Etiket: yıl

Aziz Sancar Kimdir – Hayatı – Eserleri

Aziz Sancar 1946 yılında Mardin’in Savur ilçesinde sekiz çocuklu bir ailenin yedinci çocuğu olarak dünyaya geldi. Anne ve babası okuma yazma bilmiyordu. Ancak eğitime çok önem verdiklerinden oğullarını okula gönderdiler. Aziz Sancar önce memleketinde ilk ve orta öğrenimini tamamladı, ardından tıp eğitimi almak üzere İstanbul’a gitti. Yeniden Savur’a dönerek iki yıl boyunca doktor olarak görev yaptı. Daha sonra doktora çalışması yapmak üzere Amerika Birleşik Devletlert’ne gitti Doçentliğini yine bu ülkedeki Yale Üniversitesinde DNA onaramı üzerine yaptığı tezle aldı. Bunun yanı sıra hücre dizilimi, kanser tedavisi ve biyolojik saat gibi alanlarda çalışmalar yürüttü. Başarılarla dolu bu meslek yaşantısına rağmen Aziz Sancar’ın ABD’deki ilk yıllan hayli zorlu geçmişti.

Kendisine çok güvenemiyor, laboratuvar çalışmalarında diğer öğrenciler kadar başarılı olamayacağını düşünüyordu. O da tek çarenin çok çalışmak olduğuna karar verdi. Üzerinde çalıştığı problemlerle ilgili basit deneyler hazırlayacak, konusunu en ince ayrıntılarına kadar öğrenecekti. Ama ilk başlarda işler pek de planladığı gibi gitmedi. Deneylerde istediği sonuçları bir türlü alamıyordu. Hatta bir arkadaşı onun bilimsel araştırmadan pek de anlamadığını, yeniden başarılı olduğu doktorluk mesleğine dönmesi gerektiğini söylemişti. Ama o yılmadı ve azimle çalışmalarına devam etti. 30 yıl süren gayretli çalışmalarının karşılığını da Nobel Kimya Odülü’nü 2015’te kazanarak aldı.

Vücudumuzdaki hücreler genetik yapımızın temel taşı olan DNA’nın kendini kopyalayarak çoğaltması sayesinde yenilenmektedir. Her şey yolunda gittiğinde, yani sağlıklı olduğumuzda yaşamımız boyunca biz farkında olmadan bu iş kendiliğinden sürüp gider. Ancak hücre çoğalması bazen kontrolden çıkar ve sonuçta her yıl tüm dünyada milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine neden olan kanser hastalığı ortaya çıkar. İşte Aziz Sancar’ın hücrelerdeki DNA onanını ve genetik bilginin korunumuyla ilgili çalışmaları bu hastalığın önlenmesinde ve tedavisinde çığır açıcı bir niteliğe sahip.

Ama yine de Aziz Sancar daha çok çalışmak gerektiğini, henüz kansere çare bulunduğunu söylemek için erken olduğunu hatırlatıyor. Ülkemizin gençlerinin Nobel ödülü Kazanabilecekleri çok sayıda çalışma alanı olduğunu söylüyor.

{ 2 Comments }

Dünyanın Eksen Eğikliği ve Yıllık Hareketinin Sonuçları

Eksen eğikliği: Dünyanın yörüngesinin düzlem şeklinde olduğu düşünülerek oluşturulan düzleme ekliptik denir. Ekvatordan geçtiği düşünülen düzleme ise Ekvator düzlemi denir. Dünya, ekliptik düzlemi üzerinde eğik durmaktadır. Eksen eğikliği ile yıllık hareketin sonuçları birlikte ortaya çıkar. Dünyanın yıllık hareketinin ve eksen eğikliğinin sonuçlarını maddeler halinde aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz:

  • Güneş ışınlarının yıl içindeki geliş açısı değişime uğrar. Buna bağlı olarak mevsimler oluşur.
  • Dünya’nın eksen eğikliğine bağlı olarak Güneş ışınlarının geliş açısı değişir. Buna bağlı olarak mevsimler ortaya çıkar.
  • Matematiksel iklim kuşaklarının ortaya çıkmasına neden olur.
  • Cisimlerin gölge boyu yıl içinde değişime uğrar.
  • Yıllık sıcaklık farklılıkları ortaya çıkar. Karalar ve denizler farklı ısınır ve bu durum Muson rüzgarlarının oluşmasını sağlar.
  • Aydınlanma çemberi, yıl içinde kutup noktaları ile kutup daireleri arasında sürekli yer değiştirir.
  • Güneşin yıl içinde ufukta doğup battığı yer ve zamanda değişiklikler olur. Böylece gece ve gündüz süreleri değişime uğrar. Gece gündüz süresinin değişmesiyle birlikte Güneş’in doğuş ve batış saatleri de değişime uğrar.
  • Aynı zaman diliminde farklı yarım kürelerde farklı iklimler ortaya çıkar.
  • Eksen eğikliğinin bir sonucu olarak dönencelerin ve kutup dairelerinin yeri belirlenir.
  • Dönenceler arasında kalan alanlara güneş ışınları yılda iki kez dik açı ile ulaşır.

Not1: Gece gündüz süresinde yaşanan değişim, eksen eğikliği ve Dünyanın yıllık hareketi sonucunda ortaya çıkan bir durumdur. Aydınlanma çemberi yıl içinde sürekli yer değiştirir. Bu durum Kuzey ve Güney yarımkürede yıl içinde gece ve gündüz sürelerinin değişimine neden olur.

Not2: Dünyanın yıllık hareketi ve eksen eğikliğini bir sonucu olarak Güneş ışınları dönenceler arasındaki bölgeye yıl içinde iki kez dik gelir.

{ Add a Comment }

Tarihte Zaman ve Takvim

Zaman kavramının ortaya çıkışı ve gelişimi insanlık tarihi kadar eskidir. Zamanın birçok tanımı yapılmıştır. Soyut bir kavram olduğu için yapılan tanımlara mutlak doğru denilemez. Zaman bir olayın ve oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süredir. Takvim ise zamanı aylara, yıllara, haftalara ve günlere ayırma yöntemidir.

Takvim: Dünya’nın kendi etrafında bir defa dönmesinde geçen zamana gün; Ay’ın Dünya çevresinde tam bir tur yapması için geçen zamana ay; Dünyanın güneş çevresinde tam bir dolanım yapması için geçen zamana yıl denir. Dünyada takvimler, iki esasa göre hazırlanır. Ay’ın 12 kez Dünya etrafında dönmesi sonucunda oluşan 354 günlük Ay yılı süresine göre Ay takvimi hazırlanır buna hicri takvim adı verilir. Dünya’nın, Güneş etrafında 365 gün 6 saatte bir dönüşünü tamamlayarak oluşan, Güneş yılı süresine göre hazırlanan takvime ise Miladi Takvim adı verilir.

Her iki yıl arasındaki gün farkı 11’dir. Yani AY yılı, Güneş yılına göre 11 gün eksiktir. Diğer bir ifade ile Ay yılında, Güneş yılına göre yılbaşı, her yıl 11 gün daha erken gelir. Tarihte ilk takvimi Sümerliler kullandılar. Sümerliler 360 günden ibaret olan yılı 30 günlük 12 aya böldüler. Mısırlıların kullandıkları takvim ise güneş yılına dayanıyordu. Yıl 365 gün kabul edilmiş ve 12 aya bölünmüştü. İbraniler, M.Ö. 3761 yaratılışı; Yunanlılar M.Ö 776 da ilk Olimpiyatı; Romalılar M.Ö. 753 Roma şehrinin kuruluşunu; Müslümanlar 622 Hz. Muhammed’in Mekkeden, Medineye göçünü takvimlerine başlangıç yaptılar.

{ Add a Comment }

Ergenlerde Cinsel Gelişim ve Aşamaları

Erinlik sırasında boy ve kilo dramatik bir şekilde artarken, cinsel olgunlaşmanın başladığının işaretini veren aynı derecede önemli diğer değişimler ortaya çıkar. Bunlar birincil cinsiyet özellikleri (erkeklerde penis ve testislerin gelişmesi ve sperm üretimi, esmer porno kızlarda klitoris, rahim ve vajina gelişmesi ile ilk adet kanaması/menstruasyon) ve ikincil cinsiyet özellikleri’dir (kızlarda göğüslerin gelişimi, erkeklerde ses değişimi ve yüz kılları, her iki cinste de genital bölgede tüylenme). Bu özelliklerin ortaya çıktığı yaşlar bireyler arasında büyük ölçüde değişmektedir. Kızlarda cinsel olgunlaşmanın ilk görünür belirtisi sekiz ile on üç yaşlar arasında göğüslerin belirmeye başlamasıdır. Tamamen gelişmesi üç yıl alır. Genital bölgenin tüylenmesi göğüslerin gelişiminden kısa süre sonra başlar ve bir-iki yıl sonra koltukaltı tüyleri çıkmaya başlar.

Göğüsler gelişmeye başladığında, âdetin başlangıcı olan ilk ay hâline (menarş) hazırlanmak için rahimde ve vajinada özellikle büyüklüğünün artması biçiminde önemli değişimler ortaya çıkar. Ay hâlinin başlaması bir kızın üremeye hazır olduğu anlamına gelmez. Buna “ergen kısırlığı” da denir. Bir yıl ya da daha sonra yumurtlama faaliyeti başlar. Yumurtlama başladığında, sonraki 35 yıl içinde ortalama 28 günde bir tane olmak üzere yaklaşık 455 yumurta üretilecektir. Türk kız çocuklarında menstruasyon yaşı ortalama 12,4’tür ve ilk ay hâli daima boyca büyüme hızı doruğunu geçtikten sonra olmaktadır. 28 günde bir gerçekleşen ve ortalama 5-6 gün süren bu kanama, menopoz dönemine yani 40-50 yaşlarına kadar sürer. İlk yıl düzensiz olabilen kanamalar daha sonra düzene girer. İlk âdetlerde baş ağrıları, sırt ağrıları, kramplar, kusmalar, karın ağrıları görülebilir.

Bunların etkisiyle kızlar yorgun, huzursuz, sinirli olabilir, psikolojik bir çöküntü yaşayabilirler. Âdetler düzene girdikçe bunlar da kaybolur. Bir kızın bu doğal süreç karşısındaki tutumu, onun bunu ne ölçüde anladığına bağlıdır. Ay hâli, korkutucu ya da sarsıcı bir olay olarak ya da yaklaşan yetişkinliğin olumlu bir Belirtisi olarak alınabilir. Ebeveynler, kaygı, düşmanlık, çöküntü ya da mutluluk eşliğinde ortaya çıkabilecek bu yaşantıya kızlarını özenle hazırlamalıdırlar. Erkek çocuklarda birincil ve ikincil cinsiyet özelliklerinin gelişimi, kızlarınkinden yaklaşık iki yıl daha uzun sürer. Yaklaşan cinsel olgunluğun ilk belirtileri genellikle on bir yaş dolaylarında ortaya çıkar.

Sperm salgılayan bezler olan erbezleri (testisler) ile erbezlerini taşıyan kese olan erbezi torbası’nın (scrotum) büyümesi söz konusudur. Yaklaşık bir buçuk yıl sonra penisin boyu ve çevresi büyür ve bu 14-16 yaşına kadar sürer. Erkek çocuklar çoğu zaman penisin boyunun cinsel güçle ve hazla bağlantılı olduğu saplantısını yaşarlar. Birçok insan büyüdüğünde de bu tür temelsiz düşünceleri sürdürür. Erkeklerde cinsel bölgede tüylenme 12-14 yaşlarında başlar, koltukaltı ve yüzdeki tüyler bir ya da iki yıl sonra ortaya çıkar. Üreme organlarının olgunlaşmasıyla erkek ergenler, gece boşalmalarını yaşamaya başlarlar (uyku sırasında sperm ya da seminal sıvı boşalımı). Eğer buna hazır değilse kendine kötü bir şey olduğundan korkabilir. Onlara ıslak rüyaların normal olduğu anlatılmalıdır. Kinsey’e göre erkeklerin yaklaşık % 83’ü bunu yaşamaktadır. Ancak bu boşalmalar yaklaşık bir yıl boyunca üretken değildir. Sperm daha çok sayıda ve etken olduğunda gebe bırakmaya yeterli olacaktır.

Bunlar ergenlikle ilgili temel belirleyiciler olan ve üreme organlarında gelişen “birincil” gelişmelerdir. İkincil cinsel değişmeler ise, beden yapısındaki değişimler, sesteki değişme, sivilcelerin artması, bıyık ve sakal çıkması, vücuttaki kıllanma, ter bezlerinin sayısındaki artış, gırtlakta kıkırdaklaşma, göğüslerde düğümcüklerime ve ilave cinsel değişiklikler olarak incelenir:

Cinsel Gelişimin Aşamaları

Beden Yapısındaki Gelişmeler: Kız ve erkek çocuklarının bedenlerini ayrı ayrı incelemek gerekir. Kızlarda omuzlar yuvarlaklaşır, göğüs ve kalçalarda deri altında biriken yağ miktarı fazlalaşır, göğüs ve kalçalar büyür, meme uçları dikleşir ve sivrilir. Erkek çocuklarda, ergenlikte kızlardan farklıca, kol ve bacak adalelerinde gelişme ortaya çıkar. Göğüs kafesi ve omuzlar gelişim gösterir, vücut ve yüz erkeksi bir görüntü kazanır.

Sesin Kalınlaşması: Ergendeki ses, çocukluk zamanlarının aksine kalınlaşmaya başlar. Bu dönemde ergen esmer porno birey, ses tonunu düzenleyemez. Sesi önceleri çatallı bir şekilde çıkar. Daha sonra ses telleri gelişimini tamamlayınca, ergen bireyin ses tonu da olgun bir nitelik kazanır.

Yüzdeki Sivilcelerin Artması: Derideki yağ bezlerinin yoğun bir şekilde çalışması sonucu salgılanan yağlar ciltteki gözenekleri doldurur bu durum yüzde siyah nokta ve aknelerin oluşmasına neden olur. Yağ birikimi şişer ve ergenlik sivilcelerini ortaya çıkar. Bunlar son derece normaldir fakat bunların sıkılmaması ve bunlarla elle oynanmaması, yüze hijyenine dikkat edilmesi gerekir.

Yüzde Bıyık ve Sakalın Çıkması: Ergenlik döneminde yüzde ortaya çıkan en belirgin değişiklik de erkek çocukta sakal ve bıyıkların kendini göstermeye başlamasıdır. İlk başta bıyıklar belirginleşir, sonra şakak kemikleri altında sakallar çıkmaya başlar. Sakal ve bıyıkların çıkma sürecinde gençler arasında kişisel farklılıklara bağlı olarak değişikliklere rastlanır. Aynı yaştaki iki erkek bireyin sakal ve bıyık büyüme hızı farklılaşabilir. Bu boy ve beden bakımından büyümede ol­duğu gibi, soyaçekime, salgı bezlerinin salgıladığı hormon miktarına ve beslenmeye bağlıdır. Türk erkek çocuklarında yüz kıllanması 14,5 yaşında ortaya çıkmaktadır.

Vücutta Kıllanma: Ergenliğin yeni başladığı dönemlerdeki deği­şikliklerden biri de hipofiz bezinin salgılarıyla ortaya çıkan koltu­kaltı ve üreme organları bölgesindeki kıllanmadır. Türk kız ço­cuklarında kasıklarda görülen kıllanma ortalama 10.3 yaşlarında başla­makta ve gelişme zamanı 3.6 yılı bulmaktadır. Türk erkek ço­cuklarında ise kasıklardaki kıllanma 11.8 yaşında, koltukaltındaki kıllanma ise 13.2 yaşında başlamaktadır.

Ter Bezlerinin Çalışmasının Artması: Ergenlik döneminde koltukal­tı ile kasıklarda ve vücudun diğer yerlerinde bulunan ter bezleri çocuk­luk dönemine oranla daha çok çalışır. Sık terlemeden dolayı ortaya çıkan kirliliği önlemek için vücut hijyenine dikkat etmek erge­nin sağlığı için çok önemlidir.

Vücut Kokusunun Belirginleşmesi: Cinsel gelişimle bera­ber, vücutta her insanda kendine has bir koku gelişir. Bu vücut kokusunun cinsel çekicilikle bir ilgisi vardır.

Gırtlakta Kıkırdaklaşma: Hipofiz hormonunun tesiriyle, er­genlik döneminin ilk zamanlarında, erkek çocuklarda gırtlağın çe­ne altına denk gelen bölgesinde bir kıkırdaklaşmanın ortaya çıktığı görülür. Halk arasında “âdem elması” diye tabir edilen bu bölge giderek sertleşir.

Göğüslerde Düğümcüklenme: Erkek bireylerde ortalama olarak 14-16 yaşları arasında görülen, göğüslerin birinde veya her ikisinde ortaya çıkan ağrılı büyüme ve sertleşme halidir. Tıp dilinde buna jinekomasti adı verilir. Hormon kaynaklıdır. 6 ay ile 3 yıl ara­sında düzelme görülür.

{ Add a Comment }


escort mersin
| mersin escort |
mersin escort bayan
| mersin bayan escort |
mersin escort
|
erotik film izle
| mersin escort

escort mersin
| mersin escort |
mersin escort bayan
| mersin bayan escort |
mersin escort
|
erotik film izle
| mersin escort