Etiket: dönemi

Abdülaziz’in Avrupa Seyahati ve Yaptığı Islahatlar

Abdülaziz’in Avrupa Gezisi – Yaptığı Yenilikler:

1861 yılında kardeşi Sultan Abdülmecit‘in vefatı üzerine; 31 yaşında Osmanlı tahtına çıkmıştır. Sultan Abdülaziz ülke içi ve dışıyla sık resmi temaslarda bulunmuş ileri görüşlü bir padişahtır.

Avrupa seyahatine çıkan ilk Osmanlı padişahıdır. Bu seyahatteki amacı Osmanlı Devleti‘nin içine kapanık bir ülke olmadığını, hürriyet fikirlerinin Osmanlı Devleti’nde de ilerlediğini Avrupalı devletlere göstermek ve Rusya’ya karşı onların desteğini almaktır. Abdülaziz döneminde;

  • Osmanlı donanması yenilenmiş ve dünyanın sayılı filoları arasına girmiştir.
  • Osmanlı askerlerine döneminin son model top ve tüfekleri sağlanmıştır.
  • Posta pulu ilk kez onun zamanında dolaşıma girmiştir.
  • Eğitime önem veren Abdülaziz, yeni liseler açmış, madencilik ve tıp okullarının temellerini atmıştır.
  • Beylerbeyi ve Çırağan Sarayları inşa ettirilmiştir.

Sultan Abdülaziz’in yukarıdaki ıslahatlarını gerçekleştirmesinde Avrupa seyahatinin büyük etkisi olmuştur. Çünkü bu gezi sırasında Batı’nın gerisinde kalındığı bizzat padişah tarafından görülmüştür.

Sultan Abdülaziz döneminde de Balkanlardaki bağımsızlık isteyen azınlıkların isyanları devam etmiştir. Özellikle Rusya’nın kışkırtmalarıyla Bosna, Hersek, Bulgaristan, Sırbistan ve Karadağ’da isyanlar çıkmıştır.

{ Add a Comment }

Abdülaziz Dönemi Islahatları (1861–1876)

Abdülaziz Döneminde Yapılan Islahatlar:

Abdülaziz döneminde eğitim alanında önemli yenilikler yapılmış; Mekteb-i Mülkiye-i Tıbbiye, Eczacı mektebi, Çarkçı mektebi ve Darül Muallimat (kız öğretmen okulu) açılmıştır. Yetim Müslüman çocuklar için Daruşşafaka kurulmuştur. 1869’da kabul edilen genel eğitim tüzüğüne göre (Maarif-i Umumiye Nizamnamesi) öğretim aşamaları, ilkokula hazırlıktan yüksek okula kadar planlanmıştır.

Abdülaziz döneminde Bahriye Nezareti kurulmuş ve güçlü bir donanma oluşturulmuştur. Ayrıca Deniz Ticaret Kanunu çıkarılmıştır. Bu dönemde yeni çıkan kanunların yayınlandığı Düstur dergisi çıkarılmaya başlanmıştır. Ahmet Cevdet Paşa başkanlığındaki bir komisyon temeli İslam hukukuna dayanan ve Mecelle adı verilen bir medeni kanun hazırlamıştır. II. Abdülhamit döneminde yürürlüğe giren Mecelle Yeni Türk Devleti’nin Medeni Kanun’u Kabul etmesine kadar yürürlükte kalmıştır.

Abdülaziz döneminde hiçbir savaşa girilmemiş, fakat Rusya’nın emelleri “Panislavist Politika” haline gelerek özellikle Balkanlar üzerinde etkili olmuştur. Abdülaziz, Fransa ve İngiltere’ye gezi düzenlemiş, bu gezi sırasında yüklü miktarda dış borç almıştır. Alınan bu borçlarla donanma yenilenmiştir.

  • Abdülaziz, ilk dış ülke gezisine çıkan Osmanlı padişahıdır.
  • Osmanlı tarihinin en ağır dış borcu bu dönemde alınmış, ileride faiz yükü ile ödenmesi zorlaşınca Avrupa devletleri ile sorun oluşturmuştur.

Abdülaziz döneminin en önemli olaylarından biri de Süveyş Kanalı’nın açılmasıdır. (1869)

    • Mısır valisinin Fransa’nın desteğiyle açtığı Süveyş Kanalı, Akdeniz ile Kızıldeniz’i birbirine bağlamış, böylece Avrupa’dan Hint Okyanusu’na giden yol kısalmıştır.
    • Süveyş Kanalı’nın açılması, Mısır’ın ve Doğu Akdeniz’in stratejik önemini daha da arttırmış, İngiltere için bu bölge hayati değer haline gelmiştir. (İngiltere’nin sömürgelerine giden en kısa yol olmuştur.)
    • Süveyş Kanalı’nın açılmasıyla Akdeniz ticareti yeniden canlanmış, Ümit Burnu Yolu önemini kaybetmiştir.

Tanzimat döneminde batılı düşünceyi benimseyerek yetişen aydınlar, (Yeni Osmanlılar, Jön Türkler) Osmanlı ülkesinin kurtuluşunun, batılılaşmaktan ve demokratik anayasal yönetim kurulmasından geçtiğini düşünüyor ve meşruti yönetime geçilmesini istiyorlardı. Bu aydınlar meşrutiyeti ilan etmeye yanaşmayan Abdülaziz’i tahtan indirip yerine V. Murat’ı geçirmiş ancak onun padişahlık yapamayacağını görünce meşrutiyeti ilan edeceğine söz veren II. Abdülhamit‘i tahta çıkarmışlardır.

  • Abdülaziz, yenilik isteyenlerce tahtından edildiği için, ilk defa yenilikçi kesim padişaha karşı gelerek değişiklik gerçekleştirmiştir.

Çünkü bu zamana kadar, hep yeniliğe karşı olanlar padişah değişikliği yapmıştı.

2. Abdülhamit, Genç Osmanlılar tarafından tahta çıkarılmış ve Kanun-i Esasi’yi yürürlüğe koymuştur.

{ 1 Comment }

18.Yüzyıl Islahatları ve Islahatçıları

18.Yüzyıl Islahatçıları Kimlerdir – 18. Yüzyılda Yapılan ıslahatlar:

18.yüzyıldan itibaren gerçekleştirilen ıslahatlarda Avrupa’daki gelişmelerin etkisi altında kalınmıştır. Avrupa’daki ilim ve teknik alanındaki gelişmeler takip edilerek Osmanlı devlet sisteminde uygulanmaya ve bu şekilde gerilemenin önüne geçilmeye çalışılmıştır.

 1.Mahmut Dönemi Islahatları

Avrupa’da meydana gelen gelişmelere ayak uydurulmaya çalışılmış, Avrupa tarzı ıslahatlarla ordu yeniden düzenlenmek istenmiştir.

  • Osmanlı hizmetine giren Fransız Kont de Bonneval askeri ıslahatlarla ilgili raporlar hazırlamıştır.
  • Humbaracı Ocağı yeniden düzenlenmiş, Üsküdar’da bir Humbaracı kışlası yaptırılmıştır.
  • Subay ihtiyacının karşılanabilmesi amacıyla Kara Mühendishanesi (Mühendishane-i Berr-i Hümayun) açılmıştır.

3. Mustafa Dönemi Islahatları

  • Macar asıllı Baron dö Tot Sürat Topçuları Ocağı’nı kurmuştur.
  • Top imalathaneleri açılmıştır.
  • Osmanlı donanmasının subay ihtiyacını karşılamak amacıyla Deniz Mühendishanesi (Mühendishane-i Bahr-i Hümayun) açılmıştır.
  • Fransızca bazı eserler Türkçeye tercüme edilmiştir.
  • İlk defa bu dönemde iç borçlanma (esham) yoluna gidilmiştir.

3. Selim Dönemi Islahatları

3.selim döneminde devletin siyasi, ekonomik, askeri, dengeleri bozulmuş durumdaydı. 3.Selim bu yüzden hükümdarlığı, döneminde planlı ve programlı olarak ıslahat hareketlerine girişti, 3.Selim bu amaçla;

  • Devletin içinde bulunduğu durum ve sorunların çözümü için raporlar (Layiha) hazırlattı.
  • Bir danışma meclisi (Meclis-i Meşveret) oluşturarak ıslahat yapma kararı aldı.
  • Avrupa’ya daimi elçiler gönderdi. Buradaki amacı Avrupa’daki gelişmeleri yakından takip etmek ve Osmanlı Devleti hakkındaki düşüncelerini öğrenmektir. Paris, Londra, Viyana ve Berlin’e elçiler göndermiştir.
  • Nizamıcedit adında bir ordu meydana getirdi. Bu ordunun giderlerini karşılamak amacıyla İradıcedit adında bir hazine oluşturdu. Ordunun eğitimi için Levent ve Selimiye kışlaları kuruldu.
  • Yabancı dil eğitimine Önem verildi.
  • Birçok kitap Türkçeye tercüme edilerek kültürel gelişim sağlandı.
  • Paranın değerini koruması için tedbirler alındı vergi düzenlemeleri yapıldı.
  • Vezirlerin sayısı ve görev süreleri yeniden belirlendi ve kadıların görev yerlerine gitmeleri sağlandı.
  • Mühendishaneiberrihümayun (Kara Mühendis Okulu) adında yeni bir askeri okul açıldı.
  • Avrupa’dan yabancı uzmanlar getirilerek lağımcı, topçu, humbaracı ocakları teknik sınıf olarak yeniden düzenlendi.
  • Denizciliğe önem verildi, tersaneler onarılarak işler hale getirildi.
  • Yeniçeri ocağını aşamalı olarak kaldırmak istedi.
  • Musikiye önem yerildi.
  • Darü’t Tıbatü’l Amire adlı devlet matbaası kuruldu.

3. Selim‘in idari, askeri ve ekonomik alanda giriştiği bu köklü ıslahatlar devleti yüzde yüz dağılmaktan kurtaramadı. Fakat çağdaşlaşmak amacıyla yapılan bu icraatlar kendinden sonraki devlet yöneticilerine örnek teşkil etmiştir.

1.Abdülhamit Dönemi Islahatları

  • Kapıkulu ocaklarında sayım yapılarak maaşlı asker sayısı belirlenmeye çalışılmıştır.
  • Ulufe alım satımı yasaklanmıştır.
  • Sürat Topçuları Ocağı geliştirilmiştir.
  • Avrupa’dan getirilen subaylar Osmanlı ordusunun eğitiminde görevlendirilmiştir.
  • İstihkam Okulu açılmıştır.
  • Yabancı mallara karşı yerli malının kullanımı teşvik edilmiştir.

{ 2 Comments }

3. Ahmet Dönemi Osmanlı -Venedik İlişkileri

3.Ahmet Dönemi Osmanlı Devletinin Venedik Siyaseti:

Mora halkının Venedik idaresinden memnun olmayıp Osmanlı’dan yardım istemesi üzerine Venedik ile savaş yapılarak. Mora alınmıştır. Osmanlı Devleti Karlofça Antlaşması ile kaybettiği Mora’yı 1715’te geri almıştır. Bu durum Avusturya ile Osmanlı Devleti‘ni karşı karşıya getirmiştir.

{ Add a Comment }

4. Mehmet Dönemi Islahat Çalışmaları

Tarhuncu Ahmet Paşa Islahatları:

  • Mehmet‘in sadrazamlarından olan Tarhuncu Ahmet Paşa genel olarak maliye alanında ıslahatlar yapmıştır,
  • Has ve zeamet’ten gelen gelirlerin doğrudan doğruya hazineye girmesini sağladı.
  • Devlet idaresi içinde rüşvet alınmasını önlemeye çalıştı.
  • Osmanlı tarihinde “bilinen ilk bütçeyi hazırladı.
  • Bütçe ortadan kaldırmak için saray masraflarını kıstı.
  • Saray masraflarını; kısması çıkarı zedelenen insanları rahatsız etmiş ve bu kişiler sadrazamın idam edilmesine neden olmuştur.

KÖPRÜLÜLER DEVRİ

Osmanlı İmparatorluğu‘nda 1656 ile 1683 yılları arasını kapsayan ve Köprülü ailesinden sadrazamların görev yaptığı ve Osmanlı Devleti’nin toparlanması ve istikrarı için bir fırsat yakalanan tarihi döneme verilen isimdir. Köprülüler dönemi; Kanuni dönemini hatırlatan istikrarlı bir toparlanma dönemi olmuştur.

Köprülü Mehmet Paşa Islahatları:

Köprülü Mehmet Paşa kendisine sadrazamlık teklif edildiği zaman, hu görevi bir takım şartları kabul edildiği takdirde alacağım ifade etmiştir. Bu sıra dışı duruma rağmen padişah şartları kabul etmiştir. Bu şartlar şunlardır:

  • Raporları geri çevrilmeyecek,
  • Yapacağı atama ve görevden almalara kimse karışmayacak,
  • Kendisi hakkında bir şikâyet olduğunda, kendisi dinlenilmeden karar verilmeyecek,
  • Sarayda hiç kimse devlet işlerine karışmayacaktı.

Köprülü Mehmet Paşa’nın görevde kaldığı süre içerisinde yaptığı faaliyetler şunlardır;

  • İlk olarak İstanbul’da güvenliği sağladı.
  • Girit Savaşı’nın bir tarafı olan Çanakkale’de Venedik Cumhuriyeti’yle yapılan kara ve deniz savaşlarında başarı elde etti.
  • Kapıkulu askerlerini ve diğer devlet adamlarını kontrol altına aldı.
  • Gereksiz maaş atımlarını durdurmaya çalıştı.

Köprülü Mehmet Paşa‘nın yönetim tarzından memnun olan padişahı onun ölümü ile bu aileden olanları sadrazamlığa getirmeye devam etmiştir.

Köprülü Fazıl Ahmet Paşa Islahatları:

Babası Köprülü Mehmet Paşa’nın ölümü üzerine padişah tarafından 1661 yılında sadrazamlığa getirilen Fazıl Ahmet Paşa 1676 tarihine kadar on beş yıl bu görevi sürdürmüştür. Girit, Uyvar Podolya ve Kameniçe‘nin fatihidir. Islahatları;

  • Askeri ve mali alanda yenilik çalışmaları yapmıştır.
  • Topçu sınıfını güçlendirerek orduyu düzenlemeye çalışmıştır.
  • Önemli yünlerde saraya ve devlet adamlarına hediye verilmesini yasaklamıştır.
  • Saray içi masrafları kısıp ekonomiye i katkıda bulunmuştur.
  • İstanbul Çemberlitaş‘ta bir kütüphane kurmuştur.

{ Add a Comment }

Duraklama Dönemi Islahatları Neden Başarısız Olmuştur

17. Yüzyıl (Duraklama Dönemi) Islahatlarının Genel Özellikleri:

  • Kişilere bağlı kalmış, ıslahatçı devlet adamlarının sık sık değiştirilmesi ya da öldürülmesi nedeniyle sonuçlanamamıştır.
  • Sorunların temeline imlemediğinden duraklamaya çözüm getirilememiştir.
  • Kuvvet ve şiddet yoluyla ülkede asayişin sağlanması hedeflenmiştir.
  • Avrupa’daki bilimsel gelişmelere kayıtsız kalındığından köklü çözümler getirilememiştir.

XVII. yüzyıl ıslahatlarını yapan devlet adamları Osmanlı’yı dünyanın en büyük gücü saydıklarından Avrupa’yı örnek almamış, Osmanlı’nın yükselme dönemine (Kanuni devri gibi) geri dönmeyi amaçlamışlardır.

{ Add a Comment }

Osmanlı Duraklama Dönemi Padişahları

Osmanlı Devleti kuruluşundan itibaren büyük bir ilerleme ve gelişme göstermiş ancak XVII. yüzyıla gelindiğinde bu gelişmeler yavaşlamış, devleti ayakta tutan kurumlarda bozulmalar başlamış, İstanbul’da Anadolu’da ve uzak eyaletlerde birçok isyan çıkmıştır. Devlet adamlarını bu aksaklıkları giderebilmek için ilk Osmanlı ıslahatlarını başlatmışlardır. Sokullu Mehmet Paşa’nın ölümünden (1579) başlayıp XVII. yüzyılın sonuna kadar süren bu döneme Duraklama Dönemidenilmiştir.

Duraklama Dönemi Padişahları:

III. Murat (1574- 1595)
III. Mehmet (1595 – 1603)
I. Ahmet (1603 – 1617)
I. Mustafa (1617-1618)
II. Osman (1618 – 1622)
I. Mustafa (2. kez) (1622 – 1623)
IV. Murat (1623- 1640)
Sultan İbrahim (1640- 1648)
IV. Mehmet (1648 – 1687)
II. Süleyman (1687- 1691)
II. Ahmet (1691 – 1695)
II. Mustafa (1695 – 1703)

{ Add a Comment }

Dört Halife Dönemi – İslam Tarihi (632 – 661)

Hz. Muhammed’in vefatından sonra İslam tarihinde Dört Halife dönemi başlamıştır. Halifeler Hz. Muhammed’in peygamberlik görevi dışındaki yetkilerine sahip olmuşlardır. Bu dönem, halifeler seçimle işbaşına geldiğinden “Cumhuriyet Dönemi” olarak nitelendirilmiştir.

I- EBUBEKİR DÖNEMİ (632 – 634) 

İç Sorunların Çözülmesi: Halifeliğinin ilk dönemlerinde yalancı peygamberleri ortadan kaldırmış, dinden dönen ve zekat vermeyen toplulukları da itaat altına alarak bozulan otoriteyi yeniden sağlamıştır. Hz. Ebubekir’in bu çalışmalarıyla dini ve siyasi yönden etkinlik kazanılmıştır.

Fetih Hareketleri: Hz. Ebubekir döneminde Arabistan dışında ilk fetihler başlamış, Üsame bin Zeyd komutasında bir ordu Suriye’ye. Halid Bin Velid komutasındaki bir ordu da Irak’a gönderilmiştir. Bu dönemde Bizans’la yapılan Yermük Savaşı kazanılmış (634) böylece Suriye’nin fethine zemin hazırlanmıştır. Hz. Ebubekir döneminde Yemen, Umman, Bahreyn ve Hadramut’un fethedilmesiyle Arap Yarımadası tamamen İslam devletinin sınırlarına katılmıştır         .

Kur’an-ı Kerim’in Kitap Haline Getirilmesi: Hz. Muhammed döneminde Kur’an ayetleri tahta, kemik, deri gibi nesnelere yazılmış ve hafızlar tarafından ezberlenmiştir. Ancak yalancı peygamberlerle yapılan mücadelelerde birçok hafız şehit edilmiştir. Bu gelişme üzerine Zeyd Bin Sabit başkanlığındaki bir komisyona Kur’an-ı Kerim’in kitap haline getirilmesi görevi verilmiş ve yapılan titiz çalışma sonucu Kur’an ayetleri kitap haline getirilmiştir. Bu çalışma Kur’an-ı Kerim’in özgün halinin korunmasına katkı sağlamıştır.

II- HZ. ÖMER DEVRİ (634 – 644): 

Hz. Ömer döneminde geniş bir alanda başarılı fetihler yapılmış, devletin sınırları genişlemiş ve bunun sonucunda çeşitli alanlarda teşkilatlanma çalışmaları görülmüştür.

Fetih Hareketleri: Bizans’la yapılan savaşlar sonucunda Suriye (Ecnadin Savaşı 636), Filistin, Kudüs, Mısır ve Trablusgarp hakimiyet altına alınmıştır. Sasanilerle yapılan Köprü (634), Kadisiye (636), Ceiula (637) ve Nihavent (642) savaşlarından sonra İran ve Irak fethedilmiştir. Nihavent Savaşı ile İslam devletinin sınırları Horasan’a ulaşmış, böylece Türklerle Müslüman Araplar komşu olmuşlardır. Hz. Ömer devrinde ayrıca, El-Cezire (Yukarı Mezopotamya), Urfa, Diyarbakır ve Azerbaycanda İslam topraklarına katılmıştır. Hz. Ömer dönemindeki bu fetihlerle,

  • Devletin sınırları genişlemiştir.
  • Farklı kültürlerle karşılaşılmıştır.
  • Devletin örgütlenmesine hız verilmiştir.

İslam Devleti’nin Örgütlenmesi:

  • İdaresini kolaylaştırmak için fethedilen yerler yönetim birimlerine ayrılmış, böylece büyük iller kurulmuştur.
  • Devletin sorunlarını görüşmek üzere bir divan teşkilatı oluşturulmuştur.
  • İllere valilerin yanısıra kadılar da gönderilmiş, böylece yönetim ve yargı birbirinden ayrılmıştır.
  • Düzenli bir ordu oluşturulmaya çalışılmış ve askerler defterlere kaydedilmiştir.
  • Sınırların güvenliğini sağlamak ve fetihleri kolaylaştırmak için ordugah şehirleri (cünd) kurulmuştur.
  • Beytülmal adı verilen devlet hâzinesi oluşturulmuş ve ikta sistemi uygulanmıştır.
  • Ticari hayatta kolaylık sağlamak üzere Bizans parası taklit edilerek para bastırılmıştır.
  • Hicri Takvim hazırlanmıştır.

III- OSMAN DÖNEMİ (644 – 656)

Fetih Hareketleri: Maveraünnehir, Anadolu, Kafkaslar ve Kuzey Afrika’da fetihler yapılmış, Tunus’a kadar olan bölge hakimiyet altına alınmıştır. Hz. Osman döneminde İslam tarihinde ilk kez fetihlerde donanma da kullanılmıştır. Akdenizde Bizansla yapılan mücadeleler sonucunda Kıbrıs vergiye bağlanmıştır. 655 yılında Finike açıklarında yapılan Zatü’s Savari Savaşı’nda Bizans donanması yenilgiye uğratılmıştır.

Kur’an-ı Kerim’in Çoğaltılması: Sınırların genişlemesi ile Müslümanların sayısı ve insanların inançlarını asıl kaynağından öğrenme gereksinimi artmıştır. Bu arada Kur’an metinlerinin farklı şekillerde okunmaya başlanması üzerine bir komisyon oluşturularak Kur’an-ı Kerim düzenlenmiş, ardından da çoğaltılarak önemli İslam merkezlerine gönderilmiştir. Bu çalışmalarla Kur’an-ı Kerim’in aslının korunması ve Müslümanların inançlarını asıl kaynağından öğrenmesi daha kolay sağlanmıştır.

İç Karışıklıkların Çıkması: Ümeyye (Emevi) ailesinden olan kişilerin yönetimdeki etkinliklerinin artması, bazı valilerin kötü uygulamaları ve kışkırtıcı çalışmalar toplumsal alanda huzursuzluklara ve karışıklıklara neden olmuş ve Hz. Osman Kur’an okurken şehit edilmiştir. Bu sorunlar İslam Devleti’nin dışa karşı askeri ve siyasi etkinliğini sarsmış, fetih hareketlerini duraksatmıştır.

IV- ALİ DÖNEMİ (656 – 661)

Devlet otoritesinin zayıfladığı bir dönemde halife seçilmiş ve iç mücadelelerle uğraşmak zorunda kalmıştır. Hz. Osman döneminde başlayan karışıklıklar bu dönemde iç mücadelelere dönüşmüştür.

Cemel Vak’ası (Deve Olayı): Hz. Ali ile Hz. Osman’ın katillerinin bulunmasını isteyen Hz.Ayşe, Hz.Talha ve Hz.Zübeyr taraftarları arasındaki mücadeledir. Taraflar arasındaki mücadele Hz.Ayşe’nin devesinin etrafında geçtiğinden bu olay Cemel Vak’ası olarak tarihe geçmiştir. Hz. Ali bu olayda başarılı olmuş, ancak devlet merkezini Medine’den Kufe’ye taşımak zorunda kalmıştır. (656)

Sıffin Savaşı (657): Hz. Ali ile onun halifeliğini tanımayan Şam valisi Muaviye arasındaki iç savaştır. Mücadelenin kesin sonucunu almak için taraflar kendi hakemlerini seçip görüşmeler yoluyla çözüm aramışlardır. Ancak Hakem olayı adı verilen bu görüşmeler sonuçsuz kalmış ve İslam tarihinde ilk ayrılıklar (siyasi bölünmeler) başlamıştır. İki tarafı da kabullenmeyen Haricilerin Hz. Ali’yi şehit etmeleri üzerine O’nun oğlu Hz. Hasan halife olmuş, ancak daha çok kan dökülmesini istemediğinden halifeliği Muaviye’ye bırakmıştır. Bu gelişmeyle birlikte İslam tarihinde Emeviler devri başlamıştır.

{ Add a Comment }

Buluğ Çağı Nedir – Buluğ Çağı Kaç Yaşında Başlar

Erinlik Dönemi Nedir:

Ergenlik dönemi, erinlik (buluğ, ergenliğin başları), ergenliğin ortaları ve ergenliğin sonları olarak üç ana bölümde ele alınabilir. Ancak ergenlik dönemi, alan literatüründe daha çok ergenliğe giriş (buluğ) ve ergenlik dönemi olarak iki başlık altında İncelenmektedir.

Erinlik (Puberte): Erinlik, Latince pubertas (erkeklik yaşı) kelimesinden alınmış olup, ergenlik yıllarının başlangıcında hızlı değişikliklerin meydana geldiği dönemdir. Erinlik (buluğ) dönemi ortalama 12 yaş civarında başlayan ve 12-18 ay kadar süren, çocukluğun sona erdiği, ikincil cinsiyet özelliklerinin görüldüğü ve ergenliğin başlangıcı sayılan bir dönemdir. Bu dönemde boyca ve kiloca artış, özellikle el ve ayaklarda hızlı bir büyüme, erkeklerde sakal ve bıyıkların belirmeye başlaması, kızlarda göğüslerin kabarmaya başlaması, kalça genişlemesi vb. özellikler gösterir. Bu gelişmeleri takip eden ortalama 1-1,5 yıl içinde erkeklerde gece boşalması, kızlarda ise regl olayı gerçekleşir. Bu dönem ergenliğin başlangıcı olarak nitelenmekte ve kızlarda 14, erkeklerde 15 yaşına kadar sürebileceği belirtilmektedir.

Erinlik dönemini ergenlikle özdeş tutmamak gerekir. Her ne kadar erinlik, ergenliğin bir evresini teşkil etmekteyse de erinlik öncesi, erinlik ve erginlik aşamalarını içeren uzun süreli bir dönemdir. Ergenlik tek başına fiziki olgunluğu değil, olgunluğun tüm yüzlerini içeren bir yaşam dilimidir.

Fizyolojik yönden ergenliğin, özellikle üreme organlarıyla ilgili salgı bezlerinin gelişip büyümeleri sonucu işlev kazanmalarıyla tamamlandığı kabul edilir. Bu konuda Bühler, cinsel organların gelişmesiyle davranışlarda meydana gelen değişmeye dikkati çekmiş ve bu yıllardaki bedensel değişmelerin bireyin uyumsuzluğuna sebep olduğunu söylemiştir.

{ Add a Comment }