Yunan İsyanı Nedenleri – Gelişimi – Sonuçları:

Osmanlı’dan ayrılmak için ayaklanan Sırplar, bu amaçlarına ulaşamamışlar; ancak birtakım ayrıcalıklar kazanmışlardır. Osmanlı Devleti’nin Sırplara Bükreş Antlaşmasında bazı ayrıcalıklar tanıması Rumları (Yunanlıları) da harekete geçirmiş, Fransız İhtilalı’nın getirdiği ulusçuluk akımının etkisi ve Rusya’nın kışkırtması, Yunan ayaklanmasının çıkmasında etkili olmuştur.

Rusya’nın öncülüğünde Mora’da (Yunanistan’da) Etnik-i Eterya adında bir cemiyet kurulmuş, (1814) bağımsız bir Yunanistan kurmayı amaçlayan bu cemiyet ilk Yunan ayaklanmasını Eflak’ta başlatmıştır.




Bir Rum (Yunan) ayaklanması olmasına rağmen, bu ayaklanmanın Yunanistan dışında başlatılmasının nedeni, bu ayaklanmayı daha geniş bölgelere de yaymak ve Balkanlardaki diğer ulusları da harekete geçirebilmekti.

Ancak, bu ayaklanma Eflak’ta destek bulmamış ve Osmanlı Devleti tarafından bastırılmıştır. (1820)

Ayaklanma bu defa Mora Yarımadası’nda başlatılmış, Rumlara karşı etkili olan Mora Valisi Tepedelenli Ali Paşa, bazı nedenlerle devlete karşı ayaklanınca idam edilmesi sonucu Rumlar daha rahat hareket etmeye başlamıştır.

Yunan Ayaklanmasının yayılması karşısında zor durumda kalan Osmanlı Devleti, Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa’dan yardım istemiştir.

Ancak, Kavalalı Mehmet Ali Paşa;

  • Girit ve Mora valiliklerinin kendisine verilmesi karşılığında yardım edebileceğini bildirmiştir.

2.Mahmut, Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın şartlarını kabul edince Mısır donanması Mora’ya gelerek ayaklanmayı bastırmıştır. (1827)

Yunan İsyanı’na Mısır kuvvetlerinin karışması üzerine başta Rusya olmak üzere Avrupalı devletler müdahale etmişler, Osmanlı Devleti’nden Yunanistan’ın bağımsız devlet olarak tanınmasını istemişler; ancak Osmanlı Devleti bu isteği reddetmiştir.

İngiltere, Mısır’da gözü olduğu için Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın sivrilmesini ve donanmasının güçlenmesini istemiyordu. Ayrıca Kavalalı Fransa’ya yakın bir politika izliyordu.

Bunun üzerine İngiltere, Fransa ve Rusya Mora’ya bir donanma göndererek, Navarin’de Osmanlı ve Mısır donanmasını yakmışlardır. Batılı devletler Navarin’de Osmanlı donanmasını yakmakla bir milliyetçilik ayaklanması olan Rum isyanına destek vermişlerdir. Milliyetçiliği desteklemekle 1815 Viyana Kongresi’nde aldıkları kararlarla çelişmişlerdir.

Navarin Baskını üzerine, Osmanlı Devleti İngiltere, Fransa ve Rusya’dan tazminat istemiş, ancak Avrupalı devletler bunu kabul etmemiştir.

Osmanlı Devleti, bu sıralarda Yeniçeri Ocağı’nı henüz kaldırmış, yeni ordu oturmamış, donanma da Navarin’de yakıldığı için zor durumda kalmıştır.

Bu sırada Rusya, Osmanlı Devleti’ne savaş açmış ve Rusya ile Edirne Antlaşması (1829) yapılmıştır. Edirne Antlaşması’na göre;

  • Yunanistan’ın bağımsızlığı tanınacak
  • Sırbistan’a özerk yönetim (içişlerinde serbest, devlete vergi ödeyen) hakkı tanınacak
  • Rusya’ya savaş tazminatı ödenecek
  • Tuna Nehri girişindeki bazı adalar ile Doğu’da Kafkaslarda bazı topraklar Rusya’ya bırakılacak
  • Rus ticaret gemilerinin boğazlardan serbestçe geçebilmesi ve Osmanlı topraklarında ticaret yapabilmesi izni verilecektir.

Bu antlaşma ile;

  • İlk defa Osmanlı uyruğunda yaşayan bir Hıristiyan ulus bağımsızlığını kazanarak, kendi ulusal devletini kurmuş, bu durum Osmanlı’nın diğer uluslarını harekete geçirmiştir.