir şekilde hizmet sağlayabilmesi, eğiticinin niteliğinin yanı sıra kurumun çocuklar için ayırdığı malzemenin niteliği ve niceliği de önemli bir konudur. Kurumda bulunan çocuklar için kaliteli ve yeterli miktarda oyuncak ve uğraşı malzemelerinin bulunması göz önünde bulundurulması gereken bir husustur. Bu malzemelerin yeterli miktarlarda sağlanmış olmasının yanı sıra, oyun alanlarının da rahat hareket imkânını sağlayacak kadar geniş olması gerekir. Bu sayededir ki, çocuklar arasında doğabilecek sürtüşme ve tatsız olaylar çok daha kolay çözüme kavuşturulabilir.

Masal ve hikâye anlatımı türünden sözlü faaliyetler bu gibi kurumlarda önemli yer tutar. Çocuklar bu yaşlarda hikâye masal dinlemekten ve anlatmaktan büyük zevk duyarlar. Bu yüzden renkli resimli kitaplar ve eğitici, eğlendirici filmler hoşça vakit geçirebilmeleri için idealdir.

Yine bu kurumlarda müziğin de önemli bir yeri vardır. Çocukların birlikte şarkı söylemeleri, çeşitli basit melodileri öğrenmeleri eğitimleri açısından aşılması gereken bir adımdır. Bu gibi faaliyetlerin yanı sıra okula hazırlık amacıyla renklerin, sayıların, şekillerin, gündelik hayattaki ve doğadaki değişmez olayların oyunla karışık olarak öğretilmesi gerekir.

Okul öncesi kurumlar, çocuğun eğilimlerini ve yeteneklerini belirlemede çok iyi bir gözlem ortamı oluştururlar. Okulda ve evde verilen eğitimin birbirlerini tamamlayıcı nitelikte olması bu bakımdan büyük önem taşır.

Eğitimin verimliliği açısından okulda oluşturulan gruplar arasında yaş itibariyle fazla fark olmamasına dikkat edilmesi gerekir. Çünkü çocukların dikkat süreleri, anlama kabiliyetleri yaşları ile doğru orantılı olacağından, eğitimin verimliliği de bu ayrımın özenli yapılmasına bağlı olacaktır.

{ Add a Comment }

Televizyonun Çocuğa Olumsuz Etkileri

Çocuklarda Televizyon Alışkanlığı:

Televizyon artık evlerimizin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Hem kulağa, hem de göze hitap etmesi onu daha da çekici hale getirmiştir. Bir eğlence aracı olmasının yanı sıra eğitici ve öğretici yanıyla da bizi kendisine çekmektedir. Akşamları bütün bir aile yemekten sonra genellikle televizyonun karşısına oturur ve vakit bu şekilde geçirilir. Böylelikle aile arasında yapılması gereken sohbetler kelimenin tam anlamı ile öldürülür. Ailenin bir arada olduğu bu saatler televizyon seyredilerek geçirildiğinden, aile içindeki iletişim de zayıflar.

Televizyon programları her yaştaki seyirciler düşünülerek hazırlanmaktadır. Çocukların seyredeceği programlar genellikle onların ayakta olduğu, uyumadığı saatler göz önünde bulundurularak yayınlanır. Fakat yine de bazı aileler çocuklarının uyku saatlerinin düzenliliği konusunda fazla duyarlı değildirler. Bu yüzden çocuklar için sakıncalı olan programların seyredilmesine de göz yumarlar.

Çocuklar, henüz yaşlarının gereği televizyonda gösterilen programlarda hangisinin gerçek, hangisinin hayal ürünü olduğunu kavrayamazlar. Özellikle kavga ve savaş sahneleriyle dolu, vurdulu kırdılı filmler, korku filmleri çocuklar üzerinde tahmin edemeyeceğimiz kadar büyük etki yapar. Bazen bizlerin bile bu tür filmlerin gerçek olmadıklarını bildiğimiz halde etkisinde kalarak huzursuz bir gece geçirdiğimiz olmuştur. Henüz olayları tam olarak kavrayamayan çocuğunuzun bu tür filmleri seyrettiğini düşünecek olursanız, onlar üzerinde nasıl olumsuz bir etki yapabileceğini tahmin edebilirsiniz.

Okul öncesi çocukların seyrettiği programlar genellikle çizgi filmlerdir. Sürekli hareketlilik onlara ilgi çekici gelmektedir. Çocuklarla hayvanların arkadaşlığını konu alan diziler ve komedi filmleri yine çocukların ilgisini çeken programlar arasındadır.

Çocuklar televizyonu sürekli tek başlarına seyredecek olurlarsa, kendilerine verilen mesajı tam olarak anlayamayacaklarından televizyonun olumlu niteliği ortadan kalkacaktır. Onların izlediği programlardan büyük ölçüde etkilendikleri bir gerçektir. Bu programları seyrederken olayların akışına kendilerini tam anlamı ile kaptırırlar. Bu durum çocuğun iç dünyasında tahmin edemeyeceğimiz fırtınaların kopmasına yol açacaktır.

Zihninde beliren birçok sorunun cevabını kendisi cevaplayamaz. Bu da çelişkilere düşmesine neden olur. Oysa bu yaştaki çocukların güzel ve olumlu etkilerle bezenmiş bir iç dünyalarının olması gerekir. Bu duygusal yönden sağlıklı gelişmeleri için zorunludur. Televizyon seyrederken çocukların yanında bir büyüklerinin olması bu bakımdan zorunludur. Zihninde oluşabilecek bir çok soruya cevap verebilecek birinin olması, onun doğabilecek korku ve endişelerini engeller; gerilimlerini ortadan kaldırır. İzlenen programla ilgili onunla konuşmak, tartışmak, çocuğun düşünmesini, bu olaylarla ilgili olarak kendi düşüncesini ortaya koymasını sağlar. Olayları nasıl gördüğünü anlamamız ona yardımcı olmamızı kolaylaştırır.

Çocuğun yatma saati ve hangi programları kaça kadar izleyeceği önceden çocukla konuşularak belirlenmiş olmalıdır. Sonradan meydana gelecek kargaşalığı önlemenin en İyi çözüm yolu bu olabilir. Fakat çocuğa niçin erken yatması gerektiği sağlıklı büyüyebilmesi, erken kalkabilmesi vb. izah edilmelidir. Çocuk da kendisini erken yatması gerektiğine inandırmış olursa, yatma vakti geldiğinde herhangi bir huysuzlukla karşılaşılmadan bu iş gerçekleştirilir. Çocuk uyumadan önce kendisine masal veya öykü anlatılacak olursa, televizyonun çekiciliği kendiliğinden ortadan kalkacaktır.

{ 4 Comments }

istanbul escort